☰
✕

Zonguldak’ın soylu sahipleri!/Mazgallar mangal, yollar göl oldu! /Stetoskopunu da al git!/ Tac*z iddiası

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından düzenlenen 24. Uluslararası Kömür Kongresi’ne Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın Vali Osman Hacıbektaşoğlu’na yönelik ‘istifa’ çağrısı ve iadeli taahhütlü gönderdiklerini davetiye damgasını vurdu.

Biz olayları sondan başa doğru anlatalım, Kömür Kongresi adı altında bakın ne yapmışlar!

Kömür Kongresi’ne AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Muammer Avcı ile Enerji Komisyonunda görev yapan Milletvekili Ahmet Çolakoğlu’nun neden katılmadığını sorduk.

Oda yönetimi, Zonguldak’ın Milletvekillerine iadeli taahhütlü davetiyeyi posta yoluyla göndermiş!

İktidar milletvekillerini ziyaret etme veya arama nezaketinde bile bulunmamışlar.

Bu nezaketsizliği eleştirdik!

Ardından Oda Başkanı Levent Yağcıoğlu, bu gün devlet erkanını ayırmadan iadeli taahhütlü postayla davet ettiklerini söyledi.

“Bu mesele Zonguldak meselesidir, şehrine sahip çıkan herkes burada olmalıdır” diye de ekledi.

Olay bundan sonra koptu zaten!

Meğer, İktidar milletvekillerine posta gönderen Levent Yağcıoğlu, Yeni Parti Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın ayağına gitmiş!

Yeni Partili herkesi davet etmiş!

Cumhuriyet Halk Partisi ve Vatan Partisi Zonguldak İl Başkanlığı’nı Zonguldaklı saymamışlar, şehrine sahip çıkan bir irade olarak tanımamışlar!

Yağcıoğlu, bir de sıkılmadan, “Bu mesele Zonguldak meselesidir, şehrine sahip çıkan herkes burada olmalıdır” diye konuşuyor!

Diş hekimi akrabasını danışmanı olarak çalıştırıp maaşını usulsüz aldığı için geri ödemek zorunda kalan Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’a da Maden Mühendisleri Odası binanın tahliye edilmesiyle ilgili Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na “Bu bir rezilliktir. Burası Zonguldak! Burası madencilerin ve maden mühendislerinin şehridir” diyerek istifaya açıklaması yaptırmışlar!

Dillerindeki baklayı milletvekiline söyletmişler!

Ne demek, “Zonguldak, Mühendisler şehridir”

Ama doğru, kentin en güzel yerlerinde oturup akşamları kadeh kaldıran siz!

Kentin kömür ekonomisini dizayn eden siz!

Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndan (TTK) maaş alıp Özel Maden Şirketleri ile iş tutan siz!

Kömür Sektöründeki bir çok soruna yol açan siz!

Şirketlerin TTK’nın ‘devir hakkını’ kullanıp yasal boşluklardan faydalanarak hem devleti hem de madenciyi mağdur edilmesine göz yuman yine siz!

Kentin Valisine, Milletvekilinin omzundan yumruk atmak için ‘Kömür Kongresi’ni alet eden de siz!

Zonguldak’ta ekonomi profesörlerine taş çıkaran burjuva maden mühendisleri ayıklanmadığı sürece ne kömür sektörü, ne özel sahalar ne de Zonguldak siyaseti düzelir!

Fakat kendilerini kentin sahibi gören bazı Mühendisler de haklı!

Devlet, esnafın on bin liralık vergi borcu için hesaplarına bloke koyarken , maaşından çok kazanan Mühendislerin gelirlerini araştırmıyor!

O yüzden bu kadar rahatlar!

Devlet araştırılsa neler çıkar neler!

Mazgallar mangal, yollar göl oldu!

Zonguldak, dün sağanak yağış sonrası resmen rezaleti yaşadı.

Bir tık daha sağanak devam etseydi, sel felaketi kaçınılmaz olacaktı.

Kentin birçok noktasında mazgallar yol kotunun üzerinde duruyor.

Öyle alelacele yapılıyor ki, Hindistan’ı aratmayacak görüntülerle karşılaşıyoruz.

Sağanak yağış öncesi Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı İsmail Üstünyer, geçtiğimiz günlerde “mangal” haline gelen mazgalları gündeme getirmiş, soruna dikkat çekmişti.

“Mangal işi Zonguldak’ta tam bir rezalet. Bu belediyede teknik elemanlar ne iş yapar?” diye sordu.

Sadece mazgal değil!

Dere kenarındaki yolların kenarına döşenen bordür taşlarının arasına suyun geçişini sağlayacak bir drenaj bile yapılmıyor.

Mazgallar mangal olunca, su geçecek yer bulamayınca su baskınları kaçınılmaz son oluyor!

İyi de CHP’li eski milletvekilinin kimyager oğlunun belediye başkan yardımcısı olduğu bir kentte mühendis yok mu?

Var elbette!

Yıllarca Zonguldak Belediyesi’nde Fen İşleri Müdürlüğü yapan, doğrudan teminlerle ilgili işlemleri nedeniyle geçmişte dava konusu olan bir müteahhitle rakı-balık sofrasında görüntüleri gündeme gelen Belediye Başkan Yardımcısı İnşaat Mühendisi Ogan Göktürk ne iş yapar?

