Filyos Limanı’nda TP-OTC’nin alt taşeronu olarak faaliyet gösteren Ber Çevre Lojistik A.Ş.’nin gemilerden aldığı atıklara ilişkin yeni bilgiler elimize ulaştı.

Ber Çevre Lojistik’in Zonguldak TTK Limanında kiraladığı Atık Kabul Tesisi’nin Filyos’taki gemilerden toplanan atık suyu bertaraf edecek kapasitesi yok!

Tesisin ayrıştırma kapasitesi 12 saatte yaklaşık 2,5 metreküp!

Filyos Limanı’ndan gelen atıkların karşılanabilmesi için en az 1.000 metreküplük tankla depolama ve ayrıştırma kapasitesi, ayrıca yaklaşık 500 metreküplük ayrıştırma yani arıtma kapasitesi olması gerekiyor!

Toplanan yağlı, kimyasal ve atık suların işleme tutulması, pH değerinin kabul edilebilir seviyeye getirilmesi, içindeki yağın ayrıştırılması ardından Çevre ve Şehircilik Mühendislerinin refakatinde numune alınarak gerekli kontrollerden geçirilmesi gerekiyor.

Ancak yağların ayrıştırılmadan yağlı suyun doğrudan şebeke üzerinden kanalizasyona basıldığı ve buradan denize karıştığı iddia ediliyor.

Ayrıca tesiste çamur ve pres makinesinin de bulunduğu ancak makinenin 10 yıldır çalışmadığı da iddialar arasında!

Özetle, Ber-Çevre şirketi bu atıkların bertarafı için TP-OTC’ye milyonlarca liralık fatura kesiyor.

Ancak yaklaşık 620 ton m3’ünü çeşitli yollarla denize boşaltıyor!

Şöyle de diyebiliriz, TP-OTC milyonlarca lira harcayıp Ber-Çevre’ye Karadeniz’i kirlettiriyor!

Peki, adında Çevre olan Ber Çevre Lojistik’in sahibi Erkan Remzioğlu bu cesareti nereden buluyor?

TP-OTC’nin Genel Müdürü Cem Erdem’in yakın ilişkiler içerisinde olduğu taşeronu Seafort şirketinin sahibinin babası Adem Gencal’dan…

Ve hiç kimse bu usulsüzlüğe ve çevre katliamına sesini çıkarmıyor!

İktidarı, muhalefeti Filyos Limanı’nda ki yolsuzluk iddialarına sesini çıkarmıyor!

Oysa Zonguldak’ın şu anda ayağa kalkması lazım değil mi?

Ne diyordu bir Hint Atasözünde, “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmak sıkıntı yaşıyorsa kesinlikle altını kirletmiştir”

İpin ucu kaçtı!

Kdz. Ereğli Belediyesi Zabıta Müdürü H.A. aynı belediyede görevli bayan bir personele tacizde bulunduğu iddiasıyla tutuklanmıştı.

H.A’nın torpille oğlunu Ereğli Belediyesi’ne yerleştirmiş.

İtfaiye Müdürlüğü’nde görevli F.A. babasının tacizde bulunduğu kadın personeli tehdit ettiği için uzaklaştırma almış!

Belediyelerin içinde bulunduğu rezillikten sadece bir örnektir Ereğli Belediyesi…

Halkın kaynakları böyle liyakatsiz, torpilli isimler için harcanıyor!

Sonra taciz, rüşvet, yolsuzluk, etek pisliği, mobbing iddialarıyla çalkalanıyorlar!

Yılların Belediyecisi Halil Posbıyık da ipin ucunu bayağı kaçırmış!

'Aşkım Ereğli'de para’lel yapı oluşturulmuş!

Belediyede ayaklar baş, başlar ayak olmuş diyorlar!

Fen İşleri Müdürü…

İtfaiye Müdürü…

Kültür Müdürüyle ilgili iddialar Ereğli’yi aşıp bize kadar geliyorsa ciddi sorun var demektir.

Al, süsle, sergile, sat!

Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar, her aldığı aracı sünnet çocuğu gibi süsleyip, meydanda sergiliyordu!

Sanki araçlar ilk kez icat olmuş gibi videolar filan çekip, “Devrek’imize kazandırdık. Hayırlı olsun” diye reklam yapıyordu.

Kasada para bitince sıfır aldıkları araçları birkaç ay sonra ikinci el fiyatına satışa çıkarıyor yada borç karşılığı müteahhitlere veriyor.

Reklam bitince, araçlar paket oluyor!

Belediyeye borç külfeti kalıyor!

Kamu zararı oluşuyor mu? Onu da koltuktan düşünce müfettiş soruşturmasında öğreneceğiz!

Özcan bey aile şirketini de böyle yönetmişse kardeşinin onu dışarda bırakması çok doğal!

İddiaya göre, Özcan Bey’de fon mağdurları arasında!

Daha 2,5 yıl önce seçimde parası olmadığını söylüyordu!

Bir iş adamı ve dostlarının desteğiyle seçim bütçesi oluşturduğu söyleniyordu!

Koltuğa oturanlar ne çabuk ekonomilerini toparlıyor değil mi?

Belediye Başkanlık maaşıyla ancak evlerini geçindirirler!

Demek ki, Başkanlık maaşı Beytülmal deyince bereketlenip katlanıyor!

Önce geçmiş olsun diyelim!

Sonra bol bereketli günler diyelim…

Darısı emeklinin, asgari ücretlinin başına…

Personel var, hizmet yok!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, 500 personel alındığını yalanlamış!

“Beni sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. Beni aşağıya çekerek ne yapacaksınız? Hep birlikte yukarıya tırmanalım, Zonguldak’ımızı daha güzel yerlere taşıyalım, hizmet yarışı olsun” demiş, 304 personel aldığını söylemiş.

Tahsin Erdem’i kimsenin sıkıntıya sokmasına gerek yok!

Kendi kendine zarar veriyor zaten!

Belediyenin personel sayısı binin üzerine çıkmış!

Oturacak yer bulamıyorlar!

Kaçacak yer buluyorlar!

İki kişinin çalışıp idare ettiği katlı Otapark’ın kabininde 7-8 kişi oturmaya çalışıyor!

Oturamayınca bir kişi kalıyor, diğerleri voltaya!

Biz görüyoruz, vatandaş görüyor!

Yollar çöp, çukur, çamur!

Zaten harabe bir şehirdik, şimdi Hindistan’ı aratmıyor!

Yollar, kaldırımlar rezil gibi!

Bir m2 içinde hem parke, hem asfalt, hem beton olur mu?

Oluyor işte!

Hele yağmur yağınca her yer berbat, rezil…

127 yıllık Belediyeye yakışıyor mu?

Kent insanına reva mı?

Belediyeyi yönetenler kadrolarda utanmıyor mu?