Zonguldak Tabip Odası seçimlerinin ardından Zonguldak Çağdaş Hekimler Grubu üyesi Dr. Metin Pehlivan, seçim sonuçlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Pehlivan, seçimleri kaybettiklerini belirterek, asıl kaybedenin çalışan hekimler ile Zonguldak halkı olduğunu ifade etti.
Seçimi kazanan ve yeniden başkan seçilen Dr. Şenol Yavuz’a da sert eleştiriler yönelten Pehlivan, "Seçimden sonra kendisini iktidar partisinin il başkanının tebrik etmesi herkesin dikkatini çekmiştir. 2500’e yakın doktorun çalıştığı Zonguldak’ta 136 oy alıp yani meslektaşlarımızın yaklaşık %5.4’ünün oyunu alıp Tabip Odası’nın başkanı olmuştur. Kendisi tabip odası lokalinde gönül rahatlığı ile oturabilir, kent protokolü ile resim çektirebilir, sokakta ‘Tabip Odası başkanıyım’ diye gezebilir. Seçim öncesi yaptığı konuşmalar ile hekim camiasında derin bir kırılmaya neden olmuştur ve verdiği birlik beraberlik mesajlarının hiçbir önemi yoktur. Kendisinin başkanlığı benim nazarımda yok hükmündedir" dedi.
Zonguldak Çağdaş Hekimler Grubu adına açıklama yapan Dr. Metin Pehlivan şu görüşlere yer verdi; Zonguldak’ta çalışan hekimler ve zonguldak halkı kaybetti. Dün gerçekleştirilen Zonguldak Tabip Odası seçimlerini maalesef kaybettik. 2024 Ağustos ayında kurulan Zonguldak Çağdaş Hekim grubu olarak 2026 seçim çalışmaları kapsamında 11 hastane, 19 Aile sağlığı merkezi, 2 dializ merkezi, 1 toplum sağlığı müdürlüğü, 2 ilçe sağlık müdürlüğü, 1 sosyal güvenlik merkezi müdürlüğü, 1 maden ocağı ziyareti gerçekleştirilmiş olup ayrıca Bartın Tabip Odası ile KESK, Tüm Emekliler Sendikası, Birleşik Kamu-iş, KESK, Zonguldak Barosu, TMMOB, Atatürkçü Düşünce Derneği ve şehirdeki basın kuruluşları ziyaret edilmiştir. Bu ziyaretler esnasında Zonguldak Çağdaş hekim grubunun vizyonu, hedefleri, kamucu sağlık politikaları ekseninde hekim ve halk sağlığını öncelleyen yaklaşımı anlatılmış ve bu yaklaşım hem meslektaşlarımız hem Zonguldak Demokratik kamuoyu ve halkımız tarafından yoğun destek ile karşılanmıştır.
Fakat 12 Eylül sonrası Tabip Odalarına zorunlu üyeliğin kalkması, toplumda genel olarak başlayan apolitizasyon sürecinin hekimlere yansıması, geçmiş dönem TTB merkez konseylerinin bazı hekimlerde tepkilere neden olan açıklamaları ve Zonguldak Tabip Odası’nın kişilerin dönüşümlü olarak başkanlık yaptığı, protokol ile resim çektirmek dışında herhangi bir işlev göstermeyen yapısı nedeniyle meslektaşlarımız Zonguldak Tabip Odası’na üye olmak istememiş; mevcut üye kompozisyonunda anlamlı bir değişim sağlanamamıştır. Bu nedenle sağlık merkezlerinde gördüğümüz teveccüh sandıkta karşılık bulmamıştır. Daha anlaşılır bir ifade ile konuşmak gerekirse bize oy verecek kitle Tabip odasına üye olmadığı için hekimlerin gerçek iradesi seçim sonuçlarına yansımamıştır.
2024 seçimlerinde bizim listemizden aday olan bir hekimin bu seçim karşı listeden aday olup seçilmesi, 2024 seçimlerinden karşı listeden aday olan bir hekimin bu seçimde bizden aday olup seçilememesi çoğu olguyu özetlemektedir. Zonguldak Tabip Odası’nın mevcut üye yapısı değişime karşı direnç göstermektedir. Meslektaşlarımız bu konuda samimi bir özeleştiri yapmalı, ‘’Bir Tabip Odası nasıl olmalı?’’ sorusunu kendilerine sormalıdır. 2028’de değişim için aday olacak arkadaşların Tabip Odası’nın üye sayısını arttırmadan seçimi kazanması mümkün değildir.
Zonguldak Çağdaş Hekim grubunun verdiği mücadele sayesinde Zonguldak Tabip Odası seçimleri şehrin ana konusu olmuş, basın yoğun ilgi göstermiş, halk sağlığı gibi konular seçimleri kazanan grubun aklına gelmiştir.
