Ankara’da emeklilerin hak taleplerini dile getirdiği eylem sırasında hayatını kaybeden emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’na başsağlığı dileyen Erol, emeklilerin “geçinemiyoruz” şeklindeki feryadının görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Erol açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün Emekliler Derneğimizi ziyaret ederek, yıllarca ülkemize hizmet etmiş emekli büyüklerimizle bir araya geldik. Onların sorunlarını, beklentilerini ve özellikle hayat pahalılığı karşısında yaşadıkları geçim sıkıntısını bir kez daha doğrudan kendilerinden dinledik.
Ancak bu ziyaretimizi, Ankara’dan gelen ve hepimizi derinden sarsan acı bir haberin gölgesinde gerçekleştirdik.
Ankara’da emeklilerin hak taleplerini dile getirdiği eylem sırasında emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzmüştür. Merhum Ali Şekeroğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve bütün emekli camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Bu acı hadise üzerinden siyasi polemik üretmek doğru değildir. Ancak emeklilerimizin ‘geçinemiyoruz’ diye yükselen sesini de görmezden gelmek mümkün değildir.
Bugün mesele yalnızca maaş meselesi değildir. Mesele, bir ömür çalışmış insanların hayatlarının son dönemlerinde kimseye muhtaç olmadan, başları dik ve insan onuruna yaraşır şartlarda yaşayabilmesi meselesidir.
Emekli; kirasını mı ödeyeceğini, faturasını mı yatıracağını, ilacını mı alacağını, mutfağının ihtiyacını mı karşılayacağını hesaplamak zorunda bırakılmamalıdır.
Bir ülkede yıllarca devletine ve milletine hizmet etmiş insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa, burada hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ciddi bir sosyal mesele vardır.
Buradan hükümete çağrıda bulunuyoruz:
Emeklilerimizin taleplerini sadece bütçe rakamları üzerinden değerlendirmeyin. Çarşıya çıkın, pazara gidin, kiralara bakın, mutfaktaki yangını görün. Emeklinin gerçek hayat şartlarını esas alan kalıcı bir gelir politikası oluşturun.
Görevdeki memurlara verilen ancak emekli aylıklarına aynı şekilde yansımayan seyyanen ödemenin oluşturduğu gelir farkı da emeklilerimizin en önemli taleplerinden biridir. Bu konuda emeklilerimizin beklentileri dikkate alınmalı ve adil bir çözüm ortaya konulmalıdır.
Biz Saadet Partisi olarak şunu söylüyoruz:
Bir ülkenin büyüklüğü yalnızca açıkladığı ekonomik rakamlarla değil; emeklisinin, işçisinin, memurunun ve dar gelirli vatandaşının nasıl yaşadığıyla ölçülür.
Emeklilerimiz bu ülkenin yükü değil, bugünlere gelmesinde emeği bulunan insanlardır.
Onların istediği ayrıcalık değildir.
İstedikleri; yıllarca verdikleri emeğin karşılığında insanca yaşayabilecekleri bir gelir ve onurlu bir emekliliktir.
Emeklimizin sesini duymak, taleplerine kulak vermek ve çözüm üretmek zorundayız.
Saadet Partisi olarak emeklilerimizin haklı taleplerinin ve insan onuruna yaraşır bir yaşam mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.”




