TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından düzenlenen 24. Türkiye Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi kapsamında “Zonguldak Taşkömürü Havzasında Rödövans Uygulaması” konulu panel düzenlendi.

Panelde konuşan Zonguldak Barosu avukatlarından Meral Çolak, TTK’nın rödövans uygulamasının hukuki niteliği, kamu açısından ortaya çıkan sonuçlar ve özel maden şirketlerinde çalışan işçilerin yaşadığı mağduriyetler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Çolak: Zonguldak’taki uygulama rödövans değil

Çolak’ın değerlendirmesinin merkezinde, TTK’nın 1 No’lu ruhsatı ile bu ruhsat içerisinde faaliyet gösteren özel şirketlerin hukuki statüsü yer aldı.

Maden Kanunu’nun 5. maddesindeki ruhsat haklarının bölünmezliği ilkesine dikkat çeken Çolak, TTK’nın 1 No’lu ruhsatının tek bir ruhsat olarak TTK’nın uhdesinde bulunduğunu belirtti.

Çolak’a göre, rödövans uygulanacaksa özel şirketlerin faaliyet göstereceği alanların hukuken ayrı ruhsatlarla tanımlanması gerekiyor. Ancak Zonguldak’taki uygulamada TTK’nın ruhsatı bölünmeden, ruhsat içerisindeki 22 ayrı alan “saha” olarak tanımlanıyor ve özel maden şirketleri bu sahalarda faaliyet gösteriyor.

Çolak, tek ruhsat içerisindeki bu alanların özel şirketlere verilerek uygulamanın “rödövans” olarak adlandırılmasının Maden Kanunu’na aykırı olduğunu savundu.

“Tek ruhsatta 22 özel şirket hukuken olamaz!

Çolak, sorunun yalnızca sözleşmeye verilen isimden ibaret olmadığını belirterek, bir sözleşmenin “rödövans sözleşmesi” olarak adlandırılmasının tek başına hukuki niteliğini belirlemeyeceğini ifade etti.

Çolak’a göre, TTK’nın tek ruhsatı içerisinde yer alan 22 alanın bağımsız ruhsatları bulunmadan özel şirketler tarafından işletilmesi, “rödövans” olarak adlandırılan uygulamanın hukuki niteliğini tartışmalı hale getiriyor.

İşçi ve kamu açısından mağduriyet

Çolak, uygulamanın yalnızca teknik bir ruhsat ve sözleşme tartışması olmadığını, işçiler ve kamu açısından da sonuçlar doğurduğunu savundu.

Özel şirketlerin kapanması veya mali yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde işçilerin ücret, kıdem ve diğer tazminat alacaklarını tahsil etmekte mağdur olabildiğini belirten Çolak, maden kazalarında yaşanan ölümler ve yaralanmalar bakımından da ruhsat sahibinin sorumluluğunun önem taşıdığını ifade etti.

“Devlet de alacağını tahsil edemiyor”

Çolak, özel şirketlerin kapanması veya borçlarını ödeyememesi halinde vergi ve SGK alacaklarının da tahsil edilemediğini söyledi.

Zonguldak Barosu bünyesinde Maden Komisyonu kurduklarını ve yaklaşık iki yıldır konu üzerinde çalışma yaptıklarını belirten Çolak, çok sayıda mağduriyet tespit ettiklerini ifade ederek şöyle konuştu:

“Baktı ki herkes mağdur. Başta işçiler olmak üzere mağdur, kamu kurumları vergi alacağını tahsil edemiyor. Sigorta alacaklarını tahsil edemiyor. İnsanlar kaçak göçer olmuşlar. Şirketlerin biri kapanıyor, diğeri açılıyor”

“Ortada bir kanunsuzluk olduğu açık ve net”

Çolak, TTK’nın 1 No’lu sahasındaki uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:

“TTK’nın bu 1 No’lu sahası içerisinde 5 ayrı Müessese Müdürlüğü ile kendi işçileriyle birlikte çalışıyor. Ancak aynı ruhsat içinde 22 ayrı özel maden şirketi de çalışıyor. TTK’nın ruhsatı bölünmeden, ruhsat içerisindeki alanların ‘saha’ olarak özel şirketlere verilmesi ve bu uygulamanın rödövans olarak adlandırılması Maden Kanunu’na aykırı. Ortada bir kanunsuzluk olduğu açık ve net” dedi.

Çolak: Sistem yeniden ele alınmalı

Çolak, rödövans uygulamasının hukuki zemininin yeniden değerlendirilmesi, özel şirketlere bırakılan alanların hukuki statüsünün netleştirilmesi ve ruhsat sahibi TTK’nın sorumluluklarının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.

