Alaplı’nın Bektaşlar köyünde yaşanan olayın perde arkası şu: Fındık hasadı için Şırnak’ın Silopi ilçesinden Zonguldak’a gelen mevsimlik tarım işçileri ile köyün bazı gençleri arasında, su pınarının çevresindeki kirlilik nedeniyle bir tartışma yaşanmış.
Tartışma büyüdü, kısa süreli bir arbedenin ardından taşkınlık yaşanmış.
Zonguldak Valiliği de olayın münferit bir anlaşmazlıktan kaynaklandığını, herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığını ve adli soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Kaldı ki şiddete başvurduğu belirtilen bazı gençler gözaltına alındı.
Adli soruşturma sürüyor.
Peki sonra ne oldu?
Münferit bir tartışma alındı, “Türk-Kürt kavgası” ve “ırkçılık” başlıklarıyla ülke gündemine taşındı.
İşte asıl tepki gösterilmesi gereken nokta bu...
Yaklaşık 13 yıldır aynı ekiplerin Bektaşlar köyüne geldiği ve bugüne kadar benzer bir sorun yaşanmadığı belirtiliyor.
Bir çevre kirliliği tartışmasından toplumsal bir çatışma hikayesi çıkarmaya çalışmak fırsatçılıktır!
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden bazı siyasi figürlerin ve çok sayıda STK’nın adli bir vakayı “ırkçılık” olarak değerlendirmesi, kardeşi kardeşe kırdırmaya yönelik söylemler kullanması açıkça fırsatçılık ve provokasyondur.
Bu ülkenin insanlarını bir münferit olay üzerinden birbirine düşürmeye kimsenin hakkı yok.
Zonguldak, Türkiye’nin dört bir yanından insanın yıllardır aynı ekmeğin peşinde buluştuğu bir emek kentidir.
Bunun en büyük göstergelerinden biri de 11 ili etkileyen asrın felaketinde yaşandı.
Zonguldak insanı ve Zonguldak maden işçileri, canlarını hiçe sayarak enkazlara koştu.
Yüzlerce canın kurtarılmasına umut oldu.
O enkazların altında kimsenin kimliğine, memleketine bakmadılar.
Zonguldak insanından “ırkçı” çıkmaz!
Çıkarsa çıksa, Esra Erol’da programına Gökçebeyli Fehmi Pazarlı çıkar; “Öncelikle kestane balının diyarı Zonguldak’tan tüm dünyaya selamlar” der...
Emeğiyle var olan, zor zamanda insanına koşan bir kenttir Zonguldak...
Zonguldak, bir avuç insanın münferit tartışmasını fırsat bilip kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışanlara asla geçit vermez...
Rezalet sürüyor!
Zonguldak’ta Fevkani Köprüsü’nün kaldırılmasının ardından yaya ve sürücüleri karşı karşıya bırakan trafik düzenlemesi can almaya devam ediyor.
Kent merkezi Hindastan’dan beter oldu.
Yapılan üst geçitler, ne yaşlıların, ne engellilerin, ne de çocuklu ailelerin kullanabileceği gibi tasarlanmadı.
Üstelik yeni yapılmasına rağmen şimdiden dökülmeye başladı.
Asansörler hala devreye alınmadı!
Yaşlısı, genci Uğur Mumcu kavşağı trafiğine girerek ezilme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.
Zonguldak Belediyesi arkasında, Ankara Köprüsü tarafına yapılan üst geçit ise tam bir mühendislik rezaleti!
Zonguldak Belediyesi’nin arka cephesi (Acılık Çevre yolu) ile 12 Katlı İş Merkezi arasında yayalar kontrolsüz geçiş sağlıyor.
Kaldı ki, önceki gün karşı karşıya geçmeye çalışan 68 yaşındaki Fatma Kalafat teyzemize otomobil çarpması sonucu ağır yaralandı.
Hemen hemen her gün maddi hasarlı trafik kazası meydana geliyor.
Bir çözüm bulunması için illaki Zonguldak halkının ölmesi mi gerekiyor?
İktidar kanadı CHP’li Belediye zora düşsün istiyor!
CHP’li Belediye de ‘iktidar bize bir şey yaptırmıyor’ bahanesine sığınıyor!
