Devlet meydanı Çoraman'lara bırakmamalı

Son günlerde Zonguldak'ta faaliyet gösteren bazı özel madencilik işletmelerinin çarpık ticari faaliyetlerini, ENKA Madencilik ve Nazif Çoraman örneği üzerinden gündeme taşıyoruz.

Bu şirketlerin devlet mekanizmasına rağmen, devleti nasıl yüzmilyonlarca lira dolandırabildiklerini sorguluyoruz.

Vergi dairesine borç...

TTK'ya borç...

SGK'ya borç...

Maden işçisine borç...

Zonguldak'ın Nazif Çoraman'larından, ne devlet ne de maden işçisi alacağını tahsil edemiyor.

Oysa ENKA Madencilik, Türkiye Taşkömürü Kurumu sahasında kömür üretmeye devam ediyor.

ENKA'nın eski sahibi Nazif Çoraman ve ailesi lüks içinde yaşıyor.

Adamlar devletin kömürüyle devleti, milletin kömürüyle milleti göz göre göre dolandırıyor.

Devletin ruhsatlı maden sahasından kömür çıkaran bir şirketin nasıl 200 milyon liraya yakın vergi borcu olabilir?

Kamu ihalelerinde vergi dairesi ve SGK'ya borcu olan şirketler ihaleye bile giremezken...

Yine bir kamu kurumu olan Türkiye TaşKömürü Kurumu, devlete yüzmilyonlarca lira vergi ve SGK borcu bulunan bu şirketlere nasıl maden sahası kiralayabiliyor?

Bu ülkede, 15-20 bin lira vergi borcu olan bir vatandaş Av tüfeğine ruhsat bile alamazken, 200 milyon liraya yakın vergi borcu bulunan ENKA Madencilik, nasıl oluyor da devletin sahasında kömür çıkarabiliyor?

Tüm bu soruların muhattabı kim?

Türkiye Taşkömürü Kurumu mu?

Vergi dairesi mi?

Zonguldak Valisi mi?

Bir yetkili çıksın, Zonguldak insanına bu soruların cevabını versin.

Dünyanın neresinde böyle bir ticaret var?

Vergi ödeme...

SGK'ya prim ödeme...

İşçiye tazminat ödeme...

TTK'ya kira ödeme...

Devletin kömürüne para ödeme...

Devlete borç tak, millete borç tak, sonra git lüks arabalara binip, varlık içinde bir hayat yaşa, iş adamıyım diye utanmadan bu kendin sokaklarında, caddelerinde gez, siyasetçisiyle, bürokratıyla otur, cemaatlerle takıl...

Bu nasıl ticaret?

Uğur Mumcu'nun yazdığı bir kitap var, Tarikat Siyaset Ticaret...

Tam da bu anlattığımız olayı, 3 kelime ile özetliyor.

Tarikatla itibar ve çevre kazan.

Siyasetle, bürokraside güz kazan.

Tarikat ve siyasetten aldığın güçle ticarette, milyon milyon para kazan...

Oh ne güzel ticaret, ne güzel dünya.

Zonguldak’ın çocuğu da karnını doyurmak için senin yüzlerce milyon lira kazandığın ocaklarda can versin.

Buradan Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu'na seslenmek istiyorum.

Çünkü O devlet!..

Sayın Valim, devletin kömürüyle devleti dolandıran, milleti dolandıran bu çarpık ticarete bir son verin...

Bunu yapmak çok zor değil.

Nasıl vergi borcu olan, av tüfeğine ruhsat bile alamıyorsa...

Nasıl ki vergi, SGK prim borcu olan kamu ihalelerine giremiyorsa...

Vergi ve SGK borcu olanlar TTK ruhsat sahasından kömür de çıkaramasın.

Devlet isterse yapar.

Devlet isterse hizaya sokar.

Devlet isterse bu pişkinliğe son verir.

Devlet isterse, Nazif Çoraman gibi tiplerin, kimin üzerinde ne kadar parası var, ne kadar gayrimenkulü var, hepsini ortaya çıkarır.

Alacağını da son kuruşuna kadar tahsil eder.

Sonuç olarak, devlet meydanı bu şekilde çarpık ticaret yapanlara bırakmamalı.