Zonguldak

Zonguldaklı hostesin hazin hikayesi

27 Mart 1977 günü havacılık tarihin en büyük uçak kazası meydana geldi. İspanya’nın hakimiyetinde olan Kanarya Adaları’nın Tenerife Havaalanı pistinde o gün toplam 583 kişi öldü. Ölenlerin içinde Zonguldaklı Hostes Aysel Sarp da vardı.

Aysel Sarp , 1946 yılında Zonguldak’ta doğmuştu. Babası Bedrettin Sarp E.K.I. (TTK) Müessese Genel Müdürü idi (Sözlü Kaynak) . Annesi Suzan Hanım idi. 3 kardeştiler . Namık ve Nejat Sarp isimli kardeşleri vardı.

Aysel Sarp 1958 yılında açılan Zonguldak kolejine gitti. Bu okuldan daha mezun olmadan, babasının görev değişikliğinden dolayı Ankara’ya taşındılar. Bedrettin Sarp , ABD Türk Büyükelçiliğinde ekonomi müşavirine teknik danışman olarak görevlendirildiği için; bu kez de Washington'a geldiler. Aile Bethesda'da yaşamaya başladı. Aysel Sarp burada Walter Johnson Lisesi'nden mezun oldu. Daha sonra Trenton, NJ'deki Rider Koleji'nde 1 yıl eğitim gördü . United Services Insurance Co. (Sigorta) şirketinde çalıştı .D.C kütüphane sisteminde asistanlık yaptı. Miami'de hosteslik eğitimi aldı ve Pan-Am Havayolu Şirketinde hostesliğe başladı. Mart 1971'de aile Ankara'ya döndü. Aysel Sarp Türkiye’ye gelip gidiyordu. Zaten Türkiye’ye dönmeden önce , daha sonra kocası olan Craig Garner Buck ile ABD’de tanışmıştı. Türkiye'de evlendiler ve Arlington'a yerleştiler.

6 yıllık hostes olan Aysel Sarp, 22 Mart 1977 tarihinde Frankfurt, Almanya ve Türkiye'ye gidecek bir uçuş seferine katılacaktı ancak kötü hava koşulları nedeniyle sefer iptal edildi. Böylelikle bir sonraki uçuş olan 27 Mart’taki Pan A.'ın (Pan-Am) uçağına görevi çıktı.

Aynı tarihte uçuş yapacak bir başka uçak ise ; KLM Havayollarına ait 4805 sefer sayılı Boing 747 uçak idi . 234 (personel ile birlikte 248 ) yolcusu ile Hollanda’dan ,Kanarya adalarına (Las Palmas Havaalanı) uçmak için sabah saatlerinde havalandı. Uçağın tecrübeli kaptan pilotu Jacob W. Van Zantendi.

Aynı saatlerde Aysel Sarp’ın görev yaptığı Los Angeles'tan havalanan Pan A.'ın 1736 sefer sayılı uçağı da ; toplam 396 kişi ile Las Palmas Havaalanına doğru ilerliyordu. Kaptan koltuğunda Victor Grabs oturuyordu. 56 yaşındaydı ve oldukça deneyimli bir pilot idi.

İki farklı havaalanından kalkan uçaklar Las Palmas havaalanına yaklaşırken telsizden bir anons geçildi. O gün Las Palmas Havaalanında bir terör saldırısı yaşanmıştı. Patlamada kimse hayatını kaybetmemişti. Eylemi yapan Kanarya adalarının İspanya’dan bağımsızlığını elde etmesi için kurulan bir örgüttü. Bu örgüt, dünyada ses getirmek için Avrupa’nın hava yolu güzergahındaki en yoğun havaalanını eylem için seçmişti. Patlama ve ardından gelen ikinci bir bomba ihbarı ile havaalanı kapatıldı ve yaklaşmakta olan uçaklara bildirildi. Her iki uçak da diğer adada bulunan Tenerife havaalanına yönlendirildi. Tenerife havaalanı aslında küçük bir havaalanı idi. İki uçakla birlikte havada olan tüm uçaklarda bu alana indirilince , adadaki trafik çoğaldı. Üstelik , hava da sisli idi. Uçaklar uzun bekleyişten sonra terör eylemi yapılan Las Palmas havaalanı uçuş trafiğine tekrar açıldığında tekrar havalanmayı bekliyordu.

Kule iki uçağa da peş peşe havalanması için izin verdi. ABD’den gelen Pan A.'ın uçağı ile Holanda’dan gelen KLM Havayollarına ait uçak ,aynı an da piste ilerledi. İki uçak peş peşe piste gelmişti. Havaalanı tek pist ve uçakların manevra yapabileceği yan yol olmadığımdan manevra yapabilmeleri için uçuş pistini kullanmak zorundaydılar. Plana göre biri pisten ilerleyerek 3 numaralı çıkıştan çıkış yapacak ve paralel yoldan öteki uca havalanmak için ulaşacaktı. KLM Havayollarına ait uçak ise kalkış için uçağın pisten çıkmasını bekleyecekti. Havaalanına sis bastırdığından, iki pilot bir birini görmüyordu. Pan A.'ın uçağı piste girdi ve ilerledi. Fakat pisten çıkacağı peronu kaçırdı. Pan A.'ın uçağı halen piste iken, KLM uçağı kuleden kalkış için izin istedi. Kule uçağa havayolu izni verdi. Fakat bu izin ‘’kalkış izini’’ anlamına gelmiyordu. Kulenin aynı an da ‘’pistin serbest olduğunu’’ bildirmesi anlamına gelen ‘kalkış izni’ de vermesi gerekiyordu. Kule KLM uçağına ‘’bekleyin’’ talimatı verdiğinde, telsizde cızırdama oluştu. Bu arada uçak havalanmak için hızlanmıştı. Pan A.'ın uçağı ise 4 numaralı çıkıştan çıkmak üzereydi.

