Hafta sonu Çaycuma ilçesinde göz doktoru Yücel Cengiz, alacaklısı olduğu iddia edilen bir esnaf tarafından darp edildi!

Biz bu haberi “Tefecilik yaptığı iddia edilen doktora silahlı saldırı” şeklinde verdik.

“Doktora silahlı saldırı” deseydik kamuoyunda farklı bir algı oluşacaktı.

İstedik ki, kolluk kuvvetleri olayı bu yönüyle de araştırsın.

Bir çok mağdur doktordan para aldığını, ancak işin sonunda ev, araba yada arazilerinin gittiğini söylüyor.

Doktor, “Ben raporlu bipolarım, ihtiyacı olan herkese para veriyorum. Alamıyorum, ben böyle bir adamım” diyor!

Doktor kimliği altında tefecilik mi yapılıyor, yoksa mağdurlar hasta bir adamı mı dolandırıyorlar?

Göz doktoru birinin elinde kalmadan yüce devletimiz konuyu bir açıklığa kavuşturmalı.

Biz de diğer mağdurları dinleyelim…

Selim Alan kadavra oldu…

Yaklaşık iki aydır eski AK Parti İl Yönetim kurulu Üyesi Mehmet Baş’ın ifşalarına tanık oluyoruz.

AK Parti’nin büyük yara aldığını düşünende var.

Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan’ın maskesinin düştüğünü de…

Bence Selim Alan kendini kadavra etti.

Oysa Zonguldak, Selim Alan’a destek verirken kenti ameliyat etsin istemişti.

Ama o gitti, seçimi alan teşkilat mensuplarına operasyon çekti.

Kurduğu havuz medyaya uşaklık etmeyen gazetecileri af buyurun kendi tabiri ile ‘kucağa’ almak istedi.

Çürük raporu aldığı belediye Merkez Çarşısı esnafı ile hesap gördü.

Çürük raporu aldığı Fevkani Köprü esnafını kıvrandırıyor.

Seçimde hangi esnaf ağabeyine yalvarmışsa önce onlarla mekanları üzerinden hesaplaşmaya çalıştı.

Duvara tosladığını anlayınca siyasi kumpas kurduklarının ayağına gitti.

Aylardır İl Başkanı Zeki Tosun ve Merkez İlçe teşkilatı ile hesaplaşmaya çalışıyor.

Akşamları da Ali Bektaş ve Hamdi Uçar ağabeyiyle Baykuş’ta taş atıyor.

Kum saati ters döndü, kaldı iki yıldan az bir zaman…

Ya ibretlik bir kadavra seyrine devam edeceğiz ya da sonucu değiştirir mi bilmem ama, toplumla barışacak.

Olay neydi?

AK Parti eski İl Yönetim kurulu Üyesi Mehmet Baş’ın Alman firma ile ilgili yaptığı açıklamalarda adımız geçiyordu.

Bizim kamuoyunun dedikodusu bitmez.

Yaşanan olayların çarpıtılmaması adına söylüyorum.

Çaycuma’da kenevir işi yapmak isteyen bir Alman şirketin varlığından ve bazı milletvekillerinin bahsi geçen bu firma yetkililerin rüşvet alındığına dair iddialar olduğu söyledi.

Olayın aslını öğrenmek için kalktık Ankara’ya gittik.

Karşımızda iki Alman.

Biri firmanın sahibiymiş, diğeri Türkiye temsilcisi.

Ayaküstü tercüman aracılığı ile bu iddiaları sordum.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar’ın kendilerinden böyle bir talep olduğunu söyledi. Röportajda hepsini anlatacağını söyledi.

O Almanları getirenler apar topar adamları VİP araçlara bindirip götürdüler.

4-5 Saat sonra bir cafe de bir araya geldik.

Alman firma yetkilisi uyarıldı.

‘Hamdi Uçar’ı söylemeyeceksin” dediler.

O da öyle yaptı.

Bu kez Mustafa Çağlayan üzerinden partiye bağış yaptığını ileri sürdü.

O Almanları bizimle tanıştıranların Mustafa Çağlayan’la sorunu vardı. Israrla Çağlayan’ın adının verilmesi istendi.

Olay bu.

Adına komplo deyin, kumpas deyin…

Biz bu haberlere o yüzden yer vermedik.

Şahitler burada, ifade orada…

Mesele bu…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.