Kentte bulunan kamu binaları ve konferans salonlarının çeşitli bahanelerle halka kapatıldığını belirten Merkez İlçe Başkanı İsmail Üstünyer, Genel Maden İşçileri Sendika Salonu’nun yangın merdiveni bahane edilerek kullanıma kapatıldığını, Müftülük ve Tekel Salonunlarında is çifte standart uygunlandığını ileri sürdü.

Üstünyer yaptığı açıklamada “Kıymetli Zonguldaklı Hemşehrilerimiz, Değerli Basın Mensupları;

Zonguldak, emeğin ve alın terinin başkentidir. Bu şehrin her bir taşı, işçisinin ve halkının gayretiyle yerinden oynamıştır. Ancak üzülerek görüyoruz ki; halkın vergileri, işçinin emeği ve cemaatin bağışlarıyla yükselen kamu binaları ve konferans salonları, bugün "yandaş kayırmacılığın" ve "partizan bürokrasinin" kuşatması altındadır.

1. İşçinin Evi: GMİS Salonu Neden Susturuldu?

Yıllarca bu kentin işçisine ve halkına cüzi bedellerle kapılarını açan, şehrin sosyal hafızası olan GMİS Konferans Salonu, bugün "yangın merdiveni yokluğu" gibi teknik bahanelerin arkasına sığınılarak kullanıma kapatılmıştır. Soruyoruz: İşçinin ve halkın öz malı olan bu salonun eksikleri neden yıllardır giderilmiyor? Yoksa asıl amaç, halkın bir araya gelmesini ve sesini yükseltmesini engellemek midir? Bu salon halkındır, bahanelerle susturulamaz!

2. Müftülük ve Tekel Salonlarındaki Çifte Standart

‘Devlet Bahçeli’ çeşmesinin maketini hediye ettiler
‘Devlet Bahçeli’ çeşmesinin maketini hediye ettiler
İçeriği Görüntüle

Cami cemaatinin ihlaslı bağışlarıyla inşa edilen Müftülük Konferans Salonu, eskiden toplumun her kesimine hizmet verirken bugün "kimseye verilmiyor" denilerek kapılarına kilit vurulmuştur. Halkın yardımıyla yükselen bir mekanın halktan koparılması vicdanları yaralamaktadır.

Öte yandan, Tekel Güzel Sanatlar Galerisi'nde yaşananlar tam bir ibret vesikasıdır. Kapılar; iktidara yakın vakıf ve sendikalara ardına kadar açılırken, bu ülkenin köklü kuruluşu olan Anadolu Gençlik Derneği (AGD) müracaat ettiğinde yüzlerine kapatılmaktadır. Bu, adaletin değil, partizanlığın tecellisidir!

3. Aile ve Sosyal Politikalar Salonu ve Belediye Salonları

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Salonu, iktidar partisi tarafından hangi şartlarda ve nasıl defalarca kullanılmıştır? Devletin imkanlarını bir siyasi partinin emrine sunanlar, neden muhalefete ve bağımsız sivil topluma gelince duvar olmaktadır?

Geçmiş dönem belediye yönetiminin "siyasi partilere vermiyoruz" diyerek yandaşlara sunduğu salonlar, neyse ki bugün asıl sahibi olan halka tekrar açılmaya başlanmıştır. Ancak bizler, tüm kurumların aynı tarafsızlığa dönmesi için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

4. Mağrurlanma Padişahım!

Zonguldak’ta muhalefete yaşam hakkı tanımayan, hukuku çiğneyen ve devleti bir zümrenin malı gibi gören "Adaletsiz ve Kalkınmasız" anlayışa hatırlatıyoruz:

* Hukuksuzluk ile abad olunmaz.

* Kayırmacılık ile bir şehir yönetilemez.

* Partizan Bürokrasi, sadece liyakati değil, toplumsal barışı da yok eder.

Mühür elindeyken adaletten sapanlar unutmasın ki; "Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var!" Bugün halkın salonlarını millete kapatanlardan, elbet bir gün hukuk ve millet önünde bunun hesabı sorulur.

Sonuç Olarak;

Saadet Partisi olarak; haksızlığa, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe karşı dimdik ayaktayız. Zulümle örülen bu duvarları, adalet ve kardeşlik diliyle yıkacağız. Salonlar halkın, Zonguldak milletindir!

Hak gelecektir ve batılın bu haksız düzeni zail olacaktır!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Ismailüstünyer Sp