Kara kutu kayıtlarına göre, KLM kalkışa başladıktan 29 saniye sonra Pan A.'ın kaptanı sisler içinden yaklaşık 700 metre ileride KLM'nin ışıklarını fark ettiğinde ''orada!'' diye bağırdı. "Baksana! Allah kahretsin, üzerimize geliyor!"... Bunun üzerine Pan A.'ın yardımcı pilotu ''çık, çabuk çık!'' diye bağırmaya başladı. Pan A.'ın ekibi motorlara tam güç verdi ve çarpışmadan kaçınmak için sol yana, pistin dışına doğru keskin bir dönüş yaptı. KLM pilotları Pan A.'ın uçağını fark ettiklerinde durmaları için artık çok geçti. Son bir umutla Kaptan Van Zanten, Pan A.'ın uçağının üzerinden geçmek için uçağı erken kaldırmaya çalıştı. Ancak KLM tam yakıt yükündeydi ve yeterince hızlanmadan burnunu havaya kaldırmıştı. Bunun sonucunda, tırmanmaya çalışan uçağın kuyruğu piste çarptı ve 22 metre boyunca şiddetli bir biçimde sürüklenmeye başladı. KLM yerden havalandığında Pan A.'dan yaklaşık 100 metre ilerideydi. Uçağın burun kısmı Pan A.'dan kurtulmuştu, fakat motorlar, orta gövde ve ana iniş takımları 260 km hızla Pan A.'ın sağ cephesine çarptı. Pan A. jetinin yolcu kabinini kanatların üst kısmından yırtıldı. KLM'nin sağ motorları ise Pan A.'ın kokpitinin hemen arkasından girmişti. Çarpışmanın hemen ardından KLM tamamen havalandı. Fakat Pan A. ile çarpışması sonucu sağ dıştaki motor tamamen parçalanmış, tüm parçaları sağ içteki motor tarafından yutulmaya başlanmıştı ve kanatlar büyük zarar görmüştü. Çarpışma noktasını 150 metre geçtikten sonra KLM pike yaptı, ani bir biçimde yan yattı ve piste çarparak 300 metreden fazla sürükledi. Uçağın geç kalkmasına da neden olan tamamen dolu depodaki yakıt, uçağın bir ateş topuna dönmesine neden oldu ve çarpmanın hemen ardından saatlerce söndürülemeyen bir yangın meydana geldi. KLM jetindeki 14 kabin görevlisi dahil 234 yolcunun tümü hayatını kaybetmişti.

Pan A.'ın uçağının üst kabin kısmı tamamen tahrip olmuştu ve içindeki yolcular anında yaşamlarını yitirmişlerdi. Geriye kalan 326 yolcu ve 9 kabin görevlisi, saçılan yakıttan çıkan yangın sonucu ölmüşlerdi. Zonguldaklı Hostes Aysel Sarp arka kabindeydi. Çoğunluğu burun kısmında oturan 54 yolcu ve 9 mürettebat şans eseri kurtulmuşlardı. Kurtulanlar KLM tarafından tıraşlanan kabinden halen yerinde duran sol kanada çıkarak kurtulabildiler. Kazadan dakikalar sonra bile Pan A.'ın motorları çalışıyordu. Motorları kapatmak istedilerse de, KLM tarafından tahrip edilen kabinde bulunan kontrol kabloları ve tuşları pilotları çaresiz bıraktı. Uçağın hiçbir sistemi çalışmıyordu. Hayatta kalanlar kurtarılmayı bekliyorlardı ancak itfaiye yoğun sis altında KLM ile ilgileniyorlardı ve kazaya ikinci bir uçağın karıştığını bilmiyorlardı.

İki uçakta toplam 645 kişi bulunuyordu. 61 kişi mucize şekilde yaralı olarak kurtuldu. Pan A uçağında bulunan 9 mürettebat kurtulmuştu fakat Zonguldaklı Hostes Aysel Sarp Buck ile birlikte 9 görevli hayatını kaybetti. Zonguldaklı Hostes Aysel Sarp Buck kazada ölen 584 kişinin arasında yer alıyordu.

Tenerife'de yaşanan bu kaza , gelmiş geçmiş dünyada yaşanan en büyük havayolu kazası olarak kayıtlara geçti.

Aysel Sarp belki Zonguldaklı olup ilk hava şehidi değildi ama ; daha 31 yaşında , dünyanın en büyük kazasında şansız bir şekilde hayatını kaybetmişti.

Kaynak: Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih