Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Merkez İstasyon Caddesi, Ankara Köprüsü mevkinde Devlet Demiryolları’na ait arazide toplam 1750 m2’lik bir alanı 2024 yılında minibüs depolama alanı, WC, Çay ocağı ve Balıkçı Barınağı olarak kiralama talebinde bulunmuş.
Kiralama talebinde, Kırmızı Köprü yapımı için yıkılan Salı Pazarı esnafı için yer talebi yok!
Ama 3 yıldır mağdur olan Salı Pazarı esnafına “Size oradan yer vereceğim” sözü veriyor!
Bu sözün üzerine DDY arazisi üzerine kaçak bir yapı yapılıyor!
DDY, Belediye tarafından kaçak yapının yıkılmasını istiyor!
Tahsin Erdem, esnaflarla karşı karşıya gelmemek için kaçak yapıyı yıkmıyor!
İş sürüncemede kalıyor!
Balıkçı esnafı ayrı, Salı Pazarı esnafı ayrı mağduriyet yaşıyor!
Top yuvarlanıyor AK Parti’ye gidiyor!
DDY yetkilileri aranıyor, ‘kaçak bina yıkılsın, 2 bin m2’lik alan verelim, Belediye ile yasal prosedürleri işletelim’ deniliyor!
Belediye olarak daha sen DDY ile sözleşme imzalamamışsın, Devletin yerini bir balıkçı esnafına kiraya veriyor, para alıyorsun, bir esnafı da kaçak yapıya düşürüyor, yeni mağduriyetler doğruyorsun!
Tıpkı önceki Belediye Başkanı Selim Alan gibi el attığı her şey kördüğüm oluyor!
Selim Alan’ın söz verip yapamadığı basit işleri Tahsin Erdem kördüğüme çevirdi!
Tahsin Erdem’in kördüğüme çevirdiği işleri yeni belediye başkanı kucağında bulacak!
Bu böyle sürüp gidecek!
Zonguldak, hala imar planı olmayan bir kent!
Zonguldak, hala balık satış alanı olmayan bir kent!
Otoparkı yetersiz bir kent!
Trafik sorunu çözülmemiş bir kent!
Hala kanalizasyonu akan bir kent!
Hala çöpü, çamuru, çukuru çözülmemiş bir kent!
Hala medeni bir WC’si olmayan bir kent!
Üst geçidi ile mühendislik cezası olan bir kent!
Üst geçit diye merdiven tırmandırılan bir kent!
Asansörü Belediye tarafından teslim alınmayan bir kent!
Tersane Plajındaki asansörü teslim alınmayan, vatandaşına spor olsun diye 9 kat merdiven tırmandırılan bir kent!
Yaşlısına, engellisine, çocuğuna, insanına hizmet yerine eziyet edilen bir kent!
Dikensiz gül bahçesinde siyaset!
İmar Komisyonu Başkanı Adem Topal’ın villasına kaçak havuz yaptığı Devrek’te ilginç bir iddia gündeme geldi.
Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın tarlalarını sattığı bir müteahhide imar verdiği iddia edildi.
Olay doğruysa şaşırır mıyız?
Asla!
İddiayı teyit etmeye çalışıyoruz!
Ancak çok zorlanıyoruz!
CHP’den Yeni Parti’ye geçen Devrek İlçe Başkanı Uğur Dikenli, eskiden de dikensiz muhalefetle işgal ediyordu!
Yeni Parti’ye geçti hiç muhalefet etmiyor, koltuğunu işgal etmeye devam ediyor!
Vallahi Özcan Ulupınar şanslı siyasetçi!
Eşi, Belediyenin desteklediği Kooperatif üzerinden yine Belediye’ye satış yapıyor!
Kimse çıkıp da aile şirketinizde ticaret yapın demiyor!
Pardon, Şazi Şivişoğlu’na haksızlık etmeyelim, sosyal medya platformu üzerinden tek başına mücadele ediyor!
Anlayacağınız karşısında bir tane muhalefet yok!
Dikensiz gül bahçesinde milletvekilliği sırasını bekliyor!
Kendi kendini ifşa etmesinin dışında tabi...
Çekirdek kabuğunu doldurmaz!
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Bektaşlar Köyün’de mevsimlik tarım işçileri ile yerel halk arasında yaşandığı iddia edilen kavga bir an da Türk-Kürt meselesine dönüştürüldü.
Sosyal medya hesaplarında Zonguldak ve Zonguldak insanı ırkçı faşist ilan edildi.
Küfürler, hakaretler, ayrışma söylemleri havada uçuşuyor.
Oysa olayın yaşandığı Bektaşlar Köyü muhtarı, 13-14 yaşındaki çocuklarla köyün çocukları arasında su çeşmesinin etrafında çekirdek kabuklarının yere atılmasıyla iki ailenin karşı karşıya geldiğini, ancak meselenin tatlıya bağlandığını söylüyor.
30 Yıldır Alaplı’nın köylerine Doğu ve Güneydoğu’dan insanlarımız gelir, Alaplı köylüsü ile omuz omuza tarlada, bahçede emek verir.
Aynı masada ekmek bölüşülür!
Alaplı Kaymakamlığı, işçi çocukları için 6 yıldır eğitim/etkinlik düzenler...
Çerçeve yasanın tartışıldığı şu günlerde yaşanan münferit bir olayın etnik köken tartışmasına dönüştürüp, kardeşlerin karşı karşıya getirilmesi asla tesadüf olamaz.
Köyün adı; Bektaşlar...
Bektaşlar köyünde ‘taş’ atan aile bireyleri!
Zonguldak’ın neyi ile ünlü: Taş kömürü!
Kamyon kasasından çekilen video!
O videonun servis edilmesi...
Oysa çocukların kavgasında Alaplılı bir çocuk yaralanıyor ve ayakta tedavi ediliyor.
Mesele; Çekirdek kabukları ve çevre kirliliği...
Çocukların kavgasına ailelerde müdahil oluyor.
Hani, fındık kabuğunu doldurmayacak bir mesele der gibi...
Zaten mevsimlik işçilerde fındık toplamak için ilçeye geliyor!
Haberi ilk yapan isim, İsmail Saymaz!
Haber başlığı şu; “Zonguldak’ta Kürt işçilere/Şırnaklı mevsimlik işçilere saldırı”
Başlıkla meseleyi kaşıyorlar!
Bir anda Doğu, Güneydoğu halkı adına sosyal medyada trol hesaplar aynı ayrıştırıcı dili kullanılıyor!
Halkı galeyana getiriyorlar!
Yetkililer her ne kadar olayın münferit olduğunu anlatmaya çalışsa da, vatandaşın aklına ilk haberler kazındı bile...
Peşine Düzce’de benzer haber daha...
“Kürt işçilere saldırı!” diye servis ediliyor.
Oysa Van’ın Muradiye ilçesinde iki aile arasında taşlı, sopalı kavga çıkıyor.
Polis, TOMA ve biber gazıyla müdahale ediyor, havaya ateş açarak olayları yatıştırıyor.
İsmail Saymaz, “Kürtler, kürtlere saldırdı” diyor mu?
Sizce bunlar tesadüf olabilir mi?
Türk halkı, küresel efendilerin şifreli senaryolarını çok gördü!
Türk’ü Kürt’e, Kürt’ü Türk’e düşman etmeye çalışanlara karşı milletin sağduyusu ve birlikte yaşama iradesi her zaman galip geldi, bundan sonra da gelecektir...