Zonguldak’ın merkez ilçesine bağlı Alancık köyünde yaşayan 81 yaşındaki Şahinde Ermiş, ilerleyen yaşına rağmen resim yapmayı bırakmadı. Dört çocuk ve beş torun sahibi Ermiş, eşini genç yaşta kaybettikten sonra çocuklarını büyüttü, yıllar içinde resme yöneldi.

Bugüne kadar 80 eser yapan Ermiş, ilk sergisini 2006 yılında 44 tabloyla açtı. Resme başlama hikâyesini anlatan Ermiş, televizyonda izlediği Bob Ross’un kendisi için belirleyici olduğunu söyledi:

“Ressamın ismini bilmiyorum o zamanlar; Bob Ross. Sonradan öğrendik. Onu seyrederken ben dedim, bu resimden, bunlardan öğrenir yapacağım, uğraşacağım, evde asacağım dedim. Sonra kırtasiyede buldum kendimi. Kırtasiyeden malzeme alırken... Öyle 44 tablo yaptım. 2006'da sergi açtık.”

Ermiş, yılın bir bölümünü köyde geçiriyor. Bahçe işleriyle uğraşan Ermiş, evde kaldığı zamanlarda ise resim yapıyor ve bulmaca çözüyor:

“Ondan sonra da ara ara, boş vakit buldukça ben, kışın çarşıda oturuyorum, yazın köyde, burada evim var işte, oturuyorum, bahçe yapıyorum. Eve gelince, evde kızım ev işlerini yapıyor. Ben de işte bulmaca çözüyorum, biraz resim yapıyorum, boş vakitlerimi öyle dolduruyorum.”

Eski evleri tuvale taşıyor

Resimlerinde daha çok manzaralara yer veren Ermiş’in dikkatini özellikle eski yapılar çekiyor. Artık ayakta olmayan bazı evleri tablolarına aktardığını anlatan Ermiş, çevresindekilerin çalışmalarına ilgi gösterdiğini söyledi:

“En çok manzara. Manzara üzerine. Bir de bu eski evlere hobim oldu. Şimdi bu eski evleri yaptım, bu evler söküldü şimdi. Şimdi bu evler yok, onlara hiç kıyamıyorum. Bizim buraya ekmekçi geliyor, gösteriyorum balkonda yaparken. "Göster teyze" diyor, uzatıyorum böyle. Dün de geldi, söyledim, "Sergim var" dedim, Emral Çarşısı'nda. "15 Eylül; 15'i, 16'sı, 17'si gibi sergim var." "Geleceğim teyze" dedi. Yoldan geçenler "Ne yapıyorsun?" işte bir şeyler söylüyorlar. Ben de böyle gösteriyorum bunları. "Oo" diyorlar işte, "çok güzel."”

Resim yapma isteğinin daha önce gördüğü bir sokak ressamıyla da pekiştiğini belirten Ermiş, o günü şöyle anlattı:

“Sonra işte pazara giderken, bir köprü vardı da bu Zonguldak Soğuksu'ya pazara giderken resim satıyordu birisi böyle. Ben dedim işte oradan resim alacağım. Resimci oradan gitmiş herhalde, sattı, bitirdi, gitti. "Eğer" dedim, "ben bu resmi yapıp da evime asmazsam Şahinde değilim." dedim.”

“Ben bunu becereceğim herhalde”

Bob Ross’un programlarını uzun süre takip ettiğini söyleyen Ermiş, çizim yapmaya ilk başladığı dönemleri de anlattı:

“İşte böyle, ondan sonra da bu Bob Ross TRT 2'de çıktı. Önce TRT 1'deydi, TRT 2'ye geçti. Hepsini takip ettim. Çok şey kattı. Bir de zihnim açıldı böyle şeylere. Önce bilemedim, bilemedim. Sonra yapa yapa öyle öğrendim. Onla ikimiz böyle salonda boyama yaparken, ben de başka boş kağıda böyle çiziyordum kalemle o zaman. Bob Ross'u seyrediyoruz o arada. Onu çizerken tepeler, dağlar çıktı böyle, inişli yokuşlu bir yerler çıktı. "Heh" dedim, "ben bunu becereceğim herhalde."”

Ermiş, eşini genç yaşta kaybetmesinin ardından dört kız çocuğuyla yaşamını sürdürdüğünü söyledi:

“Oğlum, şunu da bir anlatayım. Benim beyim 40 yaşında öldü. Ben de 40 yaşındaydım. İki yaş aramız var. Kafayı üşütme şeyine geldim ben. Dedim ben öyle bir şeyle meşgul... Dört tane kız çocuğu. İzmir'deki hemşire benim kızım; o orta üçe, bir hafta vardı orta üçe geçmesine, babası öldü. Böyle, ondan sonra işte diploma aldı.”

Köy yaşamındaki değişime de değinen Ermiş, günümüzde insanların birbirleriyle daha az görüştüğünü düşündüğünü belirterek şunları söyledi:

“Oğlum, şöyle bir şey: Eskiden insanlar birbirine... bu köy doluydu, birbirine saygı vardı. Şimdi saygı diye bir şey yok. Bu televizyonlar çıktı, bu da elde telefonlar çıktı, kimse kimseye gitmiyor şimdi. Gitsen bile dedikoduya karışıyorsun. Hiç kimseye gitmiyorum. Anca bahçeden gelip, kızım yemeğimi yapıyor, işimi yapıyor evde, bırakıyorum onu gidiyorum bahçelere. Gelince de alıyorum tuvali, balkona oturuyorum, resmimi yapıyorum. Ondan sonra buraya geliyorum, bulmaca çözüyorum.”

“Resim yaparken dünyayı unutuyorum”

Ermiş, resim yaparken bütün dikkatini tuvale verdiğini, kartpostallardan yararlansa da çalışmalarına kendi yorumunu katmaya çalıştığını söyledi:

“Resim yaparken var ya oğlum, dünyayı unutuyorum o zaman ben. Dünyayı unutuyorum böyle. Kendimi oraya; "Burası nasıl olacak, nasıl yapacağım, şunu şuraya mı koyayım?" Şimdi kartpostaldan bakıyorum ama kendimden de bir şeyler katmak istiyorum ona. Öyle, o zamanlarda satılıyordu kartpostal, şimdi... ama böyle demet demet almışım.”

Zonguldak'ta istibarat böyle çalıştı
Zonguldak'ta istibarat böyle çalıştı
İçeriği Görüntüle

Şahinde Ermiş, yaptığı eserlerden bazılarını 15, 16 ve 17 Eylül tarihlerinde düzenlenecek sergide sanatseverlerle buluşturacağını söyledi.