2016 yılında yaşı tespit edildiğinde 4112 yaşındaydı. 2026 yılı itibarı ile 10 yaş daha aldı ve yaşı 4122 yaşına ulaştı. Lakin halen bugün yaşının ilk bulunduğunda tespit edilen yaşı vurgulanıyor. Resmi sitelerde bile yaşı hep aynı kalmış olduğunu gözlemledim.
Bugün Zonguldak'ta bile kime sorsan yaşının 4112 olarak gösteriyor.
Peki ; Anadolu’nun en yaşlı ağacının sürekli yaşının güncellemesini nasıl sağlarız ?
Bunun için bir yol var.
Her sene belirli tarihte doğum gününü kutlamak.
Peki yaşını biliyoruz ya doğduğu ayı ?
Siz bana bırakın ,ben onun burcunu bile bulurum.
Şimdi şöyle bir mantık yürütelim. Porsuk ağacının meyvesi aynı zamanda bir tohum. Fakat bu kırmızı meyvenin içindeki çekirdek kolay kolay çimlenmez. Bu çekirdeğin çimlenmesi için mutlaka bir kuş tarafından yenip dışkı yolu ile atılması gerekir. “Tohumun hayvanın sindirim sisteminden geçmesi, doğal tohum yayılmasının bir parçası olabilir; ardından kış koşullarının sağladığı soğuk dönem, tohumun çimlenme sürecine katkıda bulunmuş olabilir.” Muhtemelen bu kuşlar porsuk ağacının meyvesini seven kuşlar tarafından dışkılanmış olabilir. . Biz bugün bu meyveyi yiyebilen kuşları biliyoruz. En başta Ardıç kuşları geliyor. Ardıç kuşlarının göç yolları göçün ne zaman gerçekleştiği Zonguldak’tan ne zaman geçtikleri yapay zeka ile sorgulandığında şöyle bir yanıt veriyor.
Porsuk ağaçları meyvelerini Eylül - Ekim aylarında olgunlaştırır ve bu kırmızı meyveler kış başına (Aralık ayına) kadar dalında kalabilir.
Kuzey Avrupa ve Rusya'da üreyen göçmen ardıç kuşları, kışı geçirmek için güneye göç ederler. Türkiye'ye ve Karadeniz kıyılarına Ekim ayının ikinci yarısı ile Kasım ayı başında yoğun olarak giriş yaparlar.
Muhtemelen Kafkasya veya Kırım üzerinden gelen göçmen bir ardıç kuşu, M.Ö. 2095 yılının Ekim veya Kasım ayında, olgunlaşmış porsuk meyvesini yiyerek Zonguldak Gümeli yaylalarına getirdi ve toprağa bıraktı.
Karadeniz dağlarında karların erimesi, toprağın uyanması ve ilkbahar yağmurlarıyla toprağın filizlenme sıcaklığına (yaklaşık 10-15°C) ulaşması Nisan ayını bulur.
Bütün bu şartlar sağlandığında, tohum kabuğunu kırıp ilk yeşil yaprağını Nisan ayının son haftasında ,güneş ışığına doğru uzatmıştır.
Eğer bu muazzam canlıya bilimsel gerçeklerin ışığında tam bir doğum günü ilan etmek isterseniz, en ideal ve sembolik tarih: 23 Nisan olarak saptanıyor.
(Ne tesadüf ki; Cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk adımı olan TBMM açılış gününe denk geliyor . )
Bu bilgiler ışığında Porsuk Ağacının seceresi de çıkmış oluyor.
Anne adı ; Ardıç
Doğum Tarihi ; 23 / Nisan / - 2096 . (Bu tarih tamamen yapay zekanın hesaplamasıdır)
Kütük ; Zonguldak
Doğum Yeri ; Gümeli /Alaplı
Yaşı ; 4122
Burcu: Boğa
Toprak grubu olması ve porsuk ağacının antik dünyadaki simgesinin "Kutsal Boğa" olmasıyla mükemmel bir uyum içindedir.
Oldu olacak bir de hikayesini yaz dersiniz şimdi.
Eeee yazdım ....
PORSUK AĞACININ DOĞUM HİKAYESİ
Günümüzden 4.122 yıl önce, Erken Tunç Çağı'nın son evresinde, Zonguldak'ın Gümeli bölgesinde dünya doğa tarihini değiştirecek sessiz bir biyolojik mucize gerçekleşiyordu. Porsuk ağacının üreme döngüsü, doğadaki en hassas ilişkilerden birine dayanır. Ağacın ürettiği parlak kırmızı renkli etli meyve yapısı tatlı ve besleyicidir; ancak içindeki sert çekirdek yüksek oranda taksin alkaloidi içeren ölümcül bir zehre sahiptir.
