Zonguldak

Kurtuluş savaşı olmadı diyelim!

Ne rahatsız olmuşlar be !

Bir Türkün ‘’Kurtuluş Savaşı’’ sözünden bu kadar rahatsız olmasını anlayabilmek imkansız.

Milli Eğitim Bakanı , ders kitaplarında Kurtuluş Savaşı yerine, Milli Mücadele tanımı kullanacağını açıkladı. Aslında kendi kitlesi için mazereti kabahatinden büyük bir açıklama. Zira ‘’Milli’’ demek ulusal demek.

Hani ulusalcılığa karşıydınız ?

‘’Milli’’ lafı bir milleti ifade eder, o da Türk Milletini...

Yani Bakana göre de ; Anadolu’da Kurtuluş Savaşını başlatan Türk milleti oluyor...

Ama Kürt açılımı da yapıyorlar ..

Nasıl olacak o iş !

Adına ister kurtuluş değin, ister milli, ister istiklal , Türklerin işgalden kurtuluşu değişmiyor.

Neyse; ben hep bu sayfada Türkiye genelinde siyasete girmemeye çalışıyorum.

Benin işim Zonguldak..

O zaman Zonguldak üzerinden konuya devam edeyim.

Biz inkılap tarihi derslerinde Sevr haritasını gördük. Bu harita aslında işgal haritası idi. 1920 yılında 1. Dünya Savaşının mağlupları ile galipleri arasındaki anlaşma....

Bu anlaşma gereği ; Osmanlı Devleti'nin bölünmesi ve Anadolu'da küçük bir devlet olarak bırakılması şartı vardı. Ama nereden nereye olduğu belli değildi. Sadece işgal edilen topraklara göre harita çıkarttılar. Ama Anadolu'daki işgal genişletiliyordu. Yunanlar ilerliyordu...

1920’de aynı zamanda Anadolu’da Türklerin savaşı çoktan başlamıştı. Yani Kuva-i Milliyeciler olayın buraya geleceğini görerek daha önce adım atmıştı.

Ya başlatmasalardı ?

Ya Mustafa Kemal hiç Samsun’a çıkmasaydı ?

Ya Erzurum, Sivas Kongreleri yapılmasaydı !

Ya Büyük Millet Meclisi Ankara’da hiçbir zaman açılmasaydı !

Ya herkes Saraya göre tavır alsaydı ?

Anadolu, Sevr haritası gibi mi kalacak sanıyorsunuz ?

Kesinlikle hayır.

O harita işgal haritasıydı. İşgal edilen topraklarda Fransa, İtalya , İngiliz, Yunan yazıyordu.

İşgalden sonra kime kalacaktı ?

Fransızlar Anadolu’da ayrı bir devlet mi kuracaktı ! İngilizlerin iki farklı yerde devleti mi olacaktı !

Tabi ki hayır.

Birkaç yıl sonra geri çekilecekler ve tıpkı Araplar ile anlaştıkları gibi ; Anadolu’daki etnik kökenlere, işgal ettikleri toprakları bırakacaklardı. Tıpkı 12 adalarda olduğu gibi ; çekildiklerinde bırakacakları kesim belli idi.

Mesela Yunanlar Eskişehir’e kadar geldiğini biliyoruz. Yunan ordusunun hedefi belki Ankara olabilir ama; Yunanların asıl hedefi iç Anadolu değildi . Yunanlar denizcidir, İç Anadolu’da ne yapacaklardı ! Çiftçilik mi ? Anladıkları tek tarım , zeytincilik... O da İç Anadolu'da yetişmez.. Onların hayali Ege, Marmara, Karadeniz idi.

İşgalden sonra itilaf devletleri geri çekildiğinde Anadolu , Yunanların ''Megali İdea'' haritası, Ermenilerin Doğu Anadolu ile Kürtlerin , Kürdistan haritasına dönüşecekti. Bakmayın siz; Urfa'ya Şanlı, Maraş'a Kahraman adı verildiğinde ; ağalık sistemi olmasaydı, durum farklı olurdu. Bazı aşiretler isyanın eşiğindeydi. Başarılsaydı Sivas'a, Mustafa Kemal'i öldürmek için adam yollanmıştı..

Sevr haritasında Zonguldak Türk toprağı olarak kaldığı gözükse de ; Yunanların Megali İdea haritasında Zonguldak’ta var.

; Yunanlar kesinlikle Karadeniz’i işgal edecekti. Dertleri kömürü ele geçirmek de değildi. Onlar için Ereğli, Amasra toprakları ,Ortodoks kiliselerine ait idi. Halen gıyabında patrik atıyorlar. Mesela gıyabında Amasra’daki patrik , şu an Fransa’da yaşıyor.

