Taşkömürü devletin ve milletin milli servetidir.

Zonguldak kömürü habzasındaki tüm sahalar ise Türkiye Taşkömürü Kurumu’na aittir.

Taşkömürü stratejik öneme sahip bir enerji kaynağıdır.

Ülke için stratejik öneme sahip olan taşkömurü üretimden, satışa kadar devletin yani, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun kontrolünde ve denetiminde olmalıdır.

Stratejik öneme sahip olan taşkömürü, Zonguldak'ta özel maden şirketleri aracılığı ile de yapılıyor.

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun ruhsatlı maden sahası içerisinde üretim yapan tahminin 30 kadar, belki de daha fazla özel maden ocağı var.

Kaçak maden ocaklarının sayısı ise net olarak bilinmiyor.

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun, özel maden işletmeleri ile nasıl bir ticari faaliyet yürüttüğünü ve nasıl bir üretim politikası olduğunu anlamaya çalışıyorum.

Günlerdir yazıyoruz.

Firma adı veriyoruz.

Vergi borcunu gündeme taşıyoruz.

İşin hukuki boyutunu anlayabilmek ve anlatabilmek için hukukçularla konuşuyoruz.

Geldiğimiz noktada çok büyük bir yolsuzlukla karşı karşıyayız diye hissediyorum.

Türkiye Taşkömürü Kurumu yönetimi ile özel maden şirketleri arasında çok çetrefilli bir ilişki var.

Öyle ki hem TTK'ya hem de devletin kurumlarına yüzmilyonlarca lira borcu olan şirketler, hala devletin maden sahasında taşkömürü çıkarıyor.

Özel sektör hangi ocakta, ne kadar taşkömürü çıkarıyor?

Özel sektörün Zonguldak’ta çıkardığı taşkömürü miktarı nasıl tespit ediliyor?

Her özel maden ocağının önünde kantar var mı?

Özel maden ocaklarında, kotrol dışı taşkömürü çıkarılabilir mi?

Bu sorulara cevap bulamıyoruz, çünkü işleyişi bilmiyoruz.

Bir sürü iddia ortaya atılıyor.

Özel maden ocaklarının üretim yaptığı sahalarda, kaçak ocakları olduğu, bu kaçak ocaklarda çıkarılan kömürün TTK ile çalışan özel şirketlere satıldığı öne sürülüyor.

Biz de bir taraftan bu iddiaları gündeme taşıyor, bir taraftan da TTK sahasında üretim yapan firmaları inceliyoruz.

Çarpıcı bilgi ve belgelere ulaşıyor, bu özel ocaklar meselesini gündemde tutmaya çalışıyoruz.

Çünkü ortada gözle görünen ciddi bir kamu zararı var.

Oluşmuş veya oluşması muhtemel yüzmilyonlarca, hatta milyarlarca lira kamu zararından söz ediyoruz.

Biz bazı özel madencilik şirketlerinin TTK'ya ve vergi dairesine olan borçlarının altını çiziyoruz ama ortada kayıt dışı bir taşkömürü üretimi olma ihtimali de çok yüksek.

İşte tam da bu ihtimalden dolayı, özel ocaklar çıkardıkları kömürü TTK'ya vermeli.

Zonguldak’ta taşkömürü satışı TTK eliyle yapılmalı. Çünkü sahanın da kömürün de sahibi devlet, yani Türkiye Taşkömürü Kurumu.

TTK ruhsat sahasında taşkömürü üretimi yapan özel ocaklarla ilgili yazılarımızın ardından, çarpıcı açıklamalar da peşpeşe gelmeye başladı.

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu;

'Özel sektöre devredilen bazı sahaların, bir çoğunun devlet eliyle işletilmesi gerektiğini buradan bir kez daha söylüyoruz' açıklamasını yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ise yaptığı açıklamada, 'madencilik alanında faaliyet gösteren işletmelerin denetlenmesi' gerektiğinin altını çizdi.

Zonguldak’ta faaliyet gösteren özel maden ocakları sadece iş sağlığı ve güvenliği konularında değil, ocak sahibi şirketler mali açıdan da çok sıkı bir denetime tabi tutulmalı.

Mesela, TTK'ya borcu olan veya eksik teminatı bulunan şirketlerin sözleşmeleri fesih edilmeli.

Mesela, devlete vergi borcu bulunan firmalara, TTK sahalarında üretim izni verilmemeli.

Mesela, devlete SGK prim borcu bulunan firmalara, TTK sahalarında üretim izni verilmemeli.

Mesela, TTK sahalarında üretim yapan firmaların üçüncü şahıslara devredilmesinin önüne geçilmeli.

Zonguldak’ta özel ocak sahibi firmalarla ilgili bu teknik ve mali denetimler hayata getirilmediğini sürece, devlete borç takarak, maden işçisine borç takarak, TTK'ya borç takarak haksız zenginleşen ENKA Madencilik gibi şirketlere ve Nazif Çoraman gibi tiplere daha çok tanık oluruz.

Biz iddiaları araştırmaya, bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürü'nü de açıklama yaparak, kamuoyunu aydınlatmaya davet ediyoruz.

Hiç bir devlet yetkilisi, devletin kömürünün çalınmasına, kamu zararı oluşmasına seyirci kalamaz.

Bir Nazif Çoraman, devletin kömürüyle zengileşip, devlete yüzmilyonlarca lira borç takip, elini kolunu sallaya sallaya lüks içinde hayatına devam edebiliyorsa...

Şapkasını önüne koyup, düşünmesi gereken çok bürokrat ve siyasetçi var demektir.