Yeniden Refah Partisi Zonguldak İl Başkanı Necdet Sarı, beraberindeki Üretim Kurulu üyeleri ve il başkan yardımcılarıyla Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni (ZGC) ziyaret etti. Sarı, kentte bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin yaralandığı Kadırga Yokuşu’ndaki göçükten imar uygulamalarına, kentsel dönüşümden otopark sorununa kadar çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.
“İhmali ve yanlışı olan kişilerin cezasını çekmesi gerekir”
Göçükte hayatını kaybeden vatandaş için başsağlığı, yaralı için geçmiş olsun dileklerini ileten Sarı, olayın nedenlerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi. İlgili kurumların sorumluluklarının incelenmesini isteyen Sarı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Faciada vefat eden kardeşimize Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşımıza da acil şifalar diliyorum. Bu tür olayların yaşanmaması gerekir. Olayla ilgili sorumlu görülen kişilerin gözaltına alındığını ve sorgulandığını öğrendik. Ancak burada esas mesele, olayın neden kaynaklandığının iyi tetkik edilmesidir. İhmali ve yanlışı olan kişilerin cezasını çekmesi gerekir.
Bu tür olaylar yaşanmadan önce tedbir alınmalıdır. Ne yazık ki bu tedbirlerin geç alındığı görülmektedir. İlk bakışta belediyenin, valiliğin ve ilgili il müdürlüklerinin eksiklikleri göze çarpmaktadır. Konuyla ilgili detaylı raporlar tutulup kamuoyuyla paylaşıldığında doğru bilgilendirme sağlanmış olacaktır. Adaletin bir an önce hızlı bir şekilde yerine getirilmesi şarttır. Suçlama yapmak gideni geri getirmez ancak bundan sonraki süreçte ve diğer inşaat çalışmalarında benzer olayların yaşanmasını engeller. Bu nedenle hem Sayın Valimizin hem de belediyemizin tedbirli ve temkinli bir şekilde bu işin üzerine gitmesini bekliyoruz.”
“Şehir hafızası ranta kurban edilemez”
Zonguldak’ın tarihi kimliğinin korunması gerektiğini belirten Sarı, kentsel dönüşümün yalnızca binaları yıkıp yeniden yapmak olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Tarihi yapıların korunması için devletin kaynak ayırmasını isteyen Sarı, şu değerlendirmede bulundu:
“Zonguldak eski bir şehir ve kentsel dönüşüme kesinlikle ihtiyaç var. Ancak dönüşüm yapılırken kentin tarihe ışık tutan yapılarının korunması ve şehir hafızasının ortadan kaldırılmaması gerekir. 'Her şeyi yıkalım, yeniden yapalım' anlayışı doğru değildir.
Eski binaların restore edilmesi için devletin kaynak aktarması şarttır. Kültür varlığı olarak nitelendirilebilecek binaların restorasyonunu devlet üstlenmelidir. Bu süreç vatandaşa bırakıldığında rant meselesine dönüşebilmekte; binalar atıl kalmakta, yıkılmakta veya yangınlar sonucu yok olmaktadır. Restorasyon gerektiren yapılar devlet eliyle ayakta tutulmalıdır. Tehlike arz eden yerleşim alanlarında ise vatandaş mağdur edilmeden kentsel dönüşüm hızla uygulanmalıdır.”




