Ailede yaşanan bir takım sağlık sorunları ve bu nedenle şehir dışında olduğum için bir süre köşe yazılarıma ara vermek zorunda kaldım.

Tabi bu durum bazı kesimleri sevindirirken, bazı kesimler de bu durumdan başka sonuçlar çıkarmaya çalışmışlar.

Maalesef insanların düşüncelerine pranga vuramıyoruz.

Ama bizim düşüncelerimize pranga vurmak isteyen çok kişi olduğunu bir kez daha gördük bu süreçte.

Öyle ki kamu yararı gözeterek yazdığımız haber ve makaleler nedeniyle, bol sfırlı tazminat davalarına maruz kalıyoruz.

Çeyrek milyonluk, yarım milyonluk manevi tazminat davaları.

Zaten ben köşe yazılarımda defalarca altını çizip, yasa ve yönetmelikleri tanımayanlar hakkında yazdıklarımız nedeniyle adliye koridorlarını arşınlayacağımızı ifade etmiştim.

Sorun değil, biz ne yazdığımızı biliyoruz. Yaptığımız işin risklerinin de gayet iyi farkındayız.

Haftalarca Ereğli Devlet Hastanesi ile ilgili iddiaları, yorum ve şikayetleri gündemde tutmaya çalıştık.

İddiaların ve şikayetlerin odağında yer alan hastane yöneticisi Ercan Yirmibeşcik hakkımda şikayette bulundu.

Hakim, Yargıtay kararlarını gerekçe göstererek, ders niteliğinde, 'kovuşturmaya yer yoktur' kararı verdi. Ayrıca bu konu ile ilgili Sağlık Müdürlüğü'nün soruşturması devam ediyor.

İnsanı üzen, somut deliller ışığında yapılan haberler karşısında, devletin bürokratlarının görevlerinin gereğini yapmaması.

Mesela Ereğli Belediyesi sahilde, kaymakamlık konutuna 200 adım mesafede, devletin gözünün önünde imar dışı alana balık lokantası inşa ediyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürlüğü şikayet üzerine konuyu inceliyor ve ön araştırmacı şehir plancısı Utku Başar 2021 yılında bir rapor hazırlıyor.

Ön Araştırmacı Şehir Plancısı Utku Başar raporunda; Kdz. Ereğli Belediyesi'nin sahilde inşa ettiği balık lokantası binasının imar dışında deniz dolgu alanına, imarı olan yan parselden ruhsat kesildiğini net bir şekilde tespit ediyor. Ayrıca, balık lokantası binasının inşaatının ihale ilanında yapılacağı belirtilen adtes ile inşaatın yapıldığı adresin farklı olduğunu da raporunda belirtiyor.

Raporunun sonuç bölümünde ise, 'Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı yetkilileri hakkında yeterli delile rastlandığından 4483 sayılı yasaya göre ön inceleme yapılmasına gerek olduğu kanaatiyle gereğini takdirlerinize arz ederim' ifadelerini kullanıyor.

Devletin memuru görevini layığıyla yapmış. Suçun delillerini bulmuş ve üst makama iletmiş.

Peki, 'sonra ne olmuş' dersiniz?

Raporunda yazıldığı gibi kalmış.

Kdz. Ereğli Belediyesi başka parselden kestiği ruhsatla, ihale ilanında gösterdiği sahte adresle balık lokantası binasının inşaatını tamamlamış.

Sonra da yine sahte bir adres üzerinden ihaleye çıkararak, sahiplerinin Başkan Halil Posbıyık ile akrabalık bağı olan bir şirkete kiraya verilmiş.

Şu anda da bu ruhsatı sahte, adresi sahte balık lokantası Savarona Restorant olarak faaliyet gösteriyor.

Devletin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürlüğü seyrediyor.

Devletin Kaymakam'ı seyrediyor.

Devletin Vali'si seyrediyor.

Yahu, kenti imar etmekle sorumlu bir belediye, denizin içine kaçak inşaat yapar mı?

Hadi diyelim yaptı...