Su biriken yollarda gemisini yüzdürecek hali yok ya?

Stetoskopunu da al git!

Başımıza bir de Pehlivan gibi bir doktor çıktı!

Hocam biz Pehlivan gibi hoca sevmeyiz!

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. Metin Pehlivan, kentin sakini değil, sahibi gibi eleştirilerde bulunuyor.

Yıllardır kentin sağlık sorunlarına ilişmeyen Zonguldak Tabip Odası Yönetimini eleştiren Doç. Dr. Pehlivan, dünkü sağanak yağış sonrası yaşanan rezalete de mizah kattı.

Pehlivan, sağanak yağış sonrası Zonguldak sokaklarını Niagara Şelalesi’ne benzetirken, mağdur vatandaşları ise bir kısmını Hz. Musa gibi suyu yara yara ilerleyenlere, bir kısmını da timsahlara yem olmamak için zıplayarak ilerleyen antiloplara benzetti.

Pehlivan, yaklaşan kışa da göndermede bulunarak kar yağdığında snowboard yapmaya hazırlanmalarını önerdi.

Hocam, yanlış yoldasınız bizden söylemesi!

Bol bol şak şak yapacaksınız!

Zonguldak’ı yöneten üç-beş abinin konforunu bozmayın lütfen!

İyi ki sizin fabrikanız filan yok!

Yoksa bazı siyasetçiler, “Farikanı da al git” der, arkanızdan iş çevirirdi!

Fabrika olmadığına göre, Stetoskopunu da al git diyebilirler!

Siz gider konforlu bir ilde keyfini sürersiniz!

Olan kanser hastalarına olur!

Sizin yerinize yeni doktor getiremezler!

Sonra Şehir Hastanesi yaparlar!

Zonguldak halkı ve mevcut doktorlar bu rezaletten kaçmaya çalışırken, Çaydeğirmeni’nde ırmağın keyfini çıkarmak isteyen onlarca doktor kente koşa koşa gelir!

Irmak manzarasından mahrum kalır sonra pişman olursunuz!

Ereğli Belediyesi’nde taciz iddiası!

Kdz. Ereğli Belediyesi, Zabıta Müdürü H.A.’nın bir kadın personele cinsel içerikli sözler söylediği iddiasıyla çalkalanıyor.

İddiaya göre, bir çok kez aynı olaylarla adı gündeme gelen Zabıta Müdürü hakkında Belediye Başkanı Halil Posbıyık’a şikayetler iletilmiş.

Zabıta Müdürü’nün, bayan bir Başkan Yardımcısının hemşehrisi olduğu için bu güne kadar korunduğu da iddialar arasında yer alıyor.

Posbıyık, bu koruma kalkanı nedeniyle olayların bu noktaya geleceğini tahmin etmemiş olacak ki, son olay sonrası istifasını istemiş.

Zabıta Müdürü istifayı kabul etmeyince avukat aracılığıyla ihtar çektirmiş!

Yine iddiaya göre; sözlü tacize uğrayan bayan personel savcılığa suç duyurusunda bulunmuş.

Belediye Başkanları taciz gibi olaylarda bazen toleranslı davranıp zar atabiliyor!

Sonra böyle uğraşıyorlar!

Fon Hikâyesi...
Aşağıdaki gibi gelişiyor:

Köye bir adam gelmiş.

Köylülere demiş ki:
"Ormanda maymunlar var, bana getirin, tanesini 100 liradan alacağım."

Oralarda zaten sürüyle maymun var. Köylüler koşup ormana gidiyorlar, maymun yakalayıp, adama satıyorlar. Kolay para!

Birkaç zaman sonra adam diyor ki:
"Maymunlar azaldı. Yine de, tanesini 200 liradan alacağım."

Köylüler daha hevesle maymun yakalıyorlar.

Sonra adam fiyatı 300 lira yapıyor.

Sonra 500 lira.

Ormanda neredeyse hiç maymun kalmamış. Köylülerin hepsi de bayağı para kazanmış, memnun.

Sonra adam diyor ki: "Benim şehre dönmem lazım. 1 haftaya geri geleceğim. Döndüğümde maymunun tanesini 1000 liradan alırım."

Yanındaki yardımcısını da köyde bırakıyor.

Yardımcısı köylüleri gizlice topluyor ve diyor ki:
"Bakın patronun topladığı bütün maymunlar kafeste. Ben size tanesini 700 liradan satayım, patron gelince siz de ona 1000 liradan geri satarsınız, arada 300 lira kârınız olur."

Köylüler düşünmüşler, mantıklı gelmiş. Kimisi evini satıyor, kimisi ineğini satıyor, birikmiş ne varsa verip kafesteki bütün maymunları 700 lira vererek geri satın alıyorlar.

Sonra ne mi oluyor?

Ne adam geri geliyor, ne de yardımcısı bir daha görünüyor. Köy bir sürü maymunla dolu kalıyor, bir de beş parasız köylüler.

İşte, borsada, coin'de, saadet zincirlerinde oynanan oyun tam da bu.

Bunun adına da
“maymun ticareti" deniyor. (Alıntı)