Filyos Limanı ve enerji operasyonları çevresinde son dönemde gündeme gelen milyonlarca liralık işler, şirketler arasındaki ilişkiler, kamu zararına ilişkin iddialar, hurda ekipmanların akıbeti, atıkların bertarafı, personel alımlarında torpil ve mobbing iddiaları siyasi tartışmanın da gündemine taşındı.
CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can, Filyos’ta gündeme gelen iddiaların yalnızca şirketlerle sınırlı bir mesele olmadığını belirterek, kamu kaynaklarının, kamu mallarının ve çevrenin nasıl denetlendiğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Can, iktidara ve kamu kurumlarının yöneticilerine çağrıda bulunarak, iddiaların asılsız olması halinde belgeleriyle çürütülmesini, kamu zararı bulunmadığının raporlarla ortaya konulmasını ve gerekli görülmesi halinde bağımsız soruşturma yapılmasını istedi.
Can’ın açıklaması şöyle:
Filyos’ta devletin malı kimin, denetim kimin?
Filyos’ta peş peşe gündeme gelen iddialar artık birkaç haber başlığından ibaret değildir.
TPAO’da torpil ve mobbing iddiaları…
Filyos’ta hurda ekipmanların akıbetine ilişkin ciddi soru işaretleri…
Atıkların toplandığı, ancak mevcut arıtma kapasitesinin bu yükü karşılamadığı yönündeki iddialar…
TP-OTC üzerinden milyonlarca liralık işlemlere ilişkin kamu zararı iddiaları…
Ve kamu kurumlarıyla iş yapan şirketlere ilişkin cevap bekleyen başka sorular…
Bütün bunların toplamında artık iktidara ve kamu kurumlarının yöneticilerine şu soruyu sormak zorundayız:
Filyos’ta devletin parasını, devletin malını ve devletin çevresini kim denetliyor?
Çünkü ortada birbirinden bağımsız gibi görünen ama aynı yere çıkan çok sayıda soru var.
Ve biz artık laf değil, cevap ve belge istiyoruz.
Torpil iddiası varsa, liyakat nerede?
TPAO ve bağlı kuruluşlarda personel alımlarıyla ilgili torpil ve mobbing iddiaları kamuoyuna yansıyor.
Soruyoruz:
İşe alımlarda hangi kriterler uygulanıyor?
Mülakatlar nasıl yapılıyor?
Kimler işe alınıyor, kimler neden eleniyor?
Çalışanların mobbinge maruz kaldığı iddiaları araştırıldı mı?
Bir kamu kuruluşunda liyakat yerine siyasi veya kişisel referansların devreye girdiği iddiası varsa bunun üzerine neden gidilmiyor?
İktidar yıllardır “yerli ve milli enerji hamlesi” diyor.
Peki yerli ve milli enerji hamlesinin insan kaynağı neden liyakatten değil de referanstan geçsin?
Zonguldak insanı bunu sormakta sonuna kadar haklıdır.
Hurda diyorsunuz, sonra yeniden mi satıyorsunuz?
Filyos’taki ekipmanların hurda olarak çıkarılması ve bazı ekipmanların daha sonra yeniden kamu şirketine satıldığı yönündeki iddialar son derece ciddi.
Eğer doğru değilse, açıklayın.
Hangi ekipman hurdaya ayrıldı?
Hangi tarihte envanterden çıkarıldı?
Kaç liraya satıldı?
Kime satıldı?
Sonrasında aynı veya benzer ekipman yeniden kamu şirketine satıldı mı?
Satıldıysa hangi ihale ile ve hangi bedelle?
Burada cevaplanması gereken soru çok basit:
Devlet kendi malını hurdaya çıkarıp sonra yeniden mi satın aldı?
Eğer böyle bir işlem yoksa, belgeleriyle ortaya koyun.
Yok eğer varsa, bunun hesabını kim verecek?
Atıklar nereye gidiyor?
Bir başka ciddi mesele çevre.
Atıkların toplandığı ancak arıtma kapasitesinin bu miktarı karşılamadığı yönündeki iddialar doğruysa, ortada yalnızca ticari bir mesele yoktur.
Bu, doğrudan çevre ve kamu sağlığı meselesidir.