Çolak’a göre, yapılacak düzenlemeyle hem kamu alacaklarının güvence altına alınması hem de özel şirketlerin kapanması veya faaliyetlerini sürdürememesi halinde işçilerin ücret, tazminat ve diğer hakları bakımından mağduriyet yaşamalarının önüne geçilmesi gerekiyor.

İşte Avukat Meral Çolak’ın Kömür Kongresi’nde ki sunumu ve çözüm önerileri;

RÖDÖVANS SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Maden Kanunu'nda rödövans sözleşmesinin herhangi bir tanımı yoktur.

Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesine göre, ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmelere rödövans sözleşmesi denir.

Rödövans sözleşmesi ile maden sahası işletme ruhsatına sahip olan kişi, maden işletme faaliyetini başka bir özel veya tüzel kişiye yaptırarak bunun karşılığında çıkan madenin her tonu karşılığında belli bir kira bedeli almaktadır.

Maden Haklarının Bölünmezliği İlkesi

Maden Kanunu Madde 5: Maden Kanunu m. 5/1 uyarınca maden işletme ruhsatı hakları hisselere bölünemez ve ruhsat tek bir gerçek veya tüzel kişiye ait olur.

Buradaki temel amaç; kamu yararı bulunan madenlerin rasyonel, planlı ve teknik gerekliliklere uygun şekilde tek elden işletilmesini teminat altına almaktır.

Ruhsat sahibinin sahada bizzat üretime devam ederken diğer yandan üçüncü kişilere aynı sahada maden çıkarma hakkı vermesi bu ilkeye doğrudan aykırıdır.

Geçerli Rödövansın İki Şekli

1. Sahaya Hiç Girmeme: Ruhsat sahibi üretim faaliyetinde bulunmaz; sahayı tamamen rödövansçıya bırakır. Kendisi işçi istihdam etmez.

2. Sahadan Tamamen Çekilme: Ruhsat sahibi sahayı açmış olsa bile işletmeyi devrederek elini çeker; yalnızca ürünü tartıp denetleyecek personel bulundurur.

TTK Genel Müdürlüğü 1 Nolu Saha

Zonguldak Taşkömürü Havzasındaki Kandilli ile Kuruçaşile arasında kalan alan 1 Nolu Saha olarak adlandırılmış ve IR: 8030 (s: 72582) sayılı tek bir ruhsata bağlanmıştır.

TTK Genel Müdürlüğü bu sahanın tamamı için tek işletme ruhsatı ve işletme iznine sahip olup, 5 müessese müdürlüğüyle doğrudan kendi işçileriyle üretime devam etmektedir.

Havzadaki Uygulama ve Mevzuattaki Tarihsel Gelişim

Ekonomik olmayan yüzeye yakın kömürlerin çıkarılması amacıyla yasal dayanak olmaksızın ilk rödövans uygulaması başlatıldı.

1988: Başlangıç: Ekonomik olmayan yüzeye yakın kömürlerin çıkarılması amacıyla yasal dayanak olmaksızın ilk rödövans uygulaması başlatıldı.

2004: Ek 1. Madde : TTK Maden Kanunu kapsamına alındı. Ereğli havzasında kömürü işletme ve işlettirme yetkisi verildi; sözleşmeler yenilendi.

2015: Ek 7. Madde : Yeraltı kömür işletmelerinde rödövans genel olarak yasaklandı, ancak kamu kurum ve kuruluşları bu yasaktan istisna tutuldu.

2019: Ruhsat Bölme: 7164 s. Kanunla TTK'ya ruhsat sahasını bölerek yeni ruhsat alarak ihale etme yetkisi tanındı; ancak 2004 sözleşmeleri geçerli kaldı.

1 Nolu Saha Fiili Durum

Bu sahada 2004 yılında yenilenen sözleşmeler ve süre uzatım protokolleriyle özel firmalar da halen üretim yapmaktadır. Ancak bu sözleşmelerde belirtilen koordinatlar için ayrı bir işletme ruhsatı veya izni yoktur.

Maden Dairesinde bağımsız tescili bulunmayan koordinatların, kurumca "saha" olarak adlandırılması, yargıda ve uygulamada ciddi kavram yanılgılarına neden olmuştur.

Sözleşmelerin Hukuki Niteliği

TBK m. 27 Hükümsüzlük: Maden Kanunu m. 5'in emredici "bölünmezlik" ilkesine uygun olmayan sözleşmeler, Türk Borçlar Kanunu m. 27 kapsamında kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan kesin olarak hükümsüzdür.

Normlar Hiyerarşisi: Maden Yönetmeliği m. 101/5 ile kamu kurumlarına çoklu rödövans istisnası getirilmişse de, Kanunun açık yasağı yönetmelikle aşılamaz. Düzenleme normlar hiyerarşisine aykırı ve geçersizdir.

