Zonguldak’ta günlerdir yaşanan sel, heyelan, bina çökmesi ve maden faciası, kentin biriken sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Zonguldak İl Koordinasyon Kurulu, yaptığı açıklamada, yaşanan felaketlerin birbirinden farklı teknik nedenleri bulunduğuna dikkat çekerek, insan yaşamının korunması için bilimsel planlama, doğru mühendislik, etkin denetim ve kamu sorumluluğunun önemini vurguladı.

Açıklamada, şiddetli yağışlarla taşan dereler, su altında kalan caddeler ve iş yerleri, çöken istinat duvarları, heyelanlar, yıkılan binalar ve Gelik’te üç maden emekçisinin hayatını kaybettiği grizu/metan patlamasına dikkat çekildi. TMMOB, Zonguldak’ın coğrafi ve jeolojik özelliklerinin, yoğun yağışların, dere yataklarının, eski yapı stokunun ve yeraltı madenciliğinin kent yönetiminde dikkate alınması gereken bilinen gerçekler olduğunu belirtti.

Kurul, kent genelinde bütüncül bir afet ve risk envanteri hazırlanmasını, riskli yapı ve alanların belirlenmesini, imar kararlarının bilimsel veriler ve kamu yararı doğrultusunda gözden geçirilmesini istedi. Gelik’teki patlamanın tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulunan TMMOB, meslek odalarının bilgi ve deneyiminden etkin biçimde yararlanılması gerektiğini ifade etti.

TMMOB Zonguldak İl Koordinasyon Kurulu’nun açıklamasının tamamı şöyle:

“Zonguldak’ta günlerdir üst üste yaşanan felaketler, kentimizin biriken sorunlarını ve insan yaşamını doğrudan ilgilendiren yapısal eksiklikleri bir kez daha ağır biçimde gündeme getirmiştir.

Bir yanda şiddetli yağışlarla taşan dereler, su altında kalan caddeler ve iş yerleri, çöken istinat duvarları, heyelanlar ve toprak kaymaları; diğer yanda yıkılan binalar, evsiz kalan aileler ve enkaz altında yitip giden bir yaşam… Ve bugün, kader, fıtrat denilmeyecek; insan yaşamının büyük bir risk altında olduğunu bir kez daha gösteren grizu/metan patlaması… Üç maden emekçisi yaşamını yitirdi, beş maden emekçisi yaralandı.

Yaşananlar birbirinden bağımsız olaylar mı, yoksa ortak sorunların işareti mi?

Sel, heyelan, bina çökmesi ve metan patlaması aynı teknik nedenlerle meydana gelmez. Bunları tek bir sebebe bağlamak bilimsel açıdan doğru değildir. Ancak bu olayların tümü, insan yaşamının korunması için planlama, mühendislik, önleyici tedbirler, etkin denetim ve kamu sorumluluğunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Zonguldak’ın coğrafi özellikleri, dik yamaçları, yoğun yağışları, dere yatakları, eski yapı stoku ve köklü yeraltı madenciliği geçmişi bilinmeyen koşullar değildir. Bunlar, kent yönetiminde ve teknik kararlarda dikkate alınması gereken bilinen gerçeklerdir.

Yaşanan felaketler, Zonguldak’ta şehir planlamasından imara, altyapıdan afet yönetimine ve madenciliğe kadar birçok alanın bütüncül bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kentimizin topoğrafik ve jeolojik özellikleri, heyelan ve taşkın riskleri, dere yatakları, yapı stokunun güvenliği ve yeraltı madenciliğinin etkileri planlama süreçlerinde birlikte ele alınmalıdır. Yapıların güvenliği bilimsel ve teknik incelemelerle belirlenmeli, yıkım ve kazı çalışmalarının çevre yapılara etkileri önceden değerlendirilmeli, sel ve heyelanlara karşı geçici müdahaleler yerine kalıcı altyapı çözümleri geliştirilmelidir.

Madencilikte ise metan gazı ve havalandırma sistemlerinden iş organizasyonuna, mühendislik hizmetlerinden saha denetimlerine kadar bütün süreçler etkin biçimde izlenmeli, deneyimli işgücü korunmalı, mesleki bağımsızlık ve sürekli eğitim güvence altına alınmalıdır.

Bina çökmesi soruşturmasında Fırat Birkan serbest bırakıldı
Bina çökmesi soruşturmasında Fırat Birkan serbest bırakıldı
İçeriği Görüntüle

Bu doğrultuda kent genelinde bütünsel bir afet ve risk envanteri hazırlanmalı, riskli yapılar ve alanlar belirlenerek gerekli önlemler alınmalı, imar kararları bilimsel veriler ve kamu yararı doğrultusunda gözden geçirilmelidir.

Gelik’te yaşanan metan patlaması tüm yönleriyle araştırılmalı, kurumlar arasındaki koordinasyon güçlendirilmeli, TMMOB’ye bağlı meslek odalarının bilgi ve deneyiminden etkin biçimde yararlanılmalıdır.

Alınan önlemler, yapılan yatırımlar ve giderilemeyen eksiklikler kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalı; afetten etkilenen yurttaşların güvenli barınma ve sosyal destek ihtiyaçları karşılanmalıdır.

Zonguldak’ın geleceği, felaketlerin ardından yapılan geçici müdahalelerle değil; bilimsel planlama, doğru mühendislik, etkin denetim ve kamu sorumluluğunu esas alan kalıcı çözümlerle güvence altına alınabilir. İnsan yaşamı her türlü ekonomik ve idari kaygının üzerinde tutulmalıdır.

Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı birer kamusal hizmettir. Mesleklerimizin temelinde toplumun sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bilimsel ve teknik bilgi kamu yararından koparıldığında bunun bedelini yalnızca meslektaşlarımız değil, bütün toplum ödemektedir.

Bizler, TMMOB Zonguldak İl Koordinasyon Kurulu olarak; insan yaşamını esas alan kentleşme ve madencilik politikalarının hayata geçirilmesini, bilim ve mühendislik ilkelerinin karar süreçlerinde belirleyici olmasını ve kamu sorumluluğunun eksiksiz yerine getirilmesini talep ediyoruz.

Kara kapkara günlerden çıkışın yolu, felaketlere alışmak yerine onları önlemek için gerekenleri yapmaktır.