Mimarlar Odası'da yargıya başvurdu...

Mimarlar Odası Zonguldak Temsilcisi Turhan Demirtaş, Fevkani Köprüsü’nü yıkmanın kentin kimliğine ihanet olduğunu söyledi.

Fevkani Köprüsü’nün çelik yapı harikası olduğunu Köprünün yok edilmeye çalışılmasının ise kente yapılan ihanet olduğunu belirten Demirtaş, “Fevkani Köprüsü Zonguldak için yük değil, bulunmaz bir kazançtır” dedi.

Zonguldak belediye Başkanı Selim Alan’a seslenen Demirtaş, “Yıkıcılara; sizlerin görevi, dedelerinin sizlere, torunlarının emaneti olarak bıraktığı Fevkani Köprüyü yıkıp, emanete hıyanet etmek olmamalı diyoruz “

Mimarlar Odası Başkanı Turhan Demirtaş yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi;

Mimarlar Odası Temsilciliğimize, Fevkani Köprünün yıkılması ve yerine kurgulanan trafik çözümü projesiyle ilgili görüşlerimizi soruluyor. Biz yargıda, köprünün korunmasından yana tarafız zaten.

Tarihi gerçek; Zonguldak, taşkömürüyle, kömüre dayalı endüstrisiyle var olan, Cumhuriyetimizin ilan ettiği İlk Vilayet ve Ülkemizin İlk Endüstri Kentidir. Çeşitli oyunlarla yok edilmeye çalışılan Fevkani Köprü ise; Zonguldak’ın endüstri kimliğidir, kültürüdür, belleğidir. Zonguldaklıların etkinliklerini, kutlamalarını yaptığı toplanma alanı, buluşmalarının açık ve net adresidir.

Ülkemizde başka hiç bir örneği olmayan, devrinin çelik yapı harikası beş kollu Fevkani Köprünün yok edilmek istenmesini, kente, kentin tarihine, kentin kimliğine ihanet olarak değerlendiriyoruz.

Kimliği, tarihi, kültürü yok edilen kentlerin, bırakın gelişmesini, ayakta kalmışlığının örneği yok.

İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif, böyle değerli yapıları yıkıp yok edeceklere sesleniyor;

Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?

Emin ol onu en çolpa herifler de becerir.

Sade sen gösteriver “işte budur kubbe” diye,

İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye…

Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhât, o zaman,

Bir Süleyman daha lazım yeniden bir de Sinan…

Yıkıcılara; sizlerin görevi, dedelerinin sizlere, torunlarının emaneti olarak bıraktığı Fevkani Köprüyü yıkıp, emanete hıyanet etmek olmamalı diyoruz

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Zonguldak Temsilciliği olarak, bu görüşlerimizle, köprünün yıkımını önlemek için, bakımının yapılarak korunması, nesillere aktarılması için yargıya başvurduk.

Yıkımdan sonrası için hazırlanmış trafik çözümüyle ilgili projeyi de gördük.

Yapılması gereken, en azı birkaç aylık, günün saatlerine göre yollarda ve kavşaklarda oluşan araç sayıları tespitleri açıklanmadığından, ancak kişisel gözlemlerimiz üzerinden kabaca inceleyebildik.

Köprüyü yok etmeyi kafasına koyanların çeşitli baskı ve zorlamasıyla çok aceleyle hazırlatıldığı anlaşılan bu projede gördüğümüz eksiklikleri, kavşaklarda oluşacak olumsuzlukları burada yazarak izah etmemiz, gösterebilmemiz mümkün olamıyor.

Projeyi hazırlayanlar, proje gibi, yapmaları gereken tespitlerini de yayınlarlarsa daha sağlıklı değerlendirmelerimizi, yapılacak genişletilmiş bir toplantıda görsel olarak da anlatırız.

Kabaca yaptığımız değerlendirmelerde gördük ki; köprüyü yıkmak trafiği çözmüyor.

Net olarak ortaya çıktı ki; Zonguldak’ın trafik çözümünde öncelikli işi, otopark sorununu çözmek ve kent içinden transit geçecek araç sayılarını azaltacak çevre yolunu yaptırmak, olmalı.

Bunlar yapıldığında görülecek ki; Fevkani Köprü Zonguldak için yük değil, bulunamaz bir kazançtır.

Yıkıcılar şunu bir görebilseler; Köprünün altının boşaltıldığını, bakımının yapılıp ışıklandırıldığını, Zonguldaklıların yıllardır ihtiyacı olan sanat galerilerinin, sergi salonlarının olduğu, el sanatlarının sergilendiği, kitap fuarlarının kurulduğu ve diğer ihtiyaçlarının karşılandığı yerlerin düzenlendiğini, ışıl, ışıl parıldayan devrinin endüstri harikası çelik yapının nesillere aktarılacak bir miras olduğunu görebilseler, Köprüyü korumanın Zonguldak’ın geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu, yok etmek için çalışmalarının çok büyük hata olduğunu, hatta ihanet olduğunu anlayacaklar.

Bunları her ortamda, her platformda açık açık söylüyor, anlatıyoruz.

Ama anlıyoruz ki, geleceği göremeyenlere, geleceğin önünü tıkayanlara ne söylesek, ne anlatsak boş. 

Bizler, Zonguldak’ın Mimarları olarak, geleceğimizin aydınlatılmasına yönelik mücadelelerimize, doğru bildiklerimizi halkımızla paylaşmaya her zaman olduğu gibi azimle devam edeceğiz

Zonguldaklılara, “Kentinin sakini değil, sahibi ol” diyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet YAZICI 2 ay önce

Köprünün genetiğiyle oynadılar.bunu yapan mimarlar akılsızmıymış acaba?.Orjinal yapısı,bilenler bilir,kare şeklinde beton şeklinde,köprünün esnemesi içinde köprü ayaklarının üstüne denk gelen yerler bir çizgi gibi betonsuz açık bırakılırdı.köprünün esnemesi için.Aklı çok mu,aklı kıtmı bilmem ama bazı belediye başkanları dere tepe dümdüz misali orjinal parçalı beton olararak yapılan köprünün üstüne kat kat asfalt yığdılar.köprünün ağırlığı ikiye katlandı.bakın dikkat edin köprünün üstü ara ara çatlamış deve hörgücü gibi olmuştur.esnemesi için bilyalar üzerine denk gelen kısımlar komple asfasfaltlanınca, köprü esneme yapmak için asfaltı yarmıştır."Gedeosu"ile oynanan köprünün bugün yıkılacak duruma gelmesinin müsebbibi bu asfaltı bilinçsizce köprü üstüne yığınlardır.tabiki bugün iki kata çıkan yükü bu köprü taşıyamaz.istihap haddini aşan bu köprünün bugün yıkılacak olmasına sebep,aklı çok olan zorunlularındır.

Avatar
Garip Zonguldak 2 ay önce

Aynen öyle.yüzde yüz arkadaşa katılıyorum.köprüyü iş olsun diye mahvettiler.