İsimlendirme Yanılgısı: Bir sözleşmenin başlığının "Rödövans Sözleşmesi" olması ona hukuki geçerlilik kazandırmaz. Yargı, sözleşmenin ismine değil, tarafların kurduğu fiili ve hukuki ilişkinin esasına bakmalıdır.

Hukuki Ölçüt

Ruhsat Sahibinin Durumu Hukuken Geçerli Rödövans Sözleşmesi İçin: Sahada üretim yapmaz, üretime yönelik personeli bulunmaz ve sahadan tamamen çekilir. TTK 1 Nolu Sahadaki Fiili Durumu ise: 5 Müessese ile sahada bilfiil üretime devam etmekte, kendi işçilerini çalıştırmaktadır.

Hukuki Ölçütte Sahanın Ruhsat Statüsünde Hukuken Geçerli Rödövans Sözleşmesi İçin ise; Devredilen alan bağımsız maden siciline kayıtlı, tescilli ayrı bir ruhsatlı sahadır. TTK 1 Nolu Sahadaki Fiili Durumu ise: Ayrı ruhsat ve işletme izni olmayan, kurumca belirlenmiş koordinatlardan ibarettir.

Hukuki Ölçütte İş Hukuku Sorumluluğu Hukuken Geçerli Rödövans Sözleşmesi İçin; Rödövansçı bağımsız işveren sayılır, asıl-alt işveren ilişkisi doğmaz. TTK 1 Nolu Sahadaki Fiili Durumu ise: Rödövans şartları taşınmadığından İş Kanunu m. 2 uyarınca asıl-alt işveren ilişkisi kurulur.

Hukuki Ölçütte Mevzuata Uygunluk Hukuken Geçerli Rödövans Sözleşmesi İçin Maden Kanunu 5. maddesindeki hakların bölünmezliği ilkesine tam uyumludur. TTK 1 Nolu Sahadaki Fiili Durumu ise: Maden Kanunu m. 5'e aykırı olup TBK m. 27 gereğince hukuken hükümsüzdür.

Asıl-Alt İşverenlik ve Muvazaa Denetimi

Taşkömürü üretimi TTK'nın ana statüsünde belirtildiği gibi asıl işidir. Yasa hükmü gereğince uzmanlık ve teknolojik zorunluluk bulunmaksızın asıl iş alt işverene devredilemez.

Geçerli bir rödövans kurulamadığından aralarındaki ilişki asıl-alt işveren niteliğindedir.

İş Kanunu m. 2’ye göre muvazaa denetimi uyarınca çalışanlar baştan itibaren TTK işçisi sayılmalıdır.

Sözleşmelerin İş Hukuku Kapsamında Değerlendirilmesi

Geçersiz kılınan sözleşmelerin ardından işçilerin hak kaybını önlemeye yönelik olarak asıl-alt işverenlik tespit edilerek kurumun hukuki sorumlulukları belirlenmelidir.

Emsal Yargı Kararları

Soma İş Mahkemesi (2014/86 E., 2015/426 K.): Ruhsat sahibi Ruhsat sahasından el çekmediği durumlarda tarafların sözleşmeye verdiği isim ne olursa olsun, İş Kanunu m.2 kapsamında taşeronluk incelemesi yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi (2016/2311 E., 2016/14268 K.): Aynı maden ve işletme ruhsat sahası içinde faaliyet gösteren kamu kuruluşu (TKİ) ile işletici şirket arasındaki ilişkinin rödövans değil asıl-alt işveren ilişkisi olduğu tescil edilmiştir.

Yargı kararları, geçerli bir rödövans olmadığı takdirde ruhsat sahibinin, Asıl İşveren olarak işçilik alacaklarından, SGK primlerinden ve kanundan doğan alacaklardan müteselsil sorumlu olduğunu göstermektedir.

SONUÇLAR VE ÖNERİLER

1. Zonguldak Taşkömürü Havzasında TTK Genel Müdürlüğü’nün ruhsatı bölme yetkisinin verildiği 4.2.2019 tarihine kadar 1 ve 2 nolu olmak üzere 2 adet ayrı ruhsatlı taşkömürü sahası bulunmaktadır.

Bu çalışmanın konusu, 1 Nolu Saha olarak adlandırılan IR:8030 (s:72582) numarası ile sicile kayıtlı olan sahadaki rödövans adı verilen uygulamadır.

2. Literatürde ve yargı kararlarında, işletme hakkının devrine ilişkin geçerli bir rödövans sözleşmesi

Muammer Balcı’nın cenaze programı belli oldu
Muammer Balcı’nın cenaze programı belli oldu
İçeriği Görüntüle

için devrin iki şekilde olabileceği kabul edilmektedir.

