Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Kozlu, Üzülmez ve Karadon maden ocaklarında verilen “üretim durdurma” kararına ilişkin davada ikinci bilirkişi heyetinin raporu mahkemeye sunuldu.

Mahkeme tarafından oluşturulan ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) akademisyenlerinden oluşan ikinci bilirkişi heyeti, olumsuz rapor verdi!

Bilirkişi heyeti, Bakanlık müfettişlerinin tespitlerini esas alarak üretimin, eksiklikler giderilene kadar devam edemeyeceği yönünde görüş bildirdi.

Bu rapora göre; TTK’ya bağlı Karadon, Kozlu ve Üzülmez Müesseselerinde, Müfettişlerce belirtilen çalışmalar tamamlanmadan, üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi mümkün görülmedi.

Yani TTK’ya geçmiş ola!

Üretim modeli el değiştiriyor!

TTK’da üretimi durdurma kararına ilişkin davada bilirkişi heyetinin olumsuz raporu ile bahse konu eksikliklerin tamamlanması bir yılı bulur!

TTK tarihinde ilk kez üretim duruyor!

Ve Zonguldak’ta ilkler yaşanıyor!

Düşünebiliyor musunuz, Kömür sahalarının ruhsatına sahip olan TTK’da iş sağlığı ve güvenliğini etkileyecek eksiklikler tespit edildiği için Devlet kurumları tarafından üretim durduruluyor!

Devlet, kendi kurumuna karşı en sert refleksi gösteriyor.

Ve konu yargıya yargıya taşınıyor!

Ama asıl ruhsat sahibi olan TTK’nın ihaleye verdiği Rödövanslı sahalarda çalışan özel şirketler üretime devam ediyor!

Bu sahalarda grizu, göçük meydana geliyor, madenciler can veriyor ama üretim devam ediyor!

TTK’nın sahaları üçüncü şirketlere ‘devir’ maddesi de tıkır tıkır işliyor!

Devlete milyonlarca lira vergi borcu, sigorta borcu biriken şirketler bilinçli olarak batırılıyor!

Maden sahaları akraba yada çalışanlar üzerine kurulan yeni şirkete devrediliyor!

Batırılan şirkette çalışan maden işçileri maaşlarını, kıdem tazminatlarını alamadığı için Adliye’de hak arıyorlar!

Davaları kazanmalarına rağmen batık şirketlerden alacaklarını tahsil edemiyor, mağdur ediliyorlar!

Bir şirketi batırıyor, diğerini kuruyorlar!

Şirketler değişiyor, patronlar zenginleşiyor!

Oysa Devlet mağdur!

Madenci mağdur!

Hukuk, guguk oluyor!

Patronlar daha çok zenginleşiyor!

Kanunsuz düzen değişmiyor!

Birileri ihya oluyor, siyaset kurumu da bunlara çanak tutuyor!

Ama asıl ruhsat sahibi olan TTK’da üretim duruyor!

Bu ne demek biliyor musunuz?

TTK’da üretimin durması “güvenlik hassasiyeti” olarak sunulurken, rödövanslı sahalar ve bu sahalardaki göz yumulan kaçak ocaklarda yaşanan kazalar “münferit olay” gibi ele alınıyorsa, burada bir politika tercihi vardır.

Daha net söyleyeyim!

Zonguldak’ta kömür üretimi bitmiyor!
Üretim modeli el değiştiriyor!

Kamu zayıflatılırken, özel sektör madenciliğine geçiş yapılıyor!

Anladınız mı?

Bu tartışmalar sürerken, Zonguldak’ta madencilik alanındaki hukuki boşluklara dikkat çeken isimlerden biri de Avukat Meral Çolak oldu.

Avukat Meral Çolak, maden sektöründe yıllardır süregelen uygulamaların Baro, TTK ve ilgili kurumlar düzeyinde incelenmesi gerektiğini savunarak Zonguldak Barosu bünyesinde bir “Maden Komisyonu” kurulmasına ön ayak oluyor!

Ve Hukuki birliğin sağlanması çağrısında bulunuyor!

TTK, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ve siyasetçiler üç maymunu oynarken hukukçulardan önemli bir hamle geliyor!

Enteresan gelişmeler oluyor!

Süreci yakından takip ediyoruz!

Alkol yasak, 90 Bin lira maaş serbest!

Zonguldak’ın Devrek İlçesinde önceki gece münferit bir olay yaşanıyor!

İddiaya göre; Ramazan ayı olmasına rağmen alkol alan Devrek Belediyesi’nde çalışan bir personel, AK Devrek Gençlik Kolları Başkanı’nın aracına çarpıyor...

Olay yerine polis çağrılıyor, sürücünün ehliyeti alınıyor, cezası kesiliyor!

Ama Ak Parti Gençlik Kolları Başkanı, olayı Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’a mesaj atarak şikayet ediyor!

Özcan Ulupınar’da sorumlu müdürlere talimat veriyor!

“Kim bu Ramazan da alkollü? Çıkışını vein!” minvalinde talimat veriyor!

“Kim işe aldı” diye soruyor!

Önceki Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un akrabasının kayınçosu olduğu söyleniyor!

Özcan Ulupınar, çöp kamyonunun arkasına verilmesi talimatını veriyor!

“Beğenmezse çıkış verin” diye de ekliyor!

Özcan Bey’in hassasiyeti taktire şayan değil mi?

Dini konularda çok hassastır kendileri!

Hele ‘Beltülmal’a sahip çıkma konusunda kırmızı çizgileri vardır!

O yüzden siyasi yol arkadaşlarına çeşitli görevler vererek birine 90, diğerine 45 bin lira maaş veriyor!

Ramazan hassasiyeti var ama 90 bin liralık boş maaşa yok!

O yüzden FETÖ firarisi şirkete ‘Beytülmal’dan ödeme yapıp, sonra almak için mahkemeye veriyor!

CHP’li oldukları için yaklaşık 20 işçinin iddiasına göre mobbing sonucu emekli olmak zorunda kalıyor, haklarını mahkemede arıyorlar!

Hakeza Devrek esnafı da öyle!

İlçe Müftüsü nasıl bir fetva verir bu konuda?

Hocam, Özcan Ulupınar’ın uygulamaları caiz midir, değil midir?