Hani o ‘bağıra bağıra gelen’ tam 4 sene üst üste sayıştay raporlarında yer almasına rağmen, görmezden gelenler sebebiyle 43 canımızı kaybettiğimiz acı facia.

Evet Amasra’dan bahsediyoruz. Sonrasında İstifa edip emekli olmak zorunda kalan Genel Müdür ve onun yerine gelen yardımcısının da görmediği duymadığı sayıştay raporların da bahsedilen tehlikenin faciaya dönüştüğü o ihmaller zincirinden bahsediyoruz.

Ne demişti sayıştay Havalandırma tehlike saçıyor tedbir alın, dinlemediler.

Sonra ne oldu?

TTK Genel Müdürlüğü Müessese Müdürlükleri Karadon, Kozlu, Üzülmez ve Armutçuk da 13 Ocak 2026 Salı gününden itibaren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin tespit ettikleri eksiklikler nedeniyle “geçici iş durdurma” kararı uygulanarak maden ocaklarında taş kömürü üretimi durdurulmuştu.

Aslında 2025 yılının mayıs ayında kurum bu konuda aynı sebepler ile üretimin durdurulması olayı ile karşı karşıya kalmıştı.

Peki o günden üretimin durdurulmasına kadar yani 8 ay boyunca kurum yönetimi tekrar aynı rapor neticesi ile karşılaşmamak için yani üretimin durdurulmaması için ne yaptı?

Hiçbir şey. Onları da takmadılar.

Tarihte ilk kez kurumun üretimi durdurma cezası alması sağlandı.

Fon vurgunu sonucunda görevini yerine getirmeyenler tek tek görevden alınıyor. Ama aynı durumda olan, yapması gerekenleri yerine getirmeyen, ocakların kapatılmasına sebep olan TTK Genel Müdürü milyarlarca lira zarara sebep olmasına rağmen koltuğa yapıştı ya da yapıştırıldı. Kurumla ilgili olmayan törenler, karşılamalar, açılışlar da ortaya çıkıyor başka zaman varlığı yokluğu belli değil.

Yani bu milletin cebinden çıkacak zarara sebep oldu ama gayet sakin.

Ve bugün bütün bu rezaletlerin üstüne yeni bir bomba patladı.

Yukarıda bahsettiğimiz Amasra Faciası ve üretimin durdurulması olayları sonrası yani testi kırıldıktan sonra TTK yönetimi yıllardır sayıştay raporunda tehlike var değiştirin diye yazılı feryatta belirtilen aspiratörleri almaya mecbur kaldı.

Ama anlaşılan o ki aspiratör almayı da beceremediler. Muhtemeldir ki kurumun en yetkilisi yine benim kabahatim yok alttakilerin suçu diyebilir.

Dün İyi parti il başkanı konuştu.

Erkmen, havalandırma aspiratörlerinin alımına ilişkin ihale ve teslimat sürecini gündeme taşıdı. Şaşkınlığını ortaya koydu.

Yaklaşık 2,5 milyar lira tutarındaki ihale kapsamında, 900 milyon liralık ödemenin peşin yapıldığını açıklayan Erkmen, sözleşmede belirlenen 6 aylık teslimat süresinin aşılmasına rağmen aspiratörlerin henüz kuruma teslim edilmediğini öne sürdü.

Hani Yılmaz Erdoğan’ın organize işler filmindeki sahne gibi. Araba nerde müşteride para nerde yarın verecekler araba nerde şeklinde bir komedi.

Yani ihale ile aspiratörleri de almayı beceremediler dedi. Konuyu soru önergesi ile meclise taşıyacaklarını da söyledi. Yani soracaklar aspiratörler nerde, para nerde.

Yerel basında da konu 900 milyona kim çöktü diye sorgulandı.

Bu beceriksizlik liyakatsizliğin sonucudur elbette. Bu liyakatsizliğe sahip çıkılması sorun çıkarır, baş ağrıtır. Bu sebeple siyasilerin tavrı merak konusu. Kiraz toplamaya benzemez bu işler. Mecliste komisyonda eline verilen kağıdı iyi okudu diye kurumun başına getirirsen, aspiratör alırken kurumun parasını düşürürse şaşırmayacaksın.

Kiraza düşen teftiş kuruluna derhal görev vererek idari soruşturmayı başlatmak. Müfettişler Başkanlık kavgasından arta kalan zamanlarında bu olayda kim ne yapmış kimim kimle bağlantısı var ortaya çıkarabilirlerse kamu aydınlanabilir. Elbette Genel Müdür müsaade ederse. Tabi fon olayından sonra bu olaydaki siyasilerimizin tutumu da yani liyakatsizliğe sahip çıkıp çıkmayacakları da merak konusu olacak.