Devlet bu kaçak yapıya nasıl göz yumar, seyirci kalır?

İşte hal böyle olunca, gazeteci olarak görevinizi yapsanız da yetmiyor.

Haber yetmiyor.

Makale yetmiyor.

Belge yetmiyor.

Şimdi de elimizde dosya, adliye koridorlarında uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Devletin ilgili kurumlarının yöneticileri, Kdz. Ereğli Belediyesi'ne zamanında gereğini yapmadığı için, denizin içine balık lokantası yapanlar, şimdi de park alanına kafeterya inşa edip, kiraya verdiler.

Ne de olsa, Kdz. Ereğli Belediyesi'ne devletin yasa ve yönetmeliklerini uygulayan yok!..

Diğer taraftan, Kdz. Ereğli Organize Sanayi Bölgesi'nde de bir başka olay yaşanıyor.

Veli'nin başkanı olduğu Kdz. Ereğli OSB'de çevre kirliliği yaşanıyor.

Bazı Sanayi kuruluşları, zaman zaman Kdz. Ereğli OSB içinden akan dereye zararlı atık bırakıyor.

Balıklar ölüyor...

Doğal yaşam, tarım arazileri ve halk sağlığı tehdit ediliyor...

Yöre halkı ve çevreciler defalarca bu durumu şikayet ediyor...

Jandarma tutanaklar tutuyor...

Çevre Şehircilik ekipleri her defasında kirlettiler dereden ve Sanayi kuruluşlarından numuneler alıyor...

Ama hikmetse, devletin Valisi'nin başkanı olduğu OSB'de çevre kirliliğine sebep olanlar bir türlü bulunamıyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürlüğü bir türlü aldığı numunelerin analiz sonuçlarını ısrarla açıklamıyor.

Bakın, iki örnek haber spotu paylaşmak istiyorum;

"Mersin'de zeytin atık suyunu Göksu Nehri'ne deşarj eden işletmeye 1.3 milyon TL ceza kesildi."

"Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğü ekipleri, kentte toplanan atıkların Tarsus’ta ormanlık alana ve Yenişehir’de kurumuş dere yatağına döküldüğünün tespit edilmesi üzerine Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir Belediyesi’ne ayrı ayrı 1 milyon 869 bin TL idari para cezası uyguladı. Olayla ilgili sorumlular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu."

Görüyor musunuz?

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Mersin İl Müdürlüğü, özel sektör, belediye dinlemeden yasa ve yönetmelikleri nasıl da uygulayıp, kamuoyu ile paylaşıyor?

Mersin'deki de devletin bürokratı, Zonguldak'taki de...

Ama Mersi'ndeki bürokrat görevini yaparken, Zonguldak'taki bürokrat analiz sonuçlarını ve uyguladığı yaptırımları devlet sırrı gibi saklıyor.

Biz de görevimizi yapıp, kamu yararını gözetelim derken, milyonluk tazminat davalarına maruz kalıyoruz.

Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu, dün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle basın emekçilerine bir araya gelmiş ve burada yaptığı konuşmada, 'Gazetecilik kutsal bir kamu görevidir' demiş.

İşte biz gazeteciler, bu kutsal kamu görevini yapmaya çalışırken, görevini layığıyla yapmayan bürokratlar nedeniyle binbir türlü mücadele veriyoruz.

Sayın Vali Bey;

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürlüğü, Kdz. Ereğli Belediyesi'nin imar dışı deniz dolgu alanı üzerindeki yapılaşmasına beden seyirci kaldı?

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürlüğü, başkanı olduğunuz Kdz. Ereğli OSB içinde yaşanan Çevre kirliliği ile ilgili iddialar karşısında neden sessiz kalıp, analiz sonuçlarını ve uyguladığı yaptırımları kamuoyu ile paylaşmıyor?

Lütfen, şu konulara bir el atın ve bizi bu binbir türlü mücadeleden, devletin kurumunu şaibe altında, başkanı olduğunuz OSB'deki firmaları da zan altında kalmaktan kurtarın.