Ekonomik tablonun toplumun geniş kesimlerini zorladığını belirten Çaturoğlu, özellikle esnaf, çiftçi, emekli ve gençlerin yaşadığı sorunlara vurgu yaptı. Çaturoğlu, mevcut ekonomik politikaların değiştirilmesi gerektiğini savunarak, milli ekonomiye geçilmesi, kamuda tasarruf ve personel-yatırım kısıtlaması yapılması, vergi ve SGK primlerinin düşürülmesi gibi önerilerde bulundu.
Çaturoğlu ayrıca faiz politikalarına, kamu harcamalarına, eğitim sistemine ve istihdam politikalarına ilişkin görüşlerini paylaşırken, yerel ve genel seçimlerin yenilenmesi çağrısında bulundu.
Çaturoğlu’nun açıklaması şöyle:
“Piyasa iyice daraldı. Para ortadan çekildi. Millet her türlü darbe yiyor. Tabii sistemden yararlananlar hariç. Bir eli yağda bir eli balda olup, dostlar alışverişte görsün kabilinden işlerini yapanlar da var.
Gelir piramidinin üstünde olanlar geniş dar gelirli kitleyi anlayamıyor. Çünkü her istediklerini satın alabiliyor, evlerinin önünde her ferdin arabası, yılda 2-3 kez tatil ve yurtdışı seyahatleri... Ballı ve torpilli gelecekler, iş güvencelerine mukabil yaşamın zorluklarında belleri bükülen, geleceklerinden endişe eden gençler, babalar, insanlar... Yanlış siyasetlerle ve hırslarla bugün tarım kesimi ve esnaf kesimi dar gelirliler arasında sayılıyor.
2. Dünya Harbindeki gibi bir durgunluk var. Şu an kazananlar faizciler, faiz lobisi.
Milletin ürününe para verilmiyorken maliyetler bel büküyor.
İnşaat piyasası çok durgun, altının düşmesi de bunda etken.
Bankaya girenler çıkamıyor, konkordatoya müracaat edenler ve iflas edenler, çeklerini yazdıranlar had safhada.
Trafik cezaları çok yüksek. Yediemin'ciler kazanıyor. Banka mevduat hacizleri hız kesmiyor.
Bu gidiş nereye? Bu gidiş nereye?
Yılda ödenen faiz meblağının devasa rakamlara ulaştığı söyleniyor.
Emekli maaşı o kadar düşük ki mutfağa yetişmiyor. Öyle ki 70'lik, 80'lik insanlarımız pazar tezgahlarında, orada burada çalışmak zorunda kalıyor.
Derhal milli ekonomiye geçilmeli, yatırımlar kısıtlanmalı, kamuda personel ve yatırım kısıtlaması getirilmeli.
En az maaş alanlarla devasa maaşlar alanların maaşları birbirine yaklaştırılmalı.
Kamuda lüks ve israftan vazgeçilmeli.
Faiz lobilerine devlet olarak ödenmeyecek ültimatomu verilmeli.
Ürünler devlet korumasına alınmalı.
Adil düzen için düğmeye basılmalıdır.
Ve tabii ki de en önemlisi manevi kalkınmadır.
Gençlik ve iş bulamama riski ortadan kaldırılmalı. Anayasada ifadesini bulduğu gibi her gence devlet tarafından iş bulunmalıdır.
Türkiye vergi cenneti olmaktan çıkarılmalı, vergi oranları ve SGK primleri düşürülmelidir.
Kamuda emeklilik yaşı 60'a çekilmelidir.
Eğitimde inovasyon 5'lere, 6'lara, 10'lara çıkılarak klasik Alman askeri eğitiminden vazgeçilmelidir. Ortaokuldan başlayarak lise bitimine kadar her genç bir meslek sahibi olmalı ve devlet tarafından işe yerleştirilmelidir.
Piyasa ekonomisinden çıkılarak her kalitedeki ürünün fiyatları devlet tarafından belirlenmelidir.
Bürokraside reform yapılarak bürokrasi azaltılmalıdır.
Derhal erken seçimler; yerel ve genel, meclis ve başkanlık seçimleri yapılmalıdır.”