Soruyoruz:
Toplanan atık miktarı nedir?
Tesisin gerçek arıtma kapasitesi nedir?
Kapasiteyi aşan atıklar nereye gönderilmiştir?
Hangi araçlarla taşınmıştır?
Hangi bertaraf tesislerine teslim edilmiştir?
Bunların tamamının kayıtları vardır.
O halde açıklayın.
Çünkü Zonguldak’ın toprağı, suyu ve denizi hiç kimsenin ticari hesabından daha değersiz değildir.
Milyonlarca liralık faturaların karşılığı nedir?
TP-OTC üzerinden milyonlarca liralık faturalara ilişkin iddialar da kamuoyunun önündedir.
Burada da mesele çok açık:
Devlet hangi hizmet için ne kadar para ödedi?
Hizmet gerçekten verildi mi?
Verilen hizmetin miktarı ile fatura edilen bedel birbirini tutuyor mu?
İhale şartları neydi?
Kontrol ve kabul işlemlerini kim yaptı?
Ödemelere kim onay verdi?
Eğer ortada kamu zararı yoksa bunu belgeleriyle açıklamak zor değildir.
Ama kamu zararı varsa…
O zaman sorumlular kim?
Bu soruların muhatabı sadece şirketler değildir
Burada iktidarın özellikle cevaplaması gereken temel mesele budur:
Devlet kurumları ne için vardır?
Denetlemek için.
Kamu parasını korumak için.
Kamu malını korumak için.
Çevreyi korumak için.
Liyakati korumak için.
Eğer bunların hiçbiri yapılmıyorsa, milyonlarca liralık kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını kim kontrol ediyor?
TPAO yönetimi ne yapıyor?
TP-OTC yönetimi ne yapıyor?
İlgili bakanlıklar ne yapıyor?
Denetim mekanizmaları nerede?
Yoksa iktidarın yıllardır dilinden düşürmediği “yerli ve milli” söylemi, iş kamu kaynaklarının denetlenmesine gelince rafa mı kaldırılıyor?
Zonguldak bir şeyi çok iyi biliyor
Bu kent yıllarca yeraltından kömürü çıkardı.
Bu ülkenin sanayisine can verdi.
Madenlerde hayatını kaybeden işçilerin acısını yaşadı.
Bugün Zonguldak'ın önüne yeni bir enerji ve sanayi geleceği konuluyor.
Ancak Zonguldak'ın geleceği;
torpille,
mobbingle,
şeffaf olmayan ihalelerle,
kamu malının akıbeti belirsiz işlemlerle
ve çevreyi tehdit eden uygulamalarla yönetilemez.
Bizim itirazımız budur.
İktidara ve kamu yöneticilerine çağrımızdır:
Kimseyi peşinen suçlamıyoruz.
Ama kimse de “iddia” kelimesinin arkasına saklanarak sorumluluktan kaçmasın.
İddialar asılsızsa belgeleriyle çürütün.
Kamu zararı yoksa raporları açıklayın.
Usulsüzlük yoksa ihale dosyalarını ortaya koyun.
Çevre sorunu yoksa atık kayıtlarını açıklayın.
Torpil yoksa personel alım kriterlerini açıklayın.
Mobbing yoksa yapılan incelemelerin sonuçlarını açıklayın.
Şeffaf olun.
Çünkü devlet yönetmek, sadece makam sahibi olmak değildir.
Hesap vermeyi de bilmektir.
Filyos kimsenin özel mülkü değildir.
TPAO ve TP-OTC kimsenin şahsi şirketi değildir.
Kamu kaynakları iktidarın değil, milletindir.
Ve Zonguldak'ın geleceği birkaç kişinin kararına teslim edilemez.
Bugün sorduğumuz soruların cevabını istiyoruz.
Belgeleriyle.
Rakamlarıyla.
Denetim raporlarıyla.
Ve gerekirse bağımsız bir soruşturmayla.
Çünkü artık mesele şudur:
FİLYOS’TA NE OLUYOR?
KAMU KAYNAKLARI NASIL KULLANILIYOR?
KİM DENETLİYOR?
VE DENETLEYENLERİ KİM DENETLİYOR?
Zonguldak halkı adına bu soruların cevabını bekliyoruz.




