Öne Çıkanlar Devrek Selçuk Koçaklı Zonguldak Zonguldak Son Dakika Haberleri Şenol Şanal

“Mart’ın sonu bahar” yaklaşımıyla “derman belediyeciliği”

Türkiye’de 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için ana muhalefet partisi CHP, “Mart’ın sonu bahar” yaklaşımıyla “derman belediyeciliği” olarak sloganlaştırdığı ve hoşgörü, hesap verebilirlik, üretici, doğa dostu gibi 12 maddelik ilkeleri kapsayan kampanya stratejisini açıkladı.

Türkiye’de 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için ana muhalefet partisi CHP, “Mart’ın sonu bahar” yaklaşımıyla “derman belediyeciliği” olarak sloganlaştırdığı ve hoşgörü, hesap verebilirlik, üretici, doğa dostu gibi 12 maddelik ilkeleri kapsayan kampanya stratejisini açıkladı.

CHP, iktidar cephesi AKP-MHP bloğuna karşı İyi Parti’yle birlikte ittifak oluşturarak ortak adaylar da belirlediği yerel seçimler için kendi belediye başkan adaylarını Ankara Spor Salonu’ndaki toplantıyla tanıttı.

CHP, AKP iktidarına karşı yerel seçimlerde Türkiye genelinde oy oranını arttırma iddiasıyla yola çıktığı kampanya sürecinde “Mart’ın sonu bahar” diyerek halka seçim sonrasında yeni bir döneme girileceği mesajını verdi. CHP, “Huzurlu kentlerde yaşamak için halkçı belediyecilik” başlıklı seçim bildirgesiyle 2019 yerel seçimler sürecine ilişkin vaatlerini, hedeflerini ve parti programını paylaştı. Bildirgede, CHP’nin yerel düzeyde yolsuzlukla mücadele, temiz su tüketimi, atık planlaması, afet riskini azaltma, kırsalda tarımsal üretimi canlandırma, göç sorunu gibi konulara ilişkin görüşlerine yer verildi. Bildirgedeki detaylı yerel yönetim yaklaşımı ayrıca 12 maddelik temel ilkeler halinde de özetlendi. CHP, bu 12 maddelik temel ilkelerle “Hoşgörülü ve saygılı, hakça paylaşan, hesap veren ve şeffaf yönetilen, yoksulluğu yenen, üreten ve istihdam yaratan, üreten ve istihdam yaratan, yenilikçi akıllı, ulaşım ve altyapı sorunları çözülmüş, nefes alan, sosyal adaleti sağlayan, kültür ve sanatı geliştiren, doğa dostu yeşil ile mutlu ve gülümseyen kentler” amaçladığını işaret etti.

Tanıtım toplantısında ise salonda, "Bereketli Huzurlu Özgür Kentler", "Martın Sonu Bahar", "Derman Belediyeciliği" ve "Türkiye İçin Halkçı Belediyecilik" yazılı pankartlar asılıydı. Özellikle “mor şapkaları” ile İzmir’in Balçova ilçe teşkilatından CHP’li kadınlar dikkat çekti. Salonda ayrıca farklı illeri temsilen Ankara’ya gelmiş yerel örgütler kendi adaylarını destekleyen pankartlar göze çarptı. CHP’nin Adana Belediye Başkan Adayı Zeydan Karalar için “Allahına Gurban Adana gibi Başkan”, Edirne Belediye Başkan Adayı Recep Gürkan için “Sen Yürü Biz Arkandayız” pankartları açıldı.

Kılıçdaroğlu “saray belediyeciliği” alternatifini anlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim bildirgesini de anlattığı konuşmasında, AKP’li belediyeleri “saray belediyeciliği” kavramıyla eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “AK Parti belediyeler, halkın belediyeciliğini değil sarayın belediyeciliğini yapıyorlar. Saray belediyeciliğinde aslolan ranttır. Rantın yandaşlara aktarılmasıdır. TOKİ’nin hazırladığı bir rapor var. İstanbul’da 76 gökdelende ayrıcalıklı plan değişikliği raporu. Bu patronlara sağlanan rant 240 milyon lira. İstanbul’un yarısı açlık sınırının altında yaşıyor. 240 milyon rantı sağlayanlar asgari ücretliler kadar vergi ödememiştir. Saray belediyeciliğinin özelliği yeşil alanı imara açmaktır. Saray belediyeciliğinde kent kültürü yoktur rant kültürü vardır. Seçimle gelen sarayın şantajıyla koltuğundan ayrılmak zorunda kalır. Saray belediyeciliğinde seçmene halka saygı yoktur. Halka hesap verilmez hesap sorulur. Biz vatandaştan hesap sorarız vardır. Saray belediyeciliğinde ötekileştirme vardır” diye konuştu.

Buna karşılık CHP’nin nasıl belediyecilik yapacağını anlatan Kılıçdaroğlu, “Hoşgörülü ve kente saygılı kentler. Hiç kimsenin kimliğine inancına bakmadan bütün vatandaşlara eşit davranacağız. Hakça bağlanan kentler kuracağız. Rant bütün kentlerde vardır. Yapılan her planlama rant yaratır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman sorun yoktur. Rantı yandaşa aktardığınız zaman sorun vardır. Biz rantı halkla bölüşmek istiyoruz. Harcadığımız her kuruşun hesabını belde halkına vermek bizim namus borcumuzdur. Yaptığımız her harcamanın hesabını milletimize veririz. Bunu yapacağız. Belediyelerimiz şeffaf yönetilecek. Dördüncü kuralımız yoksulu olmayan kentler. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği kentler. Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. Asgari ücreti 2.200 lira yapıyoruz. AK Partili belediyeleri aldığımızda da oradaki işçilere Ocak’tan itibaren asgari ücret farklarını ödeyeceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP’li adaylara ve partililere de yerel seçimler sürecinde her zaman sahada olmaları gerektiği mesajını da verdi. Kılıçdaroğlu, milletvekilleri başta olmak üzere “belediye seçimlerinde herkes alana çıkacak” ifadesini kullandı.

İyi Parti’yle yaptıkları ittifakı anımsatan Kılıçdaroğlu’nun, Saadet Partililere seslenmesi de dikkat çekti. Kılıçdaroğlu’nun, “Başta Sayın Karamollaoğlu olmak üzere bütün Saadet Partili kardeşlerime selam gönderiyorum. Buradan seksen iki milyon vatandaşıma sesleniyorum. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Eğer herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa gelecekler CHP’nin kadrolarını seçecekler” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’a “Şikayet ediyorsan o koltukta ne işin var?” diye seslendi

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde ekonomi, belediyecilik gibi konularda mevcut durumdan şikayet ettiği konuşmalarını hatırlatarak, AKP’nin 17 yıldır iktidarda olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Türkiye iyi yönetilmiyor, savruluyor. Bir siyasal iktidar sorunları çözme kapasitesini kaybetmişse, sorunlara teslim olmuşsa o siyasal iktidar çözüm üretemez, bir süre sonra şikayet makamına dönüşür. Mevcut siyasal iktidar artık çözüm üretemiyor şikayet ediyor. Şikayet ediyorsan o koltukta ne işin var? 17 yıldır iktidar olanların şikayet etmeye hakları var mı? Borcu ödemek için borçlanan iktidar gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’dan sonra ilk kez Londra’daki bir avuç tefeciye teslim edilmiştir. Bir avuç tefeciye AK Parti iktidarları döneminde ödenen faiz 163 Milyar Dolar. 163 Milyar Dolar faizi kim ödedi? Saray’da duran zat mı ödedi? Esnafı memuru tüccarı herkes ödedi” dedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın son olarak halka seslendiği konuşmasında ekonomiden şikayetler üzerine “terörle mücadele gerekçesiyle kurşun fiyatı” anımsatması yapmasını da eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Allah bu ülkeyi akılsızlardan ve dolara tapanlardan kurtarsın. Kurşundan söz ediyor. Kurşun sıkılıyor da o yüzden biberin fiyatı artıyor. Sanıyor ki millet akılsız. Sen askeri bu kadar seviyorsan, giyimi kuşamıyla ilgileniyorsan bu kış iki asker donarak öldü. Sen bunlara kıyafet buldun mu? Sen bir kurşunun hesabını yapıyorsan buradan orduya gönderme yapıyorsan sen neden tank palet fabrikasını satıyorsun kardeşim? Kime satıyor Katar Ordusu’na satıyor. Efendim bu özelleştirme değilmiş. Yalanın böylesini görmemiştim. Yalan söylemeyi sürdürüyorsa o kişinin bu topluma toplu iğne ucu kadar faydası olmaz. Kendi cebine olur bu topluma olmaz. AK Partili kardeşlerime soru: Dünyada kendi silah fabrikasını yabancılara peşkeş çeken ülke var mı? Yok” diye konuştu.

Ekonomik tabloda enflasyon artışını da gündemine alan Kılıçdaroğlu, “Mutfakta yangın var haberi yok. Saray’da yaşıyor nasıl haberi olacak. Sanıyor ki herkes 4 bin liralık çay içiyor, ejder meyvesi yiyor. Türkiye bu hale hesapsız kitapsız borçlanmaktan, fabrikaların özelleştirmesinden dolayı geldi” tepkisini gösterdi.

Kaynak: www.mynet.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner3

banner9