Aile büyüklerimizin peş peşe yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle bir süreliğine yazılarımıza ara verdiğimiz için okurlarımızdan özür diliyorum.
Bu süreçte bir kez daha anladık ki, gündelik hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman önemini unuttuğumuz sağlık, aslında sahip olduğumuz en büyük nimettir.
Kanuni Sultan Süleyman'ın yüzyıllar önce söylediği şu dizeler bugün de aynı gerçekliği hatırlatıyor:
“Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi.”
İnsanlar makam, mevki, servet ve güç peşinde koşabilir.
Ancak bir hastane koridorunda beklerken, sevdiklerinizin sağlık mücadelesine tanıklık ederken bütün bu kavramların ne kadar anlamını yitirdiğini görüyorsunuz.
O anlarda ne unvanların ne de maddi imkanların hiç bir kıymeti harbiyesi kalmıyor.
Bu nedenle dönüş yazımızda siyasetten, polemiklerden ya da gündelik tartışmalardan önce, Kanuni'nin asırlar öncesinden gelen o hikmetli sözünü hatırlatmak istedim.
Dünyada sağlık kadar büyük bir servet yoktur.
Sevdiklerinizin ve sağlığınızın kıymetini bilin.
Düzelü mü? Düzelü be!
Zonguldak'taki sağlık altyapısının her türlü zorluğuna rağmen, bölge halkını şehir dışına sevk etmeden çok ciddi ameliyatları göze alarak gerçekleştiren, alanında başarılı ve fedakar doktorların olması paha biçilemez bir değer.
Özellikle Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi ve Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi gibi kurumlarda görev yapan uzman hekimler, bölgenin sağlık yükünü başarıyla omuzluyor.
Siyasetçilere düşen en büyük görev Zonguldak’ın emekli kenti olduğunu, yaşlı ve hasta nüfusun oldukça yüksek olduğu bilinciyle hareket etmektir.
Zonguldak’ın AVM niteliğinde Şehir Hastanesine ihtiyacı yok.
Otoparkı unutulan Atatürk Devlet Hastanesiyle ilgili mutlaka bir telafi yapılmalı.
TIP Fakültesi önündeki yeşil alanı kaldırıp otopark yapma fikri geçici bir çözüm.
Ek binalar yan yana yapılırken, otopark ihtiyacı düşünülmüyor!
TIP Fakültesi’ne giden alternatif yolların açılması gerekiyor!
Sağlık personeli açığı büyüyor!
Ataması yapılan doktorlar Zonguldak’tan kaçıyor.
Yoğun Bakım Üniteleri’nin yetersizliği nedeniyle ameliyatlar sürekli erteleniyor.
Doktorlar zorda, hasta ve yakınları ciddi bir kaos yaşıyor.
Ama bizim siyasetçilerimizin çok daha mühim işleri oluyor!
Biri çocuklarını torpille işe yerleştirip şeytan taşlamaya kutsal topraklara gitti!
Diğeri; Avcı Bayramı’nda 6’da atışın 6’sında da isabet ettirdi!
Alınan arazilerde tam isabet etti!
Filyos Projesi ve ‘Şehir Hastanesi’ efsanesiyle lokasyon değeri yüksek konut arazileri üretildi!
Kendini düşünen milletvekillerimize hayırlı olsun!
Atışa, atmaya devam!
Ünlü bir Zonguldaklı filozofun dediği gibi...
Düzelü mü?
Düzelü be!
Ünlü 5’li!
Biz 1,5 aydır hastanelerde mekik dokurken Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar ve arkadaşlarının aldıkları nefesi duyduk.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram tatilini 9 güne çıkarmasına rağmen belediyede görev yapan personelin tamamına izin verilmedi.
Engelli çalışanlara dahi kısmi çalışma talimatı verildiği belirtilirken, Başkan Ulupınar’ın sekreteri Gökçe Çavuşoğlu ile Belediye Başkan Yardımcısı olan eşi Serdar Çavuşoğlu’na 9 günlük bayram izni verdiği iddia edildi.
İddialarla ilgili Özcan Ulupınar’dan ses çıkmadı!
Bir iddiaya göre de; 2025 Ağustos ayından bu yana belediye çalışanlarının fazla mesai ücretlerinin ödenmediği, bazı yöneticilere “sorumluluk ücreti” ödenmediği, buna karşın sekreter Gökçe Çavuşoğlu’na yolluk, görev ve sorumluluk kapsamında ek ödemeler yapıldı.
Özcan Ulupınar’ın yine sesi çıkmadı!
Aylık 90 bin lira maaş verdiği Başkan Yardımcısı Özcan Özmekik, Zabıta’nın fırınına sürekli ceza yazdığı AK Parti Meclis Üyesi Uğur Erdem, Devrek Belediyesi’ne borç veren Kuyumcu arkadaşı ve eşleri Milli Egemenlik’te stres attı.
Bolu’da sorunlar yaşayan Meclis Üyesi Adem Topal’ı unutmayalım!
Ünlü 5’li arkadaş topluluğu ne zaman Devrek’in tadını kaçırsa yemekte bir araya geliyorlar!
Beytülmal çok önemli tabi...