Son haftalarda Ereğli'den çok ilginç haberleri gündeme taşıyoruz.

Son bir ay içinde, Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar'ın, Ak Partili birkaç esnafa ceza kestiği için Zabıta amirini görevden aldığı için uzun süre yerel ve ulusal başının gündemini meşgul etti.

Sosyal medya, Başkan Özcan Ulupınar'ı hedef alan tepki mesajlarıyla yıkıldı.

Peşinden ise Ereğli Belediyesi'nin sahilde, denizin içine inşa ederek, kiraya verdiği Savarona Restorant hakkında, deyim yerindeyse skandal niteliğindeki yasalara aykırı imar ve ihale usulsüzlüklerini belgeleriyle gündeme taşıdık.

Savarona Restorant ile ilgili Ereğli Belediyesi'nin yasa tanımaz icraatları ilçenin gündemine oturdu.

Hemen peşinden ise Ereğli Tapu Müdürlüğü'nün, üzerinde ihtiyati tedbir şerhi bulunan 7 dairenin satışına nasıl sebep olduğunu okurlarımızla paylaştık.

Piyasa değeri yaklaşık 35 milyon lira olan bir usulsüz satıştan ve bu satıştan dolayı oluşan zararın altını çizdik.

Zonguldak Valiliği Ereğli Tapu Müdürlüğü'ndeki üzerinde şerh bulunan dairelerin satışı ile ilgili soruşturma izni vermişti.

Bakalım, bu soruşturmadan nasıl bir sonuç ve yaptırım çıkacak?

Soruşturmanın neticesini merakla bekliyorum.

Tabi bu şerhli dairelerle ilgili çok daha farklı iddialar da var.

'Bu 7 daireyi kim veya kimler satın aldı' sorusunun cevabını da arıyoruz bir taraftan.

Çok çarpıcı isimler çıkıyor karşımıza.

Araştırıyoruz, konuyu takip ediyoruz.

Ereğli'de nereye elinizi atsak bir sorunla, bir usulsüzlukle, bir kanunsuzlukla karşılaşıyoruz.

İmarla ilgili bir dünya sorun var.

Revizyona ilgili çok ciddi iddialar fısıldanıyor kulağımıza.

Mezarlığın dibine, defalarca heyelan olmasına ve iddialara göre afet yönetmeliğine aykırı olmasına rağmen yapı ruhsatı verilen inşaat projelerinden söz ediliyor.

Öyle ki bir önceki Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Uysal döneminde, heyelan riski nedeniyle yapı ve inşaat ruhsatı alamayan müteahhidin, aynı proje için bu dönem nasıl ruhsat verildiğini araştırıyoruz.

Ayrıca Savarona Restorant olayının bir benzeriyle daha karşılaştık.

Bu haftasonu Ereğli'de, imarda 'Park' olarak görünen bir arazi üzerine inşa edilen kafeteryanın açılışı vardı.

Bu meseleyi de araştırıyoruz.

'İmarda 'park' olarak belirtilen bir alana inşaat yapılabilir mi, kafeterya açılabilir mi, kiraya verilebilir mi' sorularının cevabını arayacağız.

Yeni hizmete açılan bu kafeteryanın inşaat sürecini, arsanın imar durumunu, ihale sürecini ve ilgili yasalara uygun olup olmadığını mercek altına alacağız.

Ereğli Belediyesi yaptığı açıklamayla her ne kadar şahsımı kasıtlı ve hayal ürünü haber yapmakla itham etse de ortaya koyduğumuz belge ve raporlar, Savarona Restorant olayının perde arkasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Savarona Restorant'ın hikayesi, Ereğli Belediyesi'nin benzer projeler ve taşınmazlar ile ilgili bizde ciddi şüpheler uyandırdı.

Bu durum, Erdemir Sineması'nın yanına, Erdemir'den Ereğli Belediyesi'ne geçen, imarda 'PARK' olarak görünen arsa üzerinde açılan kafeterya ile ilgili de şüphelerimizi güçlendirdi.

Ama dediğim gibi önyargılı haber yapmada sabırla, hassas bir şekilde öncelikle araştıracağız...

İlgili kanun, mevzuat ve yönetmeliklere bakacağız...

İmar ve İmar Kanunu'da uzman isimlerden görüş alacağız...

Ereğli Belediyesi'nin açıklamasında dediği gibi, hayal ürünü olmayacak haberlerimiz.

Savarona Restorant olayında olduğu gibi tüm belgeleri de yayınlayacağız.

'Birileri yazdırıyor, bunlar avantanın peşinde' iftiralarına kulak tıkayıp, kamu yararı gözeterek işimizi yapmaya devam edeceğiz.

Hakkımızda oluşturulmaya çalışılan algı, itibar suikasti ve atılan iftiralar nedeniyle bu olayın yargıya taşınması için de çalışmalarımız devam ediyor. Ulaştığımız tüm belge ve bilgileri Cumhuriyet Savcılığı ile de paylaşacağız.

Yaşare Aydın hanımefendi demiş ya, 'ruhsatta sahtekarlık yok' diye...

İhalede, ruhsatta, inşaatta, imarda, kiralamada bir Yaşare Hanım'ın tabiriyle 'sahtekarlık' var mı, yok mu ona da Cumhuriyet'in savcıları karar versinler.

Sonuç olarak bizim kişi ve kurumları yargılamak gibi bir görevimiz yok.

Tüm bu iddiaları da görevimiz ve mesleğimiz gereği, kamu yararını ön planda tuttuğumuz için gündeme taşıyoruz.

Hırsızlık zanlısına, hırsızlıktan hüküm giyinceye kadar 'hırsız' demiyoruz.

Öyle her aklımıza geleni yazmak gibi bir hakka sahip değiliz.