Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanı Oğuzhan Turhan, düzenlediği basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Turhan, “Zonguldak’ta Zafer Partisi’ne karşı kışkırtılan ve enerjisi yanlış yerlere yönlendirilen bir yapı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu açık bir hatadır. Ve buradan Murat Kotra'ya net bir uyarı yapıyorum: Zonguldak’ta Türk milliyetçiliği, senin kişisel hesaplarına kurban edilemez. Hiç kimse bu şehrin siyasetini kendi milletvekilliği hedefi için Türk milliyetçisi vatansever seçmeni dizayn etmeye kalkmasın. Eğer gerçekten Türk Milliyetçisi iseniz; buyurun Zonguldak’ın sorunlarını konuşalım. Eğer gerçekten samimiyseniz; buyurun işsiz gençlerin, kapanan işletmelerin, göç eden ailelerin derdine çözüm üretelim. Ama eğer mesele koltuksa, kariyerse, hesap kitap ise; O zaman Zonguldaklı hemşehrilerimiz kimin ne yaptığını da, Neyin peşinde olduğunu da çok iyi görmektedir. Bizim mücadelemiz kişilerle değil, yanlış siyaset anlayışıyladır. Ancak bu anlayışın temsilcileri de eleştiriden muaf değildir. Bu şehir samimiyeti de görür, günü gelince sizin hesabınızı da görür” dedi.
Oğuzhan Turhan, düzenlediği basın açıklamasında gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi. Terörle mücadele konusunda tavizsiz bir duruş sergilediklerini belirten Turhan, geçmişte "akil insanlar" sürecine karşı çıktıklarını hatırlatarak bugün de benzer anlayışların farklı yöntemlerle sürdürüldüğünü savundu.
Turhan açıklamasında, "
Bu ülkede bir dönem “akil insanlar” adı altında yürütülen ve milletimize sözde barış diye anlatılan, ancak bizim açıkça bir ihanet süreci olarak gördüğümüz toplantılar yapılıyordu. O günlerde Zonguldak’ta da benzer bir toplantı gerçekleştirilmişti. Ve o gün, bu şehrin onurlu öğretmenleri, kamu çalışanları ve vatanına bağlı insanları o salonlarda sessiz kalmadı. Bizler de milletimizin yanında durarak bu sürece karşı çıkanların safında yer aldık. Çünkü biliyorduk ki; devletin birliğini, milletin bütünlüğünü zedeleyen hiçbir sürecin adı barış olamaz.
Aradan yıllar geçti…
Bugün geldiğimiz noktada, aynı zihniyetin farklı yöntemlerle yeniden sahada olduğunu görüyoruz. Terör örgütü elebaşını yücelten, onu “özgürlük” kavramıyla yan yana getiren bazı stickerların İstanbul başta olmak üzere çeşitli şehirlerde duvarlara ve direklere asıldığını görüyoruz. Bu yapılanlar ifade özgürlüğü değildir. Bu yapılanlar, terörü ve teröristi meşrulaştırma çabasıdır ve Türk Ceza Kanunu’na göre açık bir suçtur. Peki soruyorum: Bu rezalete karşı sessiz kalanlar kimlerdir? Kendine “milliyetçiyim” diyen ama bu tablo karşısında tek kelime etmeyenler nerededir? Türk Milliyetçiliği sadece nutuk atmak değildir. Türk Milliyetçiliği, gerektiğinde açık ve net tavır koyabilmektir. Bugün susanlar, yarın konuşma hakkını da kaybederler.
Değerli arkadaşlar,
Bir diğer önemli konu ise Kayseri’de yaşanan çirkin girişimdir. Kadın Kolları Başkanlığımız öncülüğünde düzenlenen “Atatürk’ün Kızları” etkinliğine yönelik provokasyon girişimini asla kabul etmiyoruz. Kadınlarımızın Atatürk’ün mirasına sahip çıkmasını hedef alan, bu tür organizasyonlarımızı sabote etmeye çalışan zihniyet; ne Türk milliyetçisidir ne de 9 ışık doktirinini temsil eder. Hiç kimse bu ülkenin kadınlarının sesini kısmaya kalkmasın. Hiç kimse Atatürk’ün adını anan, onun değerlerini yaşatan insanlara parmak sallamasın. Bizim sabrımızı da sınamasın! Büyük Türk milleti, kimin gerçekten vatansever olduğunu da, kimin rol yaptığını da çok iyi bilmektedir.