4 Ocak 2026 tarihinde mevcut yönetim bir daha aday olmayacağını açıklamasına rağmen bütün yönetim kurulu karşı listeden aday olmuş; tarafımca istenen üye listesi, odanın üye sayısı, geçmiş dönem başkanları gibi bilgiler tarafıma iletilmemiştir (Bu bilgilerin bir kısmını TTB genel merkezi ile görüşerek öğrendim). Fakat kendileri bu bilgilere kolayca ulaşabildikleri için hekimleri telefon ile arayıp seçim çalışması yapmışlardır. Hatta bir öğretim üyesinin eğitimlerinden sorumlu olduğu asistanların iradesine müdahale ettiği iddiaları konuşulmuştur. Bir hekim olarak bu davranışlardan kendileri adına utandığımı söylemek isterim.
Karşımızda bulunan liste, adaylarımız hakkında karalama kampanyası yaptı!
Karşımızda bulunan liste ne meslektaşlarımıza ne de halkımıza dişe dokunur bir vaatte bulunmamış, tamamen bizim listemizde bulunan adaylarımız hakkında karalama kampanyası yapmıştır. Adaylarımızın ülkelerine ve halkına duyduğu sevgi ve hastaları ile iletişimleri hakkında kara propaganda yapılmıştır. Hatta yaptıkları karalama kampanyasının dozu o kadar artmıştır ki bu söylemlerin sağlıkta şiddete neden olabileceği öngörülerek yetkililerden kendilerinin uyarılması istenmiştir. Başka şehirlerden bizleri ziyarete gelen hekimlerin TTB Merkez Konseyine şikayet edilmesi ise Ankara’da şaşkınlıkla karşılanmıştır. Kısacası bütün deontolojik kuralları çiğneyen TTB kültürüne aykırı bir zihniyete karşı mücadele ettik. Tekrar seçilen Şenol Yavuz daha önce 5 dönem başkanlık yapmış; bu 5 dönem başkanlığı süresince Tabip Odası’nın üye sayısını arttıramamış, hekimler ve halk sağlığı için kamuoyuna yansıyan bir çalışma içerisinde olmamıştır. 10 senelik başkanlığı döneminde anlamlı bir faaliyet göstermediği için gelecek 2 senede de bir şey yapmasını kendi adıma beklemiyorum. Ayrıca kendisi katıldığı televizyon programında bizleri kastederek ‘’Odayı bunlara bırakmam’’ demiştir. Meslektaşlarından ‘’bunlar’’ diye bahseden, kendi grubunun ismini ‘’Zonguldak Doktorlar Grubu’’ koyarak bizim dışardan yönlendirildiğimizi ima eden, Zonguldak Tabip Odası’nı yönetimine aday olmamızı kendisine hakaret olarak gören bir bakış açısına sahiptir. Tabip Odası’nın bir emek ve mücadele örgütü olduğunun, üyelerini verdiği mücadele esnasında kaybettiğini, Türkiye demokrasi tarihinin en önemli meslek örgütlerinden birisi olduğunun farkında olmayan; Tabip Odası yönetiminden lokalin fiziki yapısını iyileştirmeyi anlayan, ‘’odaya siyaset sokmayacağız’’ söylemiyle odaya siyaset sokan, meslek odalarının doğası gereği iktidarda hangi parti olursa olsun muhalif olması gerektiğinin farkında olmayan bir insandır. Seçimden sonra kendisini iktidar partisinin il başkanının tebrik etmesi herkesin dikkatini çekmiştir. 2500’e yakın doktorun çalıştığı Zonguldak’ta 136 oy alıp yani meslektaşlarımızın yaklaşık %5.4’ünün oyunu alıp Tabip Odası’nın başkanı olmuştur. Kendisi tabip odası lokalinde gönül rahatlığı ile oturabilir, kent protokolü ile resim çektirebilir, sokakta ‘Tabip Odası başkanıyım’ diye gezebilir. Seçim öncesi yaptığı konuşmalar ile hekim camiasında derin bir kırılmaya neden olmuştur ve verdiği birlik beraberlik mesajlarının hiçbir önemi yoktur. Kendisinin başkanlığı benim nazarımda yok hükmündedir. Ben kendi politik kimliğimi ve dünya görüşümü saklamadan, takiye yapmadan, kimsenin karakterini kişiliğini seçim malzemesi yapmadan, deontolojik değerleri öncelleyen bir seçim kampanyası yaptım. Arkadaşlarıma da dediğim gibi yönetim kurulu üyesi adayı olarak son seçimimdi. Benden sonra gelecek arkadaşların çok daha güzel işler başaracağına inanıyorum. Onları desteklemeye devam edeceğim.
Seçimden önce üyelerimizi sandığa kırmızı bir karanfil bırakmaya davet etmiştim. Kırmızı karanfiller sandığa bırakılmamıştır fakat hem meslektaşlarımızın hem de emekçi halkımızın zihnine kazınmıştır. Bugüne kadar olduğu hayatımın geri kalan bölümünde de inandığım değerler uğruna mücadele etmeye devam edeceğim.
Sözlerime büyük usta Nazım Hikmet’in dizeleriyle son veriyorum ‘’ "Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle:
işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet..." Bize destek olan herkese sonsuz teşekkürler