Zonguldak'ta Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait binanın yıkım çalışmaları, kentin saklı kalmış tarihini kelimenin tam anlamıyla enkazın altından çıkardı. Yıkımın ardından, Ulu Cami'ye yakın bir noktada bulunan tarihi Zonguldak sığınağının ana girişlerinden biri görünür hale geldi. Yerel Tarih Araştırmacısı Ekrem Murat Zaman, bu çarpıcı keşifle birlikte şehrin altındaki savunma yapılarının üzerindeki perdeyi araladı.
İki Giriş Arasındaki Tarihi Bağlantı ve Çocukluk Anıları
Ortaya çıkan bu baca ağzı, sığınağın kentin merkezindeki diğer uzantılarını da akıllara getirdi. Yeni bulunan giriş ile çarşı içindeki diğer baca ağzı arasında yaklaşık 50 metrelik bir mesafe bulunduğunu belirten Ekrem Murat Zaman, geçmişe dönerek şu anılarını paylaştı: "Diğer girişin olduğu yerde Mehmet Atalı’nın babasının kahvesi vardı, çocukluğumdan hatırlıyorum."
Zaman, 18 metrekarelik kesite sahip olan bu sığınak girişlerinin yer altından birbirine bağlı olduğunu ve içeride geniş odaların bulunduğunu geçmişte yaşlılardan bizzat dinlediğini aktardı.
Sivil Savunma Uzmanları ve TTK İle Gaz Ölçümü Yolculuğu
Tarihi sığınakların geçmişine dair canlı tanıklıklarını sürdüren Zaman, 1987 yılında bu gizemli yer altı tünellerine sivil savunma ekipleriyle birlikte girdiğini belirtti. O dönem yapılan incelemelere dair önemli bir detayı paylaşan araştırmacı, sığınağın güvenli bir şekilde gezilebilmesi için Türkiye Taşkömürü Kurumundan (TTK) gaz ölçümü konusunda teknik yardım istendiğini ve uzmanlarla birlikte bu dehlizleri adım adım gezdiklerini ifade etti.
İkinci Dünya Savaşı'nda Yapılan Sığınak Binaların Arkasında Kaybolmuştu
Zonguldak'ın stratejik öneminden dolayı İkinci Dünya Savaşı yıllarında, tam olarak 1943-1944 tarihlerinde sivil savunma tarafından inşa edilen bu sığınak, yıllar içinde çarpık kentleşmenin kurbanı olmuştu. Sığınağın ön kesimlerine inşa edilen binalar nedeniyle tarihi yapının önü tamamen kapanmış, yoldan gelip geçenlerin göremeyeceği şekilde hafızalardan silinmişti. Vakıf binasının yıkılması, Zonguldak'ın savaş yıllarındaki savunma refleksini ve askeri tarihini yeniden şehrin merkezine taşımış oldu.