Zafer Partisi olarak Biz buradayız. Dün olduğu gibi bugün de doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz. Hiçbir tehdit, hiçbir baskı ve hiçbir provokasyon bizi yolumuzdan döndüremez. Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, dirliğine ve milletimizin onuruna uzanan her girişimin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Bakın çok net ifade ediyorum: Zonguldak’ın işsizlik sorunu ortadayken, gençlerimiz umutsuzluk içindeyken, şehrin ekonomik ve sosyal problemleri çözüm beklerken; Bu meselelerle ilgilenmeyip sadece teşkilat dizayn etmekle meşgul olan bir anlayışın Türk milliyetçiliğiyle hiçbir ilgisi yoktur. Türk Milliyetçiliği; koltuk hesabı yapmak değildir. Türk Milliyetçiliği; makam planı yapmak değildir. Türk Milliyetçiliği; milletinin derdiyle dertlenmektir. Bugün sahada gördüğümüz gerçek şudur: Milliyetçi Hareket Partisi seçmeni olan samimi, vatansever insanlar vardır. Bizim hiçbir zaman o kardeşlerimizle bir sorunumuz olmamıştır, olmayacaktır.
Ancak perde arkasından yürütülen yönlendirmelerle, Zonguldak’ta Zafer Partisi’ne karşı kışkırtılan ve enerjisi yanlış yerlere yönlendirilen bir yapı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu açık bir hatadır. Ve buradan Murat Kotra'ya net bir uyarı yapıyorum: Zonguldak’ta Türk milliyetçiliği, senin kişisel hesaplarına kurban edilemez. Hiç kimse bu şehrin siyasetini kendi milletvekilliği hedefi için Türk milliyetçisi vatansever seçmeni dizayn etmeye kalkmasın. Eğer gerçekten Türk Milliyetçisi iseniz; buyurun Zonguldak’ın sorunlarını konuşalım. Eğer gerçekten samimiyseniz; buyurun işsiz gençlerin, kapanan işletmelerin, göç eden ailelerin derdine çözüm üretelim. Ama eğer mesele koltuksa, kariyerse, hesap kitap ise; O zaman Zonguldaklı hemşehrilerimiz kimin ne yaptığını da, Neyin peşinde olduğunu da çok iyi görmektedir. Bizim mücadelemiz kişilerle değil, yanlış siyaset anlayışıyladır. Ancak bu anlayışın temsilcileri de eleştiriden muaf değildir. Bu şehir samimiyeti de görür, günü gelince sizin hesabınızı da görür.
Sıranızı Bekleyin!
Bizler öyle sadece konuşan, eleştiren bir siyaset anlayışından gelmiyoruz. Doğruya doğru deriz. Bu şehirde güzel bir iş yapıldıysa da çıkar, Açık açık destekleriz. Çünkü bizim derdimiz sadece siyaset değil; Biz Zonguldak için, Türk milleti için, emek ve değerler için dertlenenleriz. Bakın, geçtiğimiz hafta sonu Üzülmez Kültür Vadisi’nde yapılan VadiFest. Bu iş, sıradan bir festival değildir. Bu, Zonguldak’ın hafızasına sahip çıkmaktır. TTK’nın emektarları 50 yıl sonra bir araya geliyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu, bu şehrin köküdür, alın teridir, tarihidir. Madenci Korosu sahne alıyor, kültür var, sanat var, çocuklar var, bilimsel etkinlikler var. Yani Zonguldak sadece kömürle anılan bir şehir değildir kardeşim! Zonguldak kültürdür, üretimdir, kimliktir! Biz ne diyoruz? İşte bu tür organizasyonlar artacak! Bu şehir kendi değerine sahip çıkacak! Kim yapıyorsa yapsın, doğru işin arkasındayız!
Değerli arkadaşlar Gelelim bir diğer önemli meseleye… Karaelmas Kadın Kooperatifi… Bakın burası çok önemli.
Bu şehir yıllardır göç veriyor. Genç gidiyor, kadın üretimden kopuyor. Ama şimdi kadınlarımız çıkıyor, “Biz varız” diyor! Endüstriyel Mutfak ve Yaşam Merkezi kuruluyor… Bu ne demek? Bu, üretim demek. Bu, istihdam demek. Bu, Zonguldak’ın ayağa kalkması demek! Bizim milliyetçiliğimiz lafla değil, icraatla olur! Üreten kadının yanındayız! Alın terinin yanındayız! Türk kadınının ekonomik özgürlüğünün sonuna kadar arkasındayız! Açık ve net söylüyorum: Bu tür kooperatifler artacak! Devlet destekleyecek! Yerel yönetimler destek olacak! Çünkü güçlü Zonguldak, güçlü Türk kadınıyla olur! Buradan Karaelmas Kadın Kooperatifimizi ve İlimizdeki tüm kadın kooperatiflerini yürekten selamlıyorum. Bu şehirde güzel işler de oluyor ve Biz o güzel işlerin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz! Çünkü biz laf üretmeye değil, çözüm üretmeye geldik!
Değerli Basın mensuplarımız temmuz ayı boyunca basın toplantılarımıza bir süre ara vereceğiz ama Sahada vatandaşımızın arasında olacağız ve ağustos ayı ile yeniden basın toplantılarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.




