CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can’ın açıklaması şöyle: TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 verileri, Türkiye’de milyonlarca yurttaşın içine itildiği ekonomik tabloyu bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.
Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 37 bin 801 TL.
Yoksulluk sınırı 123 bin 130 TL.
Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 885 TL.
Peki 2026 yılında net asgari ücret ne kadar?
28 bin 75 TL 50 kuruş!

Asansör üç kat aşağı düştü: Bir kişi yaralandı
Asansör üç kat aşağı düştü: Bir kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

Yani asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafını karşılamaya bile yetmiyor. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyetinin dahi yaklaşık 20 bin 809 TL altında kalıyor.
Burada artık “geçim sıkıntısı”ndan söz etmiyoruz.
Burada açıkça yoksullaştırılan milyonlarca insandan söz ediyoruz.
İnsanlar maaşlarını aldıkları gün borçlarını düşünüyor.
Markete girerken hesap yapıyor.
Et, peynir, meyve-sebze artık alışveriş listesinden değil, hayal listesinden çıkıyor.
Çocukların beslenme çantası, emeklinin pazarı, işçinin mutfağı; ekonomik politikaların bedelini her gün biraz daha ağır ödüyor.
Üstelik TÜRK-İŞ verilerine göre mutfak enflasyonu Eylül ayında aylık yüzde 1,10, yıllık yüzde 35,14 oldu.

Sormak gerekiyor:
Bir ülkede dört kişilik ailenin açlık sınırı asgari ücreti geçmişse,
çalışan insan yoksulluk sınırının yanına bile yaklaşamıyorsa,
bekâr bir işçinin yaşam maliyeti aldığı ücreti ezip geçiyorsa;
Bu düzen kimin için çalışıyor?
Vatandaşa “sabredin” demek kolaydır.
Ama pazarda fileyi dolduramayan anneye, çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan babaya, ay sonunu getiremeyen emekliye sabır tavsiye ederek ekonomi yönetilemez.
Artık rakamlarla oynayarak, pembe tablolar çizerek, “enflasyon düşüyor” diyerek vatandaşın mutfağındaki yangın gizlenemez.
Çünkü vatandaşın enflasyonu TÜİK’in tablosunda değil, market kasasında ölçülüyor.
Buradan açıkça söylüyoruz:
İnsanca yaşanacak ücret istiyoruz.
Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasını kabul etmiyoruz.
Emeklinin, işçinin, memurun ve dar gelirlinin gelirinin gerçek yaşam maliyetine göre düzenlenmesini istiyoruz.
Ücretlerin enflasyon karşısında ezdirilmesine son verilmesini istiyoruz.
Çünkü çalışanın aç kaldığı, emeklinin geçinemediği, çocukların temel ihtiyaçlarının aile bütçesini aştığı bir tablo ekonomik başarı değil, ağır bir sosyal sorundur.
Ve artık bu sorunun adı konulmalıdır:
Yoksulluk kader değildir.
Yoksulluk bir yönetim tercihinin sonucu haline getirilemez.