Siyaset

"Maden Ocağını kapatıp sofraya oturmak, madencinin ekmeğiyle fotoğraf vermektir"

CHP Zonguldak Merkez İlçe eski Başkanı Ebru Uzun, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve madenci güvenliği konusunda sert bir açıklama yaptı.

Uzun, Alparslan Bayraktar’ın Zonguldak ziyaretinde TTK’yı “göz bebeğimiz” olarak tanımlamasına tepki göstererek, madencilerin güvenliğinin sözde değil uygulamada korunması gerektiğini söyledi.

EBru Uzun açıklamasında, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada enerjinin stratejik önemine dikkat çekerek, yeraltı kaynaklarının değerlendirilmesi gerektiğini ancak madencilerin hayatının her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı.

Bakan Bayraktar’ın “Hiçbir madencimizin burnu kanamadan evine sağ salim dönmesi bizim için en önemli konudur” sözlerini hatırlatan Uzun, buna rağmen Kozlu’da işçilerin müfettiş raporlarıyla tespit edilen tehlikelere rağmen ocaklara indirildiğini iddia etti.

Uzun'un yaptığı açıklama şöyle; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Zonguldak ziyaretinde Türkiye Taşkömürü Kurumu’nu (TTK) “göz bebeğimiz” olarak tanımladı. Ateş çemberi içinde olduğumuz coğrafyada enerjinin önemi bir kez daha ortaya çıkarken, yeraltı kaynaklarımızı kullanmama lüksümüz olamaz. Ancak sözde stratejik önemin yanında, madencilerin hayatı hâlâ ikinci planda.

“Hiçbir madencimizin burnu kanamadan evine sağ salim dönmesi bizim için en önemli konudur” diyorsunuz. Peki bugün iftar yaptığınız Kozlu’da işçiler, 2025 Mayıs’ından beri müfettiş raporlarıyla tespit edilen tehlikelere rağmen ocaklara indirildi. Yani işçiler, raporlarda “tehlike var” denmesine rağmen risk altında çalıştırıldı. Ya bir işçinin burnu kanasa, bunun hesabını kim verecekti?

Bugün eksik olduğu açıklanan jeneratörlerin ihalesinin yapıldığı açıklandı.

Demek ki, gerekli önlemler ancak ''mahkeme kararıyla'' alınabiliyor. Peki bir yıldır bu jeneratörleri almayan, eksikleri gidermeyen ve güvenlik zaafiyetlerini görmezden gelenler hakkında bir sözünüz yok mu? Bu çelişki, TTK’nın gerçekten stratejik olup olmadığı kadar, işçi güvenliğine bakışınızı da ortaya koyuyor.Bugün iftar için indiğiniz ocak kapalıysa sofranın değil, hesabın kurulması gerekir.

Yerli kömürün stratejik önemi sürekli vurgulanıyor, ama üretim güvenlik gerekçesiyle duruyor. TTK, gerçekten stratejikse, işçi güvenliği ve eksik personel sorunları da aynı ciddiyetle ele alınmalı. Madencilerin hayatı, kurumun “göz bebeği” olarak gösterilmesi için bir araç olmamalı.

Zonguldak’ın enerjideki önemi ve madencilerin fedakârlığı sözlerle değil, somut adımlarla korunmalı. Eksik personel, yetersiz altyapı ve güvenlik zaafiyetleri giderilmeden yapılan her açıklama, sadece boş bir propaganda olarak kalır.

“Bu kentte ocak demek ekmek demektir. Ocağı kapatıp sofraya oturmak, madencinin ekmeğiyle fotoğraf vermektir."