Birincisi, ruhsat sahibi ruhsat sahasında işletme ve üretim yönünden bir faaliyette bulunmadan işletme ruhsatını üçüncü kişiye devretmektedir.

İkincisi ise ruhsat sahibi maden sahasındaki üretime yönelik faaliyetini durdurmakta, üretime yönelik işçi istihdam etmemekte ve sahadan tümüyle çekilerek işletme hakkını üçüncü kişiye devretmektedir.

3. Yargı kararlarına göre; Maden ruhsat sahibinin birden fazla maden sahası varsa her bir maden sahasının işletme hakkını değişik kişilere rödövans karşılığı verebilir. Böyle bir durum, Maden Kanunu'nun 5. maddesindeki ‘hakların hisselere bölünmezliği’ hükmüne aykırı değildir. İşletme ruhsatı; işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesidir. Rödövansçıya devredilen, sadece işletme hakkıdır. İşte, bu işletme hakkının hisselere bölünmesi Maden Kanunu tarafından yasaklanmıştır. Rödovans sözleşmesiyle rödovansçı bir maden sahasını işletirken diğer maden sahalarını maden ruhsat sahibi işletebilir.

Maden Kanunu 5/1. Maddesi, maden ruhsatının başka kişilere hisselere bölünerek verilemeyeceğini bir bütün halinde devredilmesi gerektiğini belirtmektedir.

4. TTK Genel Müdürlüğü 1 Nolu maden ruhsat sahasının tamamında tek bir işletme ruhsatına sahip olup kendi üretim işçileri ile bu sahada üretim faaliyetine devam ederken, yine bu saha içerisinde yeralan ve ayrı işletme ruhsatı bulunmayan, koordinatları belirtilen yerlerde Rödövans Sözleşmesi adı verilen sözleşmelerle özel sektör firmalarının da üretim faaliyetlerinde bulunmalarına izin vermiştir.

Bu şekilde yapılan sözleşmelere konu olan koordinatların ayrı işletme ruhsatlarının olmaması bu sözleşmelerin geçerli rödövans sözleşmesi olarak kabul edilmelerini engellemektedir.

5. Geçerli rödövans sözleşmesi için 14.2.2019 tarih 7164 sayılı yasanın 20. Maddesi ile 3213 Sayılı Maden Kanunu Ek 1. Maddesinde yapılan değişiklik, kuruma sahip olduğu ruhsatlarını bölme yetkisi vermiştir.

6. TTK Genel Müdürlüğü bu yasa değişikliğinden sonra Ana Statüsünde “uhdesinde bulunan ruhsatlarını bölerek yeni ruhsat talep etmek ve bu ruhsatları ihale etmek” şeklinde değişiklik yapmıştır.

7. Havzada hukuken geçerli rödövans sözleşmeleri yapılabilmesi için özel sektöre açılacak sahalar 1 Nolu Sahadan ayrılarak bağımsız işletme ruhsatı ve işletme iznine kavuşmalı, TTK bu sahalardan tamamen çekilmelidir.

8. Bu durumda 14.2.2019 tarih 7164 sayılı yasanın 20. Maddesi ile 3213 Sayılı Maden Kanunu Ek 1. Maddesinde yapılan değişiklik öncesi yapılmış olan sözleşmelerin ve protokollerinin, Maden Kanununun 5/1. maddesinde düzenlenmiş olan “maden haklarının bölünmezliği” ilkesine aykırı olduğunun kabul edilmesi gerekir.

9. Bu kabul TTK Genel Müdürlüğü ile özel sektör firmaları arasındaki ilişkinin geçerli rödövans sözleşmesi değil hizmet alımı olarak asıl-alt işveren ilişkisi olduğunun da kabulünü ve muvazaa denetimi yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

10. Böylece, 2004 yılından sonra yapılan sözleşmeler ile bu sözleşmelere dayalı süre uzatılmasına ilişkin protokollerle faaliyette bulunan firmalarda çalışan işçilerin alacaklarının tahsili, güvenli çalışma ortamının sağlanması, kayıt dışı üretim ve istihdamın önüne geçilmesi, denetimsiz kontrolsüz üretim yapılması engellenerek gerçek rezerv bilgilerinin korunması ve sağlıklı bilgi aktarımı sağlanması mümkün olacaktır. Ayrıca kamu alacaklarının tahsili ile ilgili kayıplar da engellenecektir.

10. Asıl işveren olarak TTK Genel Müdürlüğünün iş sözleşmelerinden ve yasadan doğan alacaklardan sorumlu olmasının kuruma yükleyeceği külfetin de firmalarla yapılan sözleşmelere teminat alınması şartı eklenerek aşılması mümkündür.