Geçen hafta yaşanan seks skandalında önemli bir detay vardı.

Zonguldak Belediye Başkanı Ö. Selim Alan, nüfuzlu kişilerin ricası ile Belediye’ye işçi almış.

Ricacı olanın siyasi gücü, ticari gücü önemli rol oynuyor demek ki…

Eskiden Belediye Başkanları, alacakları işçinin ne kadar işe ihtiyacı olduğunu kıstas alır, evli çoluk çocuğu varsa öncelik verirdi.

Toplumsal olarak sosyal barış, şehri emin dediğimiz insanlar tarafından böyle sağlanırdı.

Adalet ve merhamet böyle uygulanırdı.

Vicdani ve insani davranışlar böyle sergilenirdi.

“Ben reisçiyim” deyip vatandaşa külhanbeylik taslayanlar kibir abideleri, kendilerine yeni ‘racon’ çıkardı.

Nerde işsiz kalmış zengin babaların çocukları varsa en iyi göreve getirdiler.

Nerde kolejli arkadaş varsa Belediye’ye alındı.

Bir ‘asil’ tayfa kuruldu, bir de ‘suret’ alt tabakadan kendilerine koruma timi…

O yüzden hala şantiyelerde aynı elemanlar, aynı sayı ile kentin sorunlarını tamir ediyor.

Bankamatik işçiliğinin en fazla olduğu dönemden söz ediliyor.

286 Kişinin şehirde bir etkisine henüz tanık olmadık.

Fen İşleri de aynı performansla çalışıyor, Su işleri de, çöp işleri de…

Peki kazanıyor?

 

Bir kurum, bir aşk hikayesi daha…

Önemli bir kurumun önemli bir yöneticisi; kurumda bir erkek, bir bayanın yerini değiştiriyor.

Devlet liyakatına ve yaşanan olaylara göre soruşturma açması lazım.

Soruşturma açarsa olaylar ayyuka çıkacak.

Siyasilerin bastonu gibi dolaşan yöneticiye asalet gelmeyecek.

O yöneticinin arkadaşı olan adam eski görevine getiriliyor.

Kadını ilçenin birine!

Kurum içinde yaşanan bu aşk skandalı Gazipaşa’ya da düşüyor.

Asıl haber ne biliyor musunuz?

Bu yönetici, ilçeye gönderdiği kadınla üç ay boyunca kurum işlerini konuşmak için dolaşmış!

O yüzden diyoruz bu şehirde; Vali, Emniyet Müdürü olmak zor diye…

Muhatap olduklarınızın ne olduğunu Gazipaşa biliyor ama siz bilemiyorsunuz bazen…

Hava bozuyor…

Bir adam Kiliseye gitmiş, papazla sohbete başlamış.

Papaz efendi benim çok günahım var!

Anlat evladım, silinir…

Ben bi keresinde baldızımın evine gittim gece yağmur yağınca orda kalmak zorunda kaldım gece baldızımla beraber oldum.

Olsun evladım silinir, merak etme.

Başka günahın var mı?

Bi keresinde sekreterimin evine gittim gece yağmur yağınca orda kalmak zorunda kaldım, sekreterimle beraber oldum.

Olsun evladım silinir hepsi…

Bir defasında da arkadaşımın evine gittim gece yağmur yağınca orda kalmak zorunda kaldım.

Bunun üzerine papaz kafasını cama doğru uzatmış.

Sonra karşısındaki adama demiş ki; Hava bozuyor yağmur yağmadan defol git…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selin 2 hafta önce

Gariban vatandaşı işe almazlar bunlar. al gülüm ver gülüm bunlar. 286 kişiyi hangi aralıkta nasıl işe aldılar. Akdemir in aldığı on kişiyi çıkarmışlardı. bu nasıl bir düşünce ki on kişiyi işten çıkart yerine 286 kişi al. gerekçesi ne olabilir. hangi yolla, hangi şeffaf usullerle almışlar bu kadar adamı.