Zonguldak’ın Meşrutiyet Mahallesi Kadırga Yokuşu’nda, yeni inşaat çalışmaları sırasında yaşanan bina çökmesi kentte yapı güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. İki katlı binanın enkazından 68 yaşındaki Kenan Akçaharman yaralı kurtarılırken, 74 yaşındaki Türkan Akçaharman hayatını kaybetti.
Olayın ardından bölgede yürütülen inşaat çalışmalarının güvenliği, istinat duvarları ve ankraj uygulamaları gündeme gelirken, Zonguldak’taki yapılaşma politikaları da tartışılmaya başlandı. Kentte yeni yapılan binaların güvenliği, otopark yetersizliği, eski yapıların durumu ve belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları eleştiri konusu oldu.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Onkoloji Doktoru Doç. Dr. Metin Pehlivan da sosyal medya paylaşımında, kentsel dönüşüm uygulamalarının rant odaklı yürütüldüğünü savunarak yaşananlara tepki gösterdi.
“Kaç ‘tabut ev’ daha çökecek?”
Pehlivan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kentsel dönüşüm” adı altında yürütülenin aslında “rantsal dönüşüm” olduğunu dün Kadırga Yokuşu’nda bir kez daha gördük.
AVM ya da rezidans yapılabilecek bir yerde olsaydı, çöken o ev çoktan yıkılıp yerine kârlı bir yatırım dikilmişti. Belki de kimse ölmeyecekti.
Çünkü bu düzende binaların kaderini insanların yaşam hakkı değil, rantın getirisi belirliyor. Sermayeye kazanç sağlayan yapılar dönüşürken, rant elde etme imkanı olmayan yerlerde yaşayan insanlar kaderine terk ediliyor.
Kaç “tabut ev” daha çökecek, kaç insan daha ölecek? İnsan hayatını değil rantı önceleyen bu düzene daha kaç can kurban vereceğiz?”
Kadırga Yokuşu’ndaki facianın ardından kentte, yapı güvenliği ve kentsel dönüşümün hangi ölçütlere göre yürütüldüğü soruları yeniden gündeme geldi. Yaşanan olay, eski yapıların güvenliği kadar yeni inşaatlarda uygulanan teknik önlemlerin ve denetim süreçlerinin de önemini ortaya koydu.




