Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, önceki gün sert bir çıkış yaparak hafriyat kamyonlarından dert yandı.

Karadeniz Bölge Komutanlığı'na, limanda yapılan çalışmalar için sürekli dolgu malzemesi çekiliyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karadeniz Bölge Komutanlığı'nın liman genişletme ve onarım ihalesi 3 milyar 500 milyon lira bedelle ihale edilmişti.

Hatta ihaleyi alan firma, limanda kullanılacak beton ihtiyacını karşılamak için fakülte kampüsünün inşaat alanına bir beton santrali kurmuştu.

Bildiğim kadarıyla limanın dolgu malzemesi işini de TEKAY İnşaat firması üstlenmişti.

TEKAY İnşaat aynı zamanda Kdz. Ereğli Belediyesi’ne ait Marina Kafe'nin de işletmecisi.

Yani askeriyenin limanda inşaatına dolgu malzemesi ve hafriyat taşıyan firmanın sahibi ile Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın geçmişe dayalı sağlam dostlukları var.

Öyle ki TEKAY İnşaat'ın sahibi ile Başkan Halil Posbıyık’ın ailece Kıbrıs'a tatile gitmelerinin üzerinden daha 2 yıl bile geçmedi.

Peki, Başkan Halil Posbıyık buna rağmen neden hafriyat kamyonlarından dert yanıyor?

Hatta dert yapmakla da kalmayıp, 'sabrımız tükendi' diyor?

Acaba diyorum, 'liman inşaatının dolgu ve hafriyat işi TEKAY İnşaat'tan alındı da bizim mi haberimiz yok?'

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ne zaman meclis kürsüsünden, 'sabrımız tükendi' sözünü sarf etse, sonrasında kesinlikle bir kaos yaşanır.

Başkan Halil Posbıyık, prensi olarak gördüğü TEKAY İnşaat'ın sahibi ile bir kaos yaşamayacağına göre, o zaman hedefte, Karadeniz Bölge Komutanlığı'nın liman ihalesini 3,5 milyar lira bedelle alan firma var demektir.

Çünkü, liman ihalesini alan firmanın fakülte kampüsünün inşaat alanına beton santrali kurmak için Ereğli Eğitim Vakfı'na yüklü miktarda bağış yaptığı söyleniyor.

Bu bağışın miktarı konususunda onlarca milyon liradan bahsediliyor.

Anlaşılan o ki Başkan Halil Posbıyık'ın hafriyat kamyonlarını hedef alarak, 'sabrımız kalmadı' çıkışını yapması, adeta festivalin habercisi niteliğini taşıyor.

Eğer bir firma Eğitim Vakfı'na onlarca milyon bağış yapmışsa ve bu bağıştan Başkan Halil Posbıyık’ın da haberi olmuşsa, vay liman ihalesini alan firmanın haline...

Benim tanıdığım Halil Posbıyık, o firmanının sahiplerinden, bu yıl yapılırsa festivale, yapılmazsa Ereğli Belediyespor’a ve Kadın Gücü Kooperatifi'ne yüklü miktarda bağış almadan bu işin peşini bırakmaz.

Var mı öyle Eğitim Vakfı'na milyonlarca lira verip, Festivale, Belediyespor’a ve Kadın Gücü Kooperatifi'ne vermemek!..

Bu saatten sonra Başkan Halil Posbıyık, 'sabrımız taştı' ile kalmaz.

Firma sahibinin kulağını çeker, burnunu bile koparır... Daha önce yapmadığı hareketler değil bunlar.

Biz bu filmi Eredemir'de izledik, curuf meselesinde izledik...

Geçmişte festivale bağış vermeyen bazı müteahhitlerin inşaatlarının başına neler geldiğine şahit olduk.

Yani sizin anlayacağınız Başkan Posbıyık’ın meselesi hafriyat kamyonlarının cadde ve sokakları tahrip etmesi veya kirlenmesi değil. Mesele çok daha derin ve tamamen duygusal.

Siz ne zaman Başkan Posbıyık’ın çevreye karşı duyarlı olduğunu gördünüz?..

Erdemir içinde çürük tepeleri yükselirken, Ereğli'nin hava kalitesi alarm verirken, Ereğli OSB'de derelere zehirli atık bırakılırken, dağları taş ocağı olup, gölü doldurulurken ses çıkarmayan Başkan Posbıyık, hafriyat kamyonlarının yarattığı çamura tepki gösteriyor.

Size inandırıcı geliyor mu?

Açıkçası bana hiç ama hiç inandırıcı gelmiyor...

Onun için liman inşaatını yapan firma bir an evvel bağışı hazırlasın.

Yoksa o liman inşaatı zamanında bitmez.

Başkan Posbıyık bu işin peşini bırakmaz.

TEKAY mekay dinlemez keser o kamyonların önünü, basar cezayı...

Benden söylemesi;

Lütfen Başkan'ın sabrını daha fazla zorlamayın!..

TTK VE ZONGULDAK’I BEKLEYEN TEHLİKE...

Aydınlık Gazetesi köşe yazarı ve Vatan Partisi Ekonomi Siyasetleri Bürosu Başkanı Hakan Topkurulu, Zonguldak ve taşkömürünü köşesine taşıdı.

Hakan Topkurulu, Aydınlık Gazetesi'nde, 'Zonguldak’ta ne oluyor' başlığı ile kaleme aldığı makalesinde, Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun özelleştirilme ve kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekmiş.

Yıllardır hükümetlerin Kamu İktisadi Teşekküllerine ve tabi ki Zonguldak ile TTK'ya bakış açılarını da çok net bir şekilde ifade etmiş.

Geçenlerde köşe yazımda, 'TTK'nın kaderi, Zonguldak'ın tavrına bağlı' demiştim.

Bakanlığın bilirkişi raporuna itiraz ederek ikinci bir bilirkişi heyeti talep etmesi, mahkemenin de Mart ayına ertelenmesiyle, TTK'daki üretim durdurulma kararı bambaşka bir boyut kazandı.

İkinci bilirkişi heyetinin nasıl bir karar vereceği bilinmiyor.

Anlaşılan, ilk bilirkişi heyetinin 'TTK'da üretim devam edebilir' kararını bakanlık beğenmemiş olmalı ki bu rapora itiraz etti.

Yeni bilirkişi heyetinin hazırlayacağı yeni TTK raporu, bu açıdan bakılırsa pek de umut verici görünmüyor.

Benim anladığım bakanlık bilirkişi raporundan, 'üretim yapılamaz' kararı çıksın istiyor.

Fakat ilginç olan Zonguldak bu süreci sessiz sedasız takip ediyor.

Tabi ki ben net bir şekilde TTK kapatılacak ve özelleştirilecek demiyorum ama Zonguldak bu ihtimalleri de göz önünde bulundurarak değerlendirmeli.

Kapatılma ve özelleştirme ihtimaline karşı bir duruş sergilemeli.

Bilirkişi raporuna itiraz edildi...

Mahkeme Mart ayına ertelendi...

Bunlar TTK ve Zonguldak adına endişe verici gelişmeler.