Zonguldak halkı, genel iktidar ile yerel iktidar arasına sıkıştırıldı.
Adeta canıyla terbiye ediliyor!
Zonguldak Valisi konağından çıkıp Valiliğe makam aracı ile ulaşıyor!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, evinden makam aracıyla çıkıyor, Belediye’ye gidiyor!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, köprünün üzerine makam aracını bırakıp ofisine çıkıyor!
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, aracıyla partiye geçiyor!
Zonguldak insanı karşıdan karşıya geçmek için araçlarla köşe kapmaca oynuyor!
Üst Geçidi kullanamayan yaşlılarımız, engelli insanımız, çocuklu ailelerimiz Acılık’tan Gazipaşa’ya, Gazipaşa’dan Acılık-Soğuksu’ya gitmek için büyük çile yaşıyor!
Resmen deveye hendek atlatıyorsunuz!
Allah aşkına, makam araçlarınızdan inin!
Şu rezaleti yerinde görün, mağduriyeti çözün...
Bürokrasi ve siyaset bu kadar acziyet içinde olabilir mi?
Bu trafik keşmekeşini çözemeyen...
Kentin otopark sorununa dahi kalıcı bir çözüm üretemeyen bürokrasi ve siyaset, Zonguldak’ın işsizlik sorununu nasıl çözecek?
Kral çıplak!
Zonguldak’ta balıkçı esnafına yer bulanamadı!
Ayyıldız kavşağının yapılması için Ankara Köprüsü’nün yanındaki pazaryeri esnafına 3 yıldır yer verilmedi.
Belediye Başkanı Tahsin Erdem, prosedürü işletmeden Devlet Demiryolları’nın (DDY) arazisine kafasına göre dükkan yaptı.
Ortada kalan Balıkçı ve pazaryeri esnafına çözüm üretmek istedi.
Tahsin Erdem eski CHP’li, yeni Yeni Partili değil de, AK Parti’li olsaydı, Devlet Demiryolları sorun çıkarmayacaktı!
Yani iktidar kanadı, balıkçı ve pazarcı esnafı üzerinden mağduriyet yaratarak Yeni Partili Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e sorun çıkarıyor.
Tahsin Erdem’de iktidar kanadının tutumunu bile bile “Ben yaptım oldu” zihniyetiyle hareket etmekte ısrar ediyor.
Olan vatandaşa, balıkçıya, esnafa oluyor!
Onların mağduriyetinden tefeciler kazanıyor!
Esnaflar adına konuşan Ümit Arıcı, başta Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu olmak üzere AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı ve AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a seslenerek, “Burası Demiryollarına ait olabilir. Ama Zonguldak sana ait. Sen Zonguldak’ın mülki amirisin. Burayı Zonguldak’ın en büyük meyhanesi yaptınız. O koltuklar oturmak için değil hizmet için. Lütfen bu sorunu çözün” çağrısında bulundu.
Bakalım muhatapları ne yanıt verecek!
İnsanlar iktidar ve muhalif yeril iktidar arasında sıkıştırılmaktan bunaldı.
Farkındaysanız kendini ilçenin, vadinin, siyasetin, ticaretin sahibi zannederek takoz koyanlara ses yükseltmeye başladı...
Biri çıkıyor, “Öncelik Gökçebey’in sorunları değil, Çanakcı’ların sorunu” diyebiliyor!
Biri çıkıyor, “Bize hemzemin geçidi kapatan, alt geçit yapmayan İlçe Başkanı kendi bağ evine yaptırıyor” diye haykırıyor!
Biri çıkıyor, “Özcan Ulupınar ile görüşemedik, sanayi sitesi için su bile verilmedi” diyebiliyor!
Biri çıkıyor, “O koltuklar oturmak için değil hizmet için. Lütfen bu sorunu çözün” diye bağırıyor!
İnsanlar ‘kral çıplak’ diyor artık!
Millet, atların neden tepiştiğini, çimenlerin bilinçli ezildiğini mağdur ola ola öğrendi!
İnsanları pinpon topu gibi oyalayarak zora düşürme dönemi bitti!
Siyasette “Cambaza bak” dönemi sona erdi...