TTK personeli giyim çekleri için isyanda.
TTK yıllardan beri her yeni yıl başlangıcında personelinin tamamına giyim yardımı yapardı. Bunun için personele kart dağıtılır bu kart ile belirli mağazalardan giyim alışverişi yapılırdı. Bu yardım da aile bütçelerine katkı sağlıyordu.
Bu yardım öyle keyfi verilen bir yardım da değil üstelik. Toplu sözleşmenin anlaşmaya varılan maddelerinden biriydi.
Diğer kurumların bu yardımı almasına rağmen TTK yönetimi basiretsizlik göstererek bazılarına göre korkaklık göstererek giyim yardımı ödemelerini yapmıyor.
Yancı sendika ise her konuda konuşuyor ama kendi üyelerinin hakkını savunmada ortalarda yok. Sonra sarı sendika deyince kızıyorlar.
Üstelik sendika Genel Başkanları ziyarete geldiğinde üyeleri arayarak Genel Başkan giyim yardımları konusunu Genel Müdürle konuşup çözecek diyerek toplantıya fazla katılım olmasını sağlama kurnazlığından da geri kalmıyorlar.
Bu yardımlar ne zamandan beri yapılmıyor diye sorarsanız, Muharrem Kirazın Genel müdür olmasından sonra bu yardımlar kesilmiş durumda.
En son Kazım Eroğlu emekli olmadan hemen önce, gayretle kendi emekliliğinden önce bu ödemeleri yetiştirmiş ve kendisinin de o sene çalışmamasına rağmen bu yardımı almasını sağlamıştı.
Hem Genel Müdür maaşı hem de yönetim kurulu Başkanı maaşı alan yani oldukça yüksek maaşı olan Muharrem Kiraz geldi bu yardım kesildi. Tabi kendisinin ihtiyacı yok.
TTK personeli bu ödemeleri yapmaya korkan Genel Müdürden diğer konularda da cesur kararlar almasını beklemek saflık olur şeklinde görüş bildiriyor.
Oysaki Muharrem Kiraz Genel müdür görevine atandığın da temsil ve ağırlama harcamalarını yaparken hiç bu kadar titiz olamadı. Kendinin göreve geldiği sene 2 milyon kusur olan ağırlama giderlerini 1 yıl sonra ne kadara çıkardı hatırlıyor musunuz?
Sıkı durun Genel müdür göreve geldiği yıl gelen misafirleri ağırlama, çay, kahve, hediye, çiçek böcek harcaması tam tamına 4 kat artarak 8 milyonun üzerine çıktı.
O yokken 2 olan onun geldiği sene 8 oldu. O zaman el alem ne der diye düşünmedi.
Kömür üretimi durmuşken biz beyaz sarayın çevre duvarını yapıyoruz bu harcamaların şimdi zamanı değil ayıp olur demedi.
Uzaktan kumandalı kayan kapıyı lojmanın bahçesine koyarken bu gereksiz harcama demedi.
Yönetici bile olmayan Sarı sendika temsilcisinin odasını kurumda hiç kimseye yapılmamış şekilde aman sesten rahatsız olmasın diye strafor kaplarken başka kimsede yok ayıp olur da demedi.
Her ne hikmetse personelin yıllardır aldığı giyim yardımını birileri bir şey der diye çekinerek geldiği günden beri kaldırdı.
Kömür üretimi durmuşken, bir an önce nasıl başlarız derdine düşeceğine, ben göreve devam edebilir miyim diye düşünmeden, nereye kimi atayayım derdine düşüp saatlerce personel Daire Başkanının odasında kalan yönetici psikolojisi ile Kurum bu durumdan sizce kurtulabilir mi?