Eğer Kurtuluş Savaşı başlatılmasaydı, Zonguldaklılar muhtemelen Yunanlar tarafından baskı görecek ve tıpkı Balkanlardaki Türkler gibi topraklarından göç etmek zorunda kalacaktı. En yakın yer olarak Ankara, Çorum, Sivas’a göçeceklerdi.

Ve muhtemelen Osmanlı’ya denizi bile olmayan İç Anadolu’yu bırakacaklardı.

Başkenti Konya yapacaklar, padişahlık makamı ve halifelik yine kaldırılacak ve monarşi rejimi kuracaklardı.

İç Anadolu, Anadolu Selçuklu toprakları idi. Onlara göre diğer tüm toprakların sahipleri başkasının idi.

İç Anadolu için herhangi etnik kökenliler tarafından hak iddia ettiğini duydunuz mu ?

Bakın aradan neredeyse 100 sene geçti tartışma yine aynı. Aynı devletler, aynı azınlıkları destekliyor.

1700 yıllarından başlayarak Türk Devletinin zayıflaması ile içinde barındırdığı etnik gruplar neredeyse 300 yıldır teker teker devletlerini kurdular.

Cumhuriyet kuruldu ama devlet kurmaları bitmedi, halen devam ediyor.

Ermeniler devletini kurdu mesela : ilk işgal ettikleri Dağlık Karabağ oldu. Biraz daha güçlü olsalardı Doğu Anadolu'ya da girmeye çalışacaklardı. Neyse ki şimdilik büyük devletlerin gündemi değil Ermeniler. Kürtler ayrılmanın eşiğine geldiler. vb.

Türkiye Cumhuriyetinde milli kelimesi Türk Milletini işaret eder.

Milli ordu, Milli takım, Milli marş Milli eğitim...

Milli kelimesi Türk demektir.

Hepsinin içinde Kürt, Laz, Çerkez, olsa da ; Ordu Türk ordusudur mesela .

Anzaklılar Çanakkale’ye geldi , ordu Avustralya ordusu muydu ?

Senegalliler Zonguldak’a geldi, İşgali onlar mı yaptı ? Her devletin içinde farklı ırklar olabilir ama gücü , üst kimlik yönetir. O güç, tarihler boyunca süren bir devlet iradesini temsil eder.

Milli takımlarımızda etnik kökeni farklı oyuncular var ama takım Türk Milli Takımıdır.

''Milli'' kelimesi Türk milletidir. O zaman Bakanın yaptığı düzeltme ile anlam ; ''Milli Mücadele, Türk mücadelesi anlamına geliyor.

Kürt açılımına da ters bu arada...

Padişahın beklentisi de şöyle ;

Anadolu’da kendilerine yetecek kadar toprak bırakmalarına ikna olmuşlardı. Ama orada da Kuva-i Milliyetçiler vardı. Kuvvacıları düşman görmeleri , Mustafa Kemal'e karşı çıkmaları , idam kararı çıkartmalarının sebebi bundan. Kendilerinin gideceği yer kalmıyordu. Nitekim de kalmadı ,İngiliz gemisi ile toprağı terk ettiler. Türk milleti kurtuldu , padişah kurtulamadı.

Sevr haritasına bakmayın, Kurtuluş Savaşı başlatılmasaydı, 1925 Anadolu haritası bu şekilde olurdu.

Bakanın niyeti farklı olsa da ; bu vatanın çocukları , milli mücadeleden yine Türk Kurtuluş Savaşı anlamını çıkaracaklarına inanıyorum.

...............

Bir de son zamanlarda sosyal medyada 5816 sayılı kanun tartışması var. Geçen gün bir ahmak ; ''5816 kalksın, o zaman görüşürüz'' demez mi !

Sanki kaldırılınca Anıtkabir'i yıkacak lavuk...

Atatürk'ü koruma kanunu da bilmiyor.

2 maddeden oluşuyor. Devletin kurucusuna hakaret, aşağılama ile kabri ve heykellerine saldırı suç sayılıyor. Eleştiri suç demiyor.

Bütün bunlar normal bir insana yapıldığında da suç zaten. Zonguldak'ta Atatürk heykeli değil de , madenci heykeline baltayla saldırdığında görmezden mi gelinecek.

Kurtuluş Savaşında yedi düveli yendik ama, kendi içimizde cehaleti yenemedik

Kaynak: Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih