Üç gün sürecek kongrede kömür işletmeciliğinin sorunları, maden hukuku, iş güvenliği, üretim ve tüketim politikaları, özelleştirme ve madencilik teknolojileri ele alınıyor.

Yaklaşık 400 delegenin katıldığı kongrede 26 firma tarafından 32 stant açıldı.

“Kağıt üzerindeki patron” tartışması

Kongrede sektörün yapısal sorunları konuşulurken, Zonguldak’ta özel madencilik işletmelerindeki fiili sahiplik ve işçi alacakları da yeniden gündeme geldi.

16 Şubat’ta Gelik beldesindeki özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte iki işçinin hayatını kaybettiği davanın son duruşmasında, ocağın resmi sahibi olarak görünen Halil Demiröz’ün ifadeleri dikkat çekmişti.

Üniversite öğrencilerine sıcak çorba ikramı
Üniversite öğrencilerine sıcak çorba ikramı
İçeriği Görüntüle

Demiröz, ilk duruşmada “Kanunen yetkili benim ancak ocak üzerinde söz sahibi değilim. Sadece 150 bin TL maaş karşılığı çalışıyorum” derken, sonraki duruşmada “Maden ocağı benim” dedi. Hakimin önceki ifadesini hatırlatması üzerine ise avukatının salonu terk etmesinin ardından psikolojisinin bozulduğunu ve bu nedenle böyle söylediğini belirtti.

Duruşmada ortaya çıkan bu ifadeler, sektördeki “resmi patron-fiili patron” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Rödövans sistemi tartışılıyor

Zonguldak’ta TTK’ya ait sahaların rödövans yöntemiyle özel şirketler tarafından işletilmesi de uzun süredir tartışılan konular arasında bulunuyor.

Eleştirilerin odağında, borçlanan veya faaliyetini sürdüremeyen şirketlerin ardından işçilerin ücret ve tazminat alacakları ile devletin vergi ve SGK alacaklarının nasıl tahsil edileceği bulunuyor.

Zonguldak Barosu avukatlarından Meral Çolak da geçmişte yaptığı değerlendirmelerde rödövanslı sahalardaki uygulamaların işçiler ve kamu açısından oluşturduğu mağduriyetlere dikkat çekmiş, Zonguldak'ta ki hileli düzeni "Kanunsuzluğun meşruluğu sayıldığı kent" olarak yorumlamıştı.

Çözüm merciindeki iktidar milletvekilleri yok!

Sektörün sorunlarının ve çözüm önerilerinin ele alındığı kongrede AK Parti Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı ve Ahmet Çolakoğlu’nun bulunmaması ise dikkat çekti.

Özellikle Ahmet Çolakoğlu’nun TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyesi olması nedeniyle kongrede yer almaması eleştiri konusu oldu.

Kömürün geleceğinin, maden hukukunun, iş güvenliğinin ve sektörün yapısal sorunlarının konuşulduğu kongrede, Zonguldak’ın siyasi temsilcilerinin bulunmaması Zonguldak'ın sahipsiz bir şehir olduğu eleştirilerini de yeniden gündeme taşıdı.