Düğme, Dümen, Değirmen, Define... /Zeki Tosun’u andık!

Zonguldak küçük görünür, ama zor bir şehirdir!

Zonguldak, dışarıdan bakıldığında küçük bir kent gibi görünür!

Oysa ilişkileriyle, dengeleriyle, görünmeyen güç odaklarıyla oldukça zor bir şehirdir!

İlişkiler dar alanda yapılan paslaşmalar gibidir!

Birbirine dokunan, birbirinden etkilenen, bazen de birbirini koruyan görünmez ilişkiler ağı vardır.

Anlayamazsınız veya anladığınızda iş işten geçmiştir, geçmiş ola!

O görünmez ağlara takılırsınız!

Kolunuzu, bacağınızı, kafanızı kırarsınız da…

Kendim düştüm zannedersiniz!

Oysa arka planda kurulan kötülük ağına bile isteye itilmişsinizdir!

Kentin siyasetini, ticaretini, bürokrasisini yöneten göbekli baronların kurduğu tuzağa çekilmişsinizdir!

Ben, o grupları bazen ‘kötülük çetesi’…

Bazen, ‘Baronlar’…

Bazen de ‘Konsey’ diye adlandırıyorum!

Onlardan değilseniz, rakipseniz, her türlü kötülüğe maruz kalırsınız!

Öyle ki, evinizin salonuna kadar drone ile gelirler!

İşletmenize sızarlar!

Celladınızı masanıza oturturlar!

İhaneti yaşatırlar!

Affınıza sığınıyorum ama…

Yatağınıza kadın bile sokarlar!

Beceremezlerse yanınızda çalıştırdığınız insanlarla itibarınızı elinizden alırlar!

Onlar hep vitrindeki manken gibidirler!

Siz onları toplum lideri…

Sanayici, akil adam, iyi siyasetçi filan zannedersiniz!

Sahne onlarındır!

Senaryo da!

Tiyatro oyuncuları da vardır!

Oynatırlar…

Kurbanlarını yok ederler!

Kenti, Siyaseti, bürokrasiyi, ekonomiyi, rantı durmaksızın dizayn ederler!

Tıpkı dünyada olduğu gibi kenti örtülü şantajla, kötülükle yönetir, kenti yatırımsız bırakır, halkını da muhtaç ederler!

Kaos düzeniyle kendilerine rant düzeni kurarlar!

Oysa kendileri skandal bir yaşam sürürler!

Biri çıkıp bunlara ‘kral çıplak’ dediğinde düğmeye basarlar!

Konsey Başkanı, düğmedir çünkü…

Kafası da ‘düğme’ gibi çalışır o yüzden…

Düğme…

Dümen…

Değirmen…

Define…

Nereden nereye geldik değil mi?

*

Aslında Zonguldak’ta bir düğmenin, bir dümenle, bir değirmen gibi insanların nasıl öğütüldüğünü, hastalığı tepe tepe kullanılan, dost zannettiklerinden ihaneti iliklerine yaşayan, koltuğunu-makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanmayan rahmetli AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun’u anacak ve anlatacaktım!

Dürüst, güvenilir, merhametli, mütevazi, uzlaşmacı, insan sever kişiliğiyle vefat ettikten sonra da, hala kent halkı tarafından yad edilen iyi insan olmanın erdemini yaşayan ve yaşatan Zeki abi…

İhaneti, Siyasi hesaplaşmaları, ticari ve insani zararlar gördü!

En çok sevdiği kardeşi üzerinden yıpratılmasına gönlü kırıldı!

Ancak yaşatanlara aynı dille karşılık vermedi!

Büyük üzüntü yaşayarak son nefesini verdi!

İşte böyle bir şehirden, iyi bir insan daha göçtü!

Ölümünün birinci yılında kentlisi, köylüsü, farklı siyasi görüşlerden bir çok vatandaş tarafından hala sevgi, saygı ve özlemle anılıyor.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum...

Umarım, geride kalan kötülük düzenlerini inşa eden baronlarda bir gün kendi kurdukları hesaplarla yüzleşir…

Amin!

Hepinize iyi hafta sonları diliyorum...