Uzmanların hesaplamalarına göre, tartışmaların etkisiyle Borsa İstanbul’da yaşanan sert satış dalgasında şirketlerin piyasa değerinden yaklaşık 9 milyar doların üzerinde kayıp oluştu. Özellikle bankacılık ve holding hisselerinde yoğun satışlar dikkat çekti.
BIST 100 endeksi gün içerisinde sert dalgalanırken, bazı hisselerde kayıplar yüzde 5’in üzerine çıktı. Ekonomistler, siyasi belirsizliklerin piyasalar üzerindeki etkisinin çok hızlı hissedildiğini belirterek yatırımcı güvenindeki zayıflamaya dikkat çekti.
Döviz piyasasında da hareketlilik yaşandı. Dolar/TL kuru yukarı yönlü seyir izlerken, Türkiye’nin risk primi olarak gösterilen CDS puanlarında da artış görüldü. Ekonomi çevreleri, siyasi tansiyonun yükseldiği dönemlerde yabancı yatırımcının temkinli davrandığını ve bunun doğrudan piyasalara yansıdığını ifade etti.
Ekonomistler, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve yatırım sorunlarıyla mücadele ettiği bir dönemde oluşan siyasi belirsizliklerin maliyetinin daha ağır hissedildiğini belirtiyor. Yapılan değerlendirmelerde, yalnızca kısa süre içerisinde oluşan piyasa kaybının bile ekonomik güven açısından önemli bir alarm niteliği taşıdığı vurgulandı.
Bazı ekonomi uzmanları, piyasalardaki sert hareketlerin “güven kaybı” kaynaklı olduğunu ifade ederken, siyasi kriz görüntüsünün hem yerli hem yabancı yatırımcı açısından risk algısını artırdığı yorumunda bulundu.
İş dünyası temsilcileri ise Türkiye’nin gündeminin siyasi çekişmeler değil; üretim, yatırım, istihdam ve ekonomik reformlar olması gerektiğini belirterek, piyasaların en çok öngörülebilirlik ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.