Sesli “Karadeniz Ereğli’yi kaotik ortama sen sürüklüyorsun”
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın sözünü ettiği imar çetelerine kendisinin yol verdiğini belirten Sesli “Ereğli’de imar çeteleri varmış, eğer kendisi seçilmezse kaotik ortam olurmuş. Sayın başkan şöyle dön bir etrafına bak; Karadeniz Ereğli’de bahsettiğin tüm imar çetelerini etrafında göreceksin. Yıllardır Kdz. Ereğli’yi sen yönettin, bu imar çetelerine de sen yol verdin. Gariban vatandaşın arsasına, evine, yaptığın yanlış imar uygulaması ile bir gecede 20 kişiyi ortak ettin. Madem sen duayensin vatandaşlar benzin bidonlarıyla çatılara niye çıktı? Niye kendini yakmaya kalktı? Peki bunlar Başkanın umurunda mı? Zerre kadar umurunda değil. Onun tek derdi, besleyip, büyüttüğü imar çetelerine rant sağlamak? ‘İmar çetesi’ dediğin, ‘vatandaşı mağdur etti’ dediğin, rantçı müteahhit, senin listende değil mi? Sen kendin açıkladın bunları imar rantçısı diye. Bu imar rantçılarını listeye niye aldın? Niye aldığını tabi ki herkes çok iyi biliyor. Artık vatandaş bunlara kanmıyor. Karadeniz Ereğli’de en büyük imar rantçısı bu duayen başkanımızdır. En büyük imar kıyaklarını hep kendisine yapmıştır. Onu da anlatayım; Biliyorsunuz sözde iki emekli maaşıyla kendisine Karadeniz Ereğli’nin en lüks sarayını inşa etti. Bu dönem o sarayın yanındaki arsayı bi takım imar oyunları sonrası satışa çıkarmış? Peki kim almış? Tabi ki yine sözde emekli parasından biriktirdiği parayla duayen başkanımız alıvermiş. Bu emekli parası hiç bitmiyor. Emekli parasıyla saray yaptırıyor, arsa alıyor, lüks araçlar alıyor, daireler alıyor. Ama hiç bitmiyor. Türkiye’de emekliler bırakın ev, arsa, araba almayı ay sonunu nasıl getireceğim diye düşünürken, duayen başkanımız sözde emekli parasıyla bir eli yağda bir eli balda lüks bir hayat yaşıyor. Tabi o lüks hayatı nasıl yaşadığını, değirmenin suyunun nereden geldiğini herkes iyi biliyor. Sözde duayen başkan kentini değil, hep kendini düşünür. Lafa geldi mi tecrübe der, Ereğli aşkı der, Sevgi der, barış der, dostluk der. Akçeli işleri bu lafların arkasına gizler. Biz göreve geldiğimizde Karadeniz Ereğli’de imarı, rantçılara değil, halkın yararına yapacağız. Bir tek gariban vatandaşımızı bile, imar rantçılarına ezdirmeyeceğiz.
Neymiş Efendim, Karadeniz Ereğli’de kaotik ortam olacakmış. Allah aşkına meclis üyelerini birbirine düşüren, yumruk yumruğa kavga ettiren, mecliste kan döktüren sen değil misin? Bundan daha büyük kaotik ortam mı olur? Belediye başkanlığı görevine gelir gelmez 150 kişiyi işten sen atmadın mı?
El işi, hediyelik eşya satan kadınlarımızın tezgahlarını kaldırıp, sahilin en ücra köşesine sen atmadın mı?
Halk Otobüslerine, taksilere, servis minibüslerine, esnafa yüksek vergiler koyup, festivallerde zorla para alan sen değil misin? Karadeniz Ereğli’yi kaotik ortama sen sürüklüyorsun.”

Belediye Başkanı ve kardeşi kavgaya karıştı: Ortalık savaş alanına döndü… Belediye Başkanı ve kardeşi kavgaya karıştı: Ortalık savaş alanına döndü…

“Bu zorba yönetimden kurtulmaya varmışınız?”
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın seçildiği takdirde festival adı altında halk otobüsçüden, taksiciden, servisçiden, esnaftan, tüccardan ve sanayicilerden toplayacağı paranın miktarını belirlediğini ve 1 Nisan’dan itibaren zabıtanın gezmeye başlayacağını anlatan Sesli “Sizlere buradan duyurayım. Halk otobüsçüleri, taksiciler, servis minibüsleri, esnaflar, sanayiciler beni iyi dinlesin; Şu anda sözde duayen başkan festival için toplanacak paraların listesini yaptı. Bir kez daha seçildiği takdirde 1 Nisan’dan itibaren, zabıta, elinde zarflarla kapınızı çalmaya başlayacak. Halk otobüsleri otobüs başına 20 bin TL, taksiciler 20 bin TL, servis minibüsleri 20’şer bin TL festival parası verecekler. Her esnaftan istisnasız 10’ar bin TL para toplayacak. Bu zorba yönetimden kurtulmak istiyorsanız, festivalde halk otobüsçüden, taksiciden, servisçiden, esnaftan sanayiciden para toplanmasını istemiyorsanız bu kardeşinize, bu ekibe destek vereceksiniz. Bir tarafta esnafı, tüccarı, sanayiciyi, halk otobüsçüyü, taksiciyi, servisçiyi, lokantacıyı, kafeleri haraca bağlayan zorba yönetim; Diğer tarafta esnaftan, tüccardan, sanayicimizden, halk otobüsçüden, taksicimizden, servisçilerimizden, lokantacılarımızdan, kafelerimizden tek kuruş almayacak tam tersine onlara destek olacak pırıl pırıl bir yönetim. Tercih sizlerin. 31 Mart’ta bu zorba yönetimi emekli etmeye var mısınız? 31 Mart’ta bu zorba yönetimden kurtulmaya var mısınız? Ben buradan söz veriyorum; Türkiye’nin en büyük festivalini yapacağız. Daha önce 14. Ve 15. Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Festivali’ni ben yaptım. Esnafımızdan, tüccarımızdan, sanayicimizden tek kuruş para almadan festivali yapacağız. Ayrıca bundan sonra her yıl üniversite sınavına girecek öğrencilerimiz için gençlik festivali yapacağız. Rock ve rap festivallerini yapacağız. Hamsi festivalini yapmaya devam edeceğiz. Bizim dönemimizde 7’den 77’e tüm Ereğli halkı festival havasında yaşayacak. Tabi bu festivalleri yaparken mahallerimizi de ihmal etmeyeceğiz. 31 mahallemizin tamamına eşit hizmet götüreceğiz. Sahilimizi de en güzel şekilde yeniden yapacağız, Kent Meydanı’mızı da yapacağız, altına 4 katlı 4 bin araçlık otoparkı da yapacağız.” dedi.

