Bir kullanıcıya yanıt verirken "Şeriate s..kayım" ifadelerini kullandığı için hakkında soruşturma başlatılan Feyza Altun gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında Feyza Altun'un, Beykoz'taki evinde arama yapıldı. Aramanın tamamlanmasının ardından Altun gözatına alınarak sağlık kontrolüne götürüldü.

"TÜRKİYE LAİK ÜLKE"

Altun sağlık kontrolünde, "Türkiye laik bir ülkedir. Türkiye'de şeriat yok. Türkiye şeriatle yönetilmiyor. Hiçbir zaman da şeriatle yönetilmeyecek" dedi. 
Sağlık kontrolünden geçirilen Altun, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Altun, sosyal medya hesabından konuyla ilgili yaptığı paylaşımda, “Bugüne kadar hiçbir inançla ilgili en ufak rencide edici şey yazmadım yazmam da. 
Kimsenin dini inancı, hangi din olursa olsun onu yaşama biçimi beni ilgilendirmez. Şeriat dediğiniz şey sokaklarda kadın taşlayan Taliban aklıdır benim için. 
Bu bağlamda sözümün de arkasındayım. Bu ülkede de o rejim uygulanmayacak. Bu ülkede modern laik hukuk kuralları geçerlidir. 
Şeriat istemek anayasal düzeni tehdittir ve suçtur. Ettiğiniz küfür hakaret ve tehditleri iade ediyorum” dedi.

Altun başka bir paylaşımında ise “Türkiye'de rejimle ilgili tartışmalar 29 Ekim 1923'te bitmiştir.” ifadelerini kullandı.

kghjl

ŞERİAT MESAJI

Erol Yılmaz'ın yerine Hatice Alın atandı... Erol Yılmaz'ın yerine Hatice Alın atandı...

Altun, geçtiğimiz gün X hesabından Farsça bir şiir yayınlamış; bir sosyal medya kullanıcısı da Altun’un yaptığı paylaşımın altına, 
“Feyza hanıma şeriat atak gelmiş” diye yorum yapmıştı. Yoruma yanıt veren Altun, "Şeriate s..kayım" diyerek karşılık vermişti. Altun, 
sosyal medyada hedef gösterilmesinin ardından paylaşımını silmişti

"TÜRKİYE LAİK ÜLKE"

Altun sağlık kontrolünde, "Türkiye laik bir ülkedir. Türkiye'de şeriat yok. Türkiye şeriatle yönetilmiyor. Hiçbir zaman da şeriatle yönetilmeyecek" dedi. 
Sağlık kontrolünden geçirilen Altun, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Altun, sosyal medya hesabından konuyla ilgili yaptığı paylaşımda, “Bugüne kadar hiçbir inançla ilgili en ufak rencide edici şey yazmadım yazmam da.
 Kimsenin dini inancı, hangi din olursa olsun onu yaşama biçimi beni ilgilendirmez. Şeriat dediğiniz şey sokaklarda kadın taşlayan Taliban aklıdır benim için. 
Bu bağlamda sözümün de arkasındayım. Bu ülkede de o rejim uygulanmayacak. Bu ülkede modern laik hukuk kuralları geçerlidir. 
Şeriat istemek anayasal düzeni tehdittir ve suçtur. Ettiğiniz küfür hakaret ve tehditleri iade ediyorum” dedi.

Altun başka bir paylaşımında ise “Türkiye'de rejimle ilgili tartışmalar 29 Ekim 1923'te bitmiştir.” ifadelerini kullandı.

ŞERİAT MESAJI

Kendisine yapılan bazı yorumlara tepki gösteren Feyza Altun "Türkiye Cumhuriyeti laiktir laik kalacak" mesajı paylaşmıştı.

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, Avukat Feyza Altun hakkında, sosyal medyada yaptığı paylaşımı gerekçe göstererek, 
TCK’nın 216/1 maddesine muhalefet iddiasıyla re'sen soruşturma başlatılmıştı.

Altun’a açılan soruşturmanın dayandırıldığı maddeyse şöyle diyor: “Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, 
diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, 
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”  

FEYZA ALTUN'UN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Altun'un gözaltına alınmasıyla ilgili sosyal medyadan paylaşım avukatı ise şu sözlere yer verdi:

"Müvekkilim ve meslektaşım Feyza Altun ile Vatan Emniyet’te birlikteyiz.

Kamuoyunda dolaşan birtakım yanlış ve art niyetli paylaşım ve haberlere istinaden bu açıklamayı avukatı olarak yapıyorum. 
Hakkında şeriat aleyhtarı tweetleri yüzünden başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştır. Hakkındaki iddia “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”tir.
 Bunun dışında hiçbir suçlama bulunmamaktadır. İsnat olunan suçun kanunda tanımlanan şeklinin oluşmaması bir yana, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olan, 
erteleme, paraya çevirme ve HAGB gibi alternatif hükümlerin alınması kuvvetle muhtemel olan bir suç isnadı nedeniyle, her gün adliyede olan, hakkındaki her 
şikayette daha çağırılmadan savcılığa ifade vermeye giden bir avukatı gözaltına almayı hukukla izah etmek, biz hukukçular için mümkün değildir. 
Türkiye’de rejim tartışmaları, 29 Ekim 1923’te son bulmuştur.

“Devletin dini İslam’dır” maddesi Anayasa’dan 1928 yılında çıkarılmıştır. Laiklik 1937 yılında Anayasaya girmiş, yürürlükte olan Anayasamızla da laiklik, 
Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez kuralı haline gelmiştir. Bugün, şeriat taraftarları, Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükmünün 
hilafına beyanlarda bulunurken bunu görmezden gelen, adliye koridorlarında şeriat sloganları atanlara hiçbir işlem uygulamayan savcılık makamının, 
kışkırtıcı dahi olsa, şeriat karşıtı beyanları nedeniyle bir avukatı gözaltına almasını, hukuka çalınmış bir şerh olarak görüyoruz. 
İşlemediğini bildikleri bir suç nedeniyle müvekkilim hakkında uygulanan gözaltı kararı dahi saçma iken tutuklanması yolunda sosyal medya çalışması yapan, 
galiz küfürlerle müvekkilimin şahsına saldıran kişiler ve basın kuruluşları hakkında ise suç duyurusunda bulunacağız.

Müvekkilim buraya başı dik girmiştir. Buradan da başı dik çıkacaktır. Kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.

Editör: Ayşe ÖZGÜL