Başkan'ın gazeteci anlayışı

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, CHP Merkez İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği kahvaltı programında yaptığı yüksek tansiyonlu konuşmada gazetecileri hedef aldı.

Gazeteci yeri gelir eleştirir.

Yeri gelir övgü yağdırır.

Yeri gelir tarafsız olur, yeri gelir taraf olur.

Gazeteci devlet memuru değildir.

Siyasi partilere üye olabilir, aktif siyaset yapabilir.

Gazeteci olaylara savunduğu dünya görüşü ve benimsediği yaşam tarzı penceresinden de bakabilir.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde de Ak Parti'de de, İyi Parti'de de siyaset yapmış ve yapan neslektaşlarımız var.

Gazeteci tüm bunları yapabilirken, dünya görüşü veya bakış açısı ne olursa olsun, iftira atamaz.

Özel hayatın gizliliğini ihlal edemez.

Haber ve yorumlarında din, dil, ırk, mezhep gözetemez.

Tahsin Erdem ve gazetecilerle ilgili söylemlerine dönecek olursak;

Başkan Tahsin Erdem en çok Zonguldak Belediyesi'ne yaptığı personel alımları nedeniyle eleştiriliyor.

Geçmişte Ak Partili Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan da izlediği işe alım politikaları nedeniyle eleştirilerin hedefinde yer almıştı.

Geçmişte Dr. Ömer Selim Alan'ın izlediği istihdam politikası nasıl yanlışsa, bugün Tahsin Erdem’in izlediği istihdam politikası da yanlıştır.

Sadece belediye değil, Zonguldak İl Özel İdaresi'nin izlediği personel alımları da siyasi ve yanlıştı.

Biz gazeteciler bunu da gündeme taşıdık.

Tahsin Erdem Belediye Başkanı olduğu günden bu yana, Zonguldak Belediyesi'nin tüm basın açıklamaları, duruları, Tahsin Erdem'in tüm söylem ve eylemleri yerel basında eksiksiz yer alıyor.

Tahsin Erdem'i seven sevmeyen, hizmetlerini beğenen beğenmeyen tüm gazeteciler ve basın kuruluşları Zonguldak Belediyesi'nin açıklamalarına ve hizmetlerine geniş yer veriyor.

Bunun yanı sıra makalelerinde ve köşe yazılarında Başkan Tahsin Erdem'i eleştiren gazeteciler de var elbette ve eleştiren gazetecilerin sayısı küçümsenemeyecek, görmezden gelinemeyecek bir orana sahip.

Diğer taraftan makale ve köşe yazılarında Vaşkan Tahsin Erdem'i destekleyen ve övgüler yağdıran gazeteciler de var.

Tahsin Erdem gazetecileri 'iyi ve kötü', 'şeytan ve melek' diye ikiye ayırıyor.

Tahsin Erdem’i eleştiriyorsan kötü ve şeytan oluyorsun.

Tahsin Erdem’e övgüler yağdırıyorsan iyi ve melek oluyorsun.

Yani Tahsin Erdem istiyor ki, bütün gazeteciler koşulsuz, şartsız kendisine övgüler yağdırsın.

Böyle bir gazetecilik dünyanın hiçbir yerinde yok!..

Başkan Tahsin Erdem gazetecilik mesleğine ve gazetecilere çok absürt bir pencereden bakıyor.

Oysa, Tahsin Erdem'in görmesi gereken gazeteciler değil, yapılan eleştiriler olmalı.

Tahsin Erdem hakkında ben ve meslektaşlarımın gündeme getirdiği eleştirileri burada bir bir sıralamak istemiyorum.

Zaten tüm eleştiriler haber sitelerinin arşivlerinde mevcut.

Ben bugüne kadar Başkan Tahsin Erdem'in bir gazeteciye iftira, hakaret, tehdit, şantaj ve özel hayatın gizliliği nedeniyle dava açtığını, tekzip yayınlattığını görmedim, duymadım.

Oysa gazetecilerin haber ve yorum sınırlarını belirleyen Basın Kanunu'nda, Türk Ceza Kanunu'nda önemli maddeler var.

Çıkıp gazetecileri fikrine göre iyi-kötü, melek-şetan diye ayırmak, hedef göstermek bir belediye başkanına, bir siyasetçiye yakışmıyor.

Başkan Tahsin Erdem'in gazetecilere karşı takındığı tavır hiç ama hiç şık değil.

Ben Tahsin Erdem'in yerinde olsam, iyi-kötü demem, tüm basın kuruluşlarını tek tek ziyaret ederim.

Yaptıklarımı, yapamadıklarını, neden yapamadığımı anlatır, gazetecilerin fikirlerini alır samimi ve sağlıklı bir iletişim ortamı yaratmak için çaba harcarım.

Başkan Tahsin Erdem böyle bağırıp, çağırarak, parmak sallayarak, hakaret ederek, hedef göstererek, ayrıştırarak, gazetecileri siyasi hedef olarak görerek sağlıklı bir iletişim ortamı yaratamaz.

Nasıl ki bir muhasebeciye, 'neden onun bunun defterini tutuyorsun' diye eleştiremiyorsak, nasıl ki bir avukata, 'onun bunun davasını üstleniyorsun' diye soramıyorsak, bir gazeteciye de 'neden beni eleştiriyorsun' diye kızmayız.

Çünkü muhasebeci gibi, avukat gibi gazeteci de işini yapıyor.

Gazeteci eleştirir.

Bundan daha doğal ne olabilir ki?

Gazeteciye, 'eleştirme' demek, polise 'hırsızı yakalama', avukata 'müvekkilini savunma' demekle aynı anlama gelir.

Tahsin Erdem'in öncelikle bu gerçeği kabul edip, gazetecilik mesleğine ve gazeteciye bu açıdan bakması gerekir.

Gazetecileri yaptığı eleştiri ve haberlere göre değerlendirmek akıl dışı bir yaklaşımdır.

Mesela rahmetli Gazeteci Uğur Mumcu eleştirdiği için katkedilmiştir.

Mantık olarak gazetecileri 'eleştiriyor' diye şeytan ilan eden anlayışın, Uğur Mumcu'yu eleştirdiği için katleden anlayıştan hiçbir farkı yoktur.

Başkan Tahsin Erdem bu anlayıştan bir an evvel vazgeçmelidir.

Bir belediye başkanın başarılı olabilmesinin sırrı, herkesi ve her kesimi kucaklamaktan ve doğru iletişim kurmakta saklıdır.