“İnek dağa mı kaçtı?”
Halil Posbıyık 30 yıldır her dönem seçimlerde verdiği hiçbir sözü tutmadığını ifade eden Sesli, 2019 yılında vaad ettiği sütü neden vermediğini belirterek “Süt mü bulamadın, inek dağa mı kaçtı?” diye sordu. Sesli konuşmasında şunları dile getirdi: “Şimdi gelelim Dededen Masallara; 2019 seçimlerinde yaptığı konuşmalarda, hazırladığı kataloglar da bir sürü vaatte bulundu. Ama bir tanesini bile yapmadı. 30 yılda yapmadığı gibi, son 5 yılda da yapmadı. Mesela: Halk süt adı altında çocuklara süt dağıtacağını söylemişti. Ne oldu süt mü bulamadın? İnekler dağa mı kaçtı? Sahilde ücretsiz internet vereceğini söylemişti? Ne oldu, bağlantın mı koptu? Şimdi çıkmış aynı vaadi bu seçimde de veriyor. Yetki elinde; eğer samimiysen şimdi ver. Bir günlük iş bu. Samimiysen ver talimatı, sahile interneti ver. Elini tutan mı var? Ama samimi değilsin. Yine kandırıyorsun. Seçim biter yine tüm vaatlerini unutursun. Caz festivali diyordun ama kendin caz yaptın, festivalini yapmadın.”

“TSK’ya iftira atan terör destekçisine SBD ödülü verdi”
Konuşmasında Türk silahlı Kuvvetleri’ne iftira atan ve terör örgütü propagandası yapmaktan hapis cezası yatan Şebnem Korur Fincancı’ya Sevgi Barış Dostluk ödülü verilmesine sert tepki gösteren Sesli, göreve geldiklerinde ilk festivalde Sevgi Barış Dostluk Ödülü’nü Şehit aileleri ve gazilere vereceğini söyledi. Sesli konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Tüm bunlar bir tarafa, geçen yılki festivalde ne yaptı hatırlıyor musunuz? Tarihi şanla şerefle dolu, ülkemizin bölünmez bütünlüğü için binlerce şehit ve gazi vermiş Türk Silahlı Kuvvetleri’mize iftira atan, terör sevicisi, terörist destekçisi Şebnem Korur Fincancı isimli alçaklığı tescilli kadına Sevgi Barış Dostluk ödülü verdi. Türk silahlı Kuvvetlerimize iftira atma alçaklığını gösteren bu terörist seviciyi sahneye çıkartıp 10 binlerce kişiye alkışlattın. Yazıklar olsun sana. Ne için? Eşini milletvekili adayı yapabilmek için. Ve bugüne kadar Türk silahlı kuvvetlerimizden, şehit ve gazi ailelerinden bir kez bile çıkıp özür bile dilemedin. Yazıklar olsun sana. Buradan söz veriyorum: Göreve gelir gelmez ilk işim o ödülü geri almak olacak. Verdiği; o ödülü yok hükmünde sayacağım. Ve İlk festivalde Sevgi Barış dostluk ödülünü Şehit ailelerimize ve gazilerimize vereceğim.
Bir tarafta terör sevici bu kadına ödül verip 10 binlerce kişiye alkışlatırken, Karadeniz Ereğli’de 30 yılda bir şehitliği bile yapmadın. Bunların, aziz şehitlerimize ve şehit ailelerimize olan saygısı, işte bu kadar. Bunlara da en güzel cevabı 31 Mart günü vereceğinize yürekten inanıyorum. Aslında sözde duayen başkanın Ereğli halkına ve seçmenine zerre saygısı yoktur. Seçime kadar palavra vaatler verir, yeminler eder, ant içer. Seçim biter ne halkı, ne oyunu aldığı seçmenini “ne mensubu olduğu partiyi tanır, ne ilçe başkanı tanır, ne milletvekili ne partili tanır. Menfaati olana kadar ‘Partiliyim’ der, menfaati bitince de bir tane partiliyi tanımaz. Varsa yoksa sadece kişisel menfaatini düşünür. İnsanları kullanır, işi bitince de kenara atıverir. Zerre kadar kimseye vefası olmaz. Seçime kadar her kesin yüzüne güler, sarılıp öper seçimden sonrada kimseyi tanımaz, kapısından içeri sokmaz.”

Editör: Haber Merkezi