ÖZEL İÇERİK
Zonguldak’ta 1994 yılında TTK’nın Rödövans bedeli karşılığında Özel Maden Şirketlerine kiraladığı sahalarda taşeron olarak çalıştıktan sonra şirketini kapatan Nuran Türkmen, rödövanslı ve kaçak ocaklarda meydana gelen ölümlü iş kazalarının yanı sıra, batık şirketlerde çalışan ve kıdem tazminatı, maaş ve sosyal haklarını alamayan madencilerin mağduriyetinden ruhsat sahibi Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) sorumlu olduğunu söyledi.
“Devleti kimse soymuyor. Devlet kendini soyuyor” diyen Türkmen, rödövans sözleşmelerindeki hükümlerin uygulanmadığını ya da “adamına göre” uygulandığını ileri sürdü.
Türkmen’e göre sözleşmeler açık; Saha işletmecisi SGK prim borcunu ödemezse, Rödövans bedelini yatırmazsa, Saha içinde kaçak ocak faaliyetlerine izin verirse, TTK’nın üretimi durdurması ve sözleşmeyi feshetmesi gerekiyor. Ancak bu maddelerin işletilmediğini iddia eden Türkmen, bu ihmalin hem kamu zararına hem de işçi mağduriyetine yol açtığını söyledi.
Özel Maden şirketlerin Vergi, SGK prim borçlarının ödenmemesi nedeniyle işçilerin emeklilik haklarından doğan kıdem tazminatlarını alamadığını ve SGK’nın da ödenmeyen işçi primlerinden emekli edilerek zarara uğratıldığını belirten Türkmen, “SSK’nın muhatabı TTK. Ama tahsil edilmiyor. TTK hem kendini, hem kurumları, hem de işçiyi batırıyor, kazanan rödövansçılar oluyor. Saha üzerine alınan şirketler değişmiyor, ortakları değiştiriyor, şirketlerin içi boş. Daha sonra şirket ortaklarını değiştirerek devlete tekrar borçlandırılıyor. Bu şirkette fazla borçlanınca başkalarının üzerine devrediliyor. Yani yıllarca ne vergi, ne sigorta ne de işçilerin kıdem tazminatları alınamıyor. Devlete ödenmesi gereken paralar şirket sahiplerine kalıyor. Yasal olarak üzerlerine bir toplu iğne dahi yok. Ama lüks içinde yaşıyorlar. Kimse de hesabını sormuyor. 'Nereden buldun' diye. OBizde yıllarca taşeronluk yaptık, o batık şirketlerden alacağımızı alamadık. olan devlete oluyor, bize oluyor, maden işçisine oluyor” ifadelerini kullandı.
Kazanan Rödövansçı oluyor!
Kaçak ocakların göstermelik bombalandığını rödövanzçı şirketlerin kazandığını belirten Türkmen, “TTK’nın Rödövans şirketleriyle yaptığı sözleşmede kaçak ocaklarla ilgili de madde var. Sahasında kaçak ocakları bildirmek zorundalar. Aksi durumda TTK, tek taraflı sözleşmeyi fesih edebilir. Ama burada da suiistimal var. Rödövans şirketleri sahalarındaki kaçak ocakları kendi gözetimlerinde çalıştırıyor, kömürlerini alıyorlar. Resmi kayıtlara geçirmeden de satıyorlar. Ama sözleşme gereği TTK’ya birkaç kaçak ocağı ihbar ediyorlar. Fakat kaçak ocaklara da haber veriyorlar. Kaçak ocaklarda TTK tarafından yapılacak denetime kadar üretimi durduruyorlar. TTK, yasal olması için kaçak maden ocakları mühürlüyor yada tekrar açılacak şekilde bombalıyorlar. Usulen yapılan bir uygulama. Bunu TTK’da biliyor, devlet kurumları da biliyor. Kaçak ocak sahipleri burada gariban zaten. Asıl kazanan rödövansçılar oluyor. Devleti her şekilde zarara uğratılıyor. 25 Yıldır bu kanunsuz uygulamalar ve devletin zarara uğratılması sürüyor. Herkes göz yumuyor” dedi.
Rödövans uygulaması yasal değil
TTK’nın kömürünü özel şirketler satamaz!
TTK’nın Rödövans uygulamasının yasal olmadığının da altını çizen Nuran Türkmen, “Asıl ruhsat sahibi TTK’dır. Doyasıyla ruhsatı bölüp Rödövansçılara veremez. Devletin kömürünü özel şirketler satamaz. TTK ancak kömür çıkarmak için ihale açabilir yani hizmet satın alır, çıkarılan kömürü de kendi envanterine geçirir, şirketlere de hizmet bedeli öder. Ama yapılan uygulama kanunlara aykırılık teşkil ediyor. Kaldı ki, rödövanslı ve kaçak sahalarda ölen madencilerden ve devletin alacaklarından TTK sorumludur. Rödövanslı sahalar kaç ton kömür çıkaracaklarına yönelik ‘kömür üretim taahhüdü veriyorlar. Ama TTK, ocak ağızlarında bir kantar yada denetim mekanizması kurmuyor. Maden ocaklarından kaç ton kömür çıktığını denetim altına bile almıyor. Diyorum ya, TTK hem kendini, hem devlet kurumlarını hem işçileri batırıyor. Bu sistemle Rödövansçılara kazandırıyor” diyerek yetkilileri göreve davet etti.