Zonguldak’ta herkes bir köşe başını tutmuş!
Nereden tutsanız şehir elinizde kalıyor!
Önceki gün Ereğli’den bir dostumuz arıyor, bir yakını Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi TIP Fakültesi Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz (KBB) hastalıkları doktoruna gitmiş.
Doktor, muayene sonrası işitme cihazı reçete etmiş!
Buraya kadar bir sorun yok.
Hasta, muayene odasından çıktıktan sonra poliklinikte sekreter gibi oturan İşitme cihazı satan bir medikal firması yetkilisi tarafından ablukaya alınmış.
Herkesin gözünün önünde tek tek hastalara cihaz satıyor!
Üstelik “Raporu biz çıkartırız, yardımcı oluruz. Ofisi biliyor musunuz, hemen ofise geçin size yardımcı olalım, raporu çıkarırız” diyor.
Medikalci arkadaş ya özgüven patlaması yaşıyor yada ortamdakilerle duygusal bir bağ kurmuş hastalara iyilik yapıyorlar!
Hatırlıyor musunuz Ereğli’de bir köy muhtarı vardı.
Köylülerini otobüslerle şehir dışına hastaneye taşıyarak göz ameliyatları yaptırıyor, yine otobüslerle geri götürüyordu.
Kuluçka yapar gibi hastaları yatırıp-çıkarıyorlardı.
7-8 Kişide enfeksiyon çıkıp, olay patlayınca fedakar muhtar bu işten vazgeçmişti!
Geçtiğimiz günlerde beyin kanaması geçirmiş!
Köylülerin hayır duası tuttu herhalde!
Neyse…
ZBEÜ TIP Fakültesi’nde inim inim milleti inletip bıçak parası alan doktorlar var.
Asistanlara ameliyatı yaptırıp müşteriden 80-100 bin TL alan doktorlar çok rahat!
Üstelik parayı alıp asistanlara ceza kesiyorlar!
Daha akıllı olanları poliklinikte medikalci oturtup pazarcı esnafı gibi hastaların koluna yapışanlar var.
ZEBÜ Rektörü atanmak için türbe ziyaret eder gibi AK Partili siyasetçileri ziyaret ederken asli görevini yapmıyor…
Zonguldak mübarek bir şehir!
Hiç kötü yöneticimiz yok maşallah!
Herkes bir köşe başını tutmuş, Zonguldak halkı parya olmuş kimin umurunda değil mi?
Çapkın teke iş başında!
Zonguldak’ta çapkınlıktan emekli olduğunu söyleyen bir Belediye Başkanı vardı.
Hani şu proje için gittiği şehir dışında kaza yapmıştı!
TOKİ konutlarındaki kadınları ziyaret ederek karışıklık yaşayan!
Kabuklu fıstıkları Genel Merkeze şikayet konusu olan!
Geçenlerde genç bir bayan iş başvurusu için Başkanı makamında ziyaret etmiş, CV’sini bırakmış, çıkmış!
8 Dakika sonra Başkan, çok merak edip mesaj atmış!
“Evinize varabildiniz mi?”
Çapkın teke sendromundan çıkamayan Başkan, yürümüyor adeta koşuyor!
Genç kadın bu mesajı lehine kullanabilir!
Belediye de iş yapabilir!
Öyle bir Belediye Başkanı vardı!
Sevgilisini sekter olarak işe almış, diğer kadın personellere cinsel tacizde bulunmuştu!
Yargılama sürerken cinsel tacizde bulunduğu kadınları işten atmıştı!
Onuruyla mücadele veren kadınlar işsiz kaldı!
Başkan, bir süre dinlenme tesislerine gitti!
Ama sevgilisi hala Belediyede çalışıyor!
Maaşını alıyor!
İki akşamda bir Fen İşleri Müdürlüğü’nde buluşup 15-20 dakika da kentin fosseptik çukurlarını tamir ediyorlar!
Bazı Belediye Başkanları, özel hayatlarındaki asistan yada sekreterlerini belediye kadrolarına yerleştirip maaşlarını kamu kaynaklarından ödetiyor.
Belediyecilikte yeni vizyon ‘Gönül Belediyeciliği’ dedikleri şeyi biraz farklı anlamışlar galiba!
Kentin fosseptik çukurlarını tamir eden bu üstün liyakatli kadronun,belediyenin asıl temizlenmesi gereken diğer ‘kokuları’ örtbas etmeye nefesi yetmeyecek gibi duruyor!