M.Ö. 2095 yılının Ekim sonu, Karadeniz’in serin rüzgarlarıyla birlikte Kırım veya Kafkasya üzerinden güneye doğru göç eden bir ardıç kuşu yolculuğu sırasında olgunlaşmış bu kırmızı porsuk meyvesini bütün olarak yuttu. Kuşun sindirim sistemi zehirsiz etli kısmı sindirirken, zehirli çekirdeğe zarar vermedi. Aksine, mide asitleri tohumun aşırı sert olan kabuğunu incelterek çimlenme engelini kırdı. Kuş, Gümeli'nin deniz seviyesinden yüksek, kireç taşı ve humus bakımından zengin toprağına bu tohumu bıraktığında takvimler sonbaharı gösteriyordu. Tohumun filizlenebilmesi için biyolojik bir zorunluluk olan en az 3 aylık "soğuklama" süreci başladı. Tohum, Gümeli'nin kalın kar tabakasının altında tüm kış boyunca sabırla uyudu.
Nihayet karlar eridi ve toprağın uyanışını müjdeleyen o sembolik an geldi:
23 Nisan M.Ö. 2096.
Karadeniz ikliminin bol yağışlı ve nemli toprağı filizlenme sıcaklığına ulaştırmıştı. O ılık bahar sabahında, porsuk ağacı tohumu kabuğunu kırarak ilk yeşil filizini güneşe doğru uzattı. Porsuk ağaçlarının en belirgin özelliği olan ekstrem yavaşlıktaki hücresel bölünme ve büyüme süreci, bu sembolik Boğa burcu gününde ilk adımını attı.
Genç filiz köklerini toprağa salarken, sadece birkaç on kilometre uzağında, günümüzün Karadeniz Ereğli sınırlarındaki İnönü Mağarası ve Yassıkaya mevkilerinde bölgenin ilk yerleşik insan toplulukları yaşam mücadelesi veriyordu. Porsuk ağacı ilk yapraklarını açarken, bu insanlar avcı-toplayıcılığı çoktan bırakmış, Erken Tunç Çağı'nın maden ve tarım teknolojisini kullanıyorlardı:
Arkeolojik kazılarda elde edilen organik kalıntılar, o dönem Zonguldak insanının keçi ve koyun gibi hayvanları evcilleştirdiğini, gelişmiş kaplarda süt ve peynir üretimi yaptığını göstermektedir.
Mağara sakinleri, bakır ve kalayı eritip karıştırarak tunç silahlar ve aletler imal ediyor, aynı zamanda kilden ürettikleri bitkisel ve hayvansal lifleri eğirerek dokumacılık yapıyorlardı.
Yazının henüz Anadolu'ya ulaşmadığı bu dönemde, bölgedeki proto-yerli halklar, Karadeniz'in çetin iklimini Fırtına Tanrısı (Taru) ile özdeşleştiriyordu. Porsuk filizinin büyümesini sağlayan gök gürültülü sağanak yağmurlar, bu insanlar için tanrıların bir lütfuydu.
Biyolojik direnci sayesinde mantar hastalıklarına, böceklere ve zorlu kış şartlarına karşı muazzam bir savunma mekanizması geliştiren bu porsuk ağacı filizi; yanı başındaki insan topluluklarının tunçtan demire geçişine, krallıkların kurulup yıkılmasına, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına tanıklık etmek üzere Zonguldak topraklarında köklerini her yıl birkaç milimetre büyüterek sabırla derinlere saldı.
O gün göçmen bir ardıç kuşunun bıraktığı o tek çekirdek, bugün Anadolu'nun en yaşlı canlısı olarak hala aynı Gümeli ormanlarında nefes almaya devam ediyor.
Bilimsel not: Bu anlatıda Gümeli Porsuğunun yaşına ilişkin mevcut bilimsel veriler gerçek tarihsel/biyolojik bilgilerden; ağacın tohumunun hangi hayvan tarafından, hangi tarihte taşındığı ve hangi gün çimlendiğine ilişkin bölüm bilimsel olarak mümkün bir senaryo üzerinden oluşturulmuş kurgudan oluşmaktadır. Bazı vurgular tarihsel bakımından o yıllarda yaşanan bilgiler ışığında kurgulanmıştır. 23 Nisan MÖ 2096 tarihi yapay zekanın bilgiler ışığında (ardıç kuşu göçü, mevsimsel şartlar vb. gibi ) bilimsel olasılıklardan yola çıkarak oluşturulmuş tahmini bir doğum günüdür.
Her sene 23 Nisan’da doğum günü kutlandığından yaşı da her sene güncellenecek ve belki de yüzyıllara varan geleneksel bir etkinliğe dönüşecektir.
Kaynak: Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih
Porsuk ağacı bu gün kaç yaşında, bilen yok
Zonguldak'ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli Beldesi'nde yer alan Gümeli Porsuğu, Türkiye'nin en yaşlı ağacı unvanına sahiptir. Küresel ölçekte ise yapılan incelemeler neticesinde dünyanın en yaşlı 5. ağacı olarak tescillenmiştir .
Bunlar da ilginizi çekebilir