Hugo Stinnes Kimdir ?

Bir zamanlar dünyanın en zengin adamıdır.

1900 ile 1915 yılları arasında Zonguldak’ta ocak sahibidir.

Tam adı ; Hugo Adolf Eugen Victor Stinnes idi. Ona kısaca Hugo Stinnes dendi. Zonguldak’taki adı Hugo Bey...

Almanya’nın kömür bölgesi Ruhr şehirlerinden Mülheim'de doğdu.

Anne ve babası Hermann Hugo (1842–1887) ve Adeline Stinnes (1844–1925) ile büyükbabası Matthias Stinnes, Mülheim'de mütevazı bir işletme kurmuşlardı.

Genç Stinnes, ortaokuldan mezun olduktan sonra, Koblenz'de liseyi bitirir. Bu okulda işletme eğitimi alır. Madencilik konusunda pratik bilgi edinmek için birkaç ay Wiethe kömür ocağında madenci olarak çalışır. Daha sonra, 1889'da Maden Akademisi , Berlin'de 1916'da Berlin Teknik üniversitesini bitirir. 1890'da babasının kömür madenciliği ve diğer finansal işletmelerini devralır.

30 yaşına geldiğinde kömür endüstrisindeki işinden yavaş yavaş Almanya’da kendi maden ocaklarını satın aldı. Ayrıca, özellikle Ren Nehrinde olmak üzere, sürekli artan bir ölçekte nehir vapurları yanı sıra deniz taşıtları da satın almaya başladı. Ardından, kömürden elektrik elde eden santraller kurdu.

Kuzey Denizi , Baltık , Akdeniz ve Karadeniz limanlarına gidip gelen 13 vapuru vardı. Kömür, odun, tahıl ve demir cevherini Avrupa’ya taşıyorlardı.

Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid'in mabeyincisi olan Ragıp Paşa, 1900 yılların başlarında Zonguldak’ta Sarıcazadeler maden ocakları işletmecisi idi.

Mabeyinci ; Osmanlı sarayında padişahın dış dünya ile ilişkilerini düzenleyen, emirlerini ilgili yerlere ileten ve sarayın iç işlerinden sorumlu olan görevli idi. . Padişahın özel işlerini yürüten ve sarayda büyük nüfuz sahibi olan bu memurlar, genellikle Mabeyin dairesinde çalışırlardı. Ne hikmetse sata sata havzadaki maden ocaklarının işletme hakkını bir Almana satmıştı.

Hacıbektaşoğlu: "Kadınlarımız toplumsal hayatın en güçlü yapı taşlarıdır"
Hacıbektaşoğlu: "Kadınlarımız toplumsal hayatın en güçlü yapı taşlarıdır"
İçeriği Görüntüle

Hugo Stinnes Zonguldak’ta işletmelerinden çıkarttığı kömürü , gemilerle kendi fabrikasına taşıdı. Geri kalanı sattı. Ve giderek servetine servet kattı. Birinci Dünya Savaşı sonrası dünyanın en zenginleri arasına girdi. 1924 yılında öldüğünde yaklaşık 4500 şirketi ve 3000 üretim tesisini kapsayan finansal imparatorluğa sahipti. Fakat bu şirketlerin çoğu , ölümünden sonraki bir yıl içinde battı.

Kaynak: Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih