Toplumda “kemik erimesi” olarak bilinen osteoporoz, çoğu zaman hiçbir
belirti vermeden ilerliyor ve ilk bulgusunu ciddi bir kırıkla ortaya
çıkarıyor. Özel Level Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Özdemir,
özellikle kalça kırıklarının hayati risk taşıdığına dikkat çekerek erken
tanının önemini vurguladı.
BASİT BİR DÜŞME HAYATINIZI DEĞİŞTİREBİLİR
Osteoporoz; kemik yoğunluğunun azalması ve kemik yapısının zayıflaması
sonucu kemiklerin kırılgan hale gelmesiyle ortaya çıkan sistemik bir
iskelet hastalığıdır. Hastalık sinsi ilerler ve çoğu zaman kemik kırığı
oluşana kadar fark edilmez.
En sık omurga, kalça ve el bileğinde kırıklara neden olan osteoporoz;
boy kısalması, kamburlaşma, bel ve sırt ağrıları gibi belirtilerle
kendini gösterebilir. Kemik direncinin azalması nedeniyle basit bir
düşme ya da hafif bir çarpma bile ciddi kırıklara yol açabilir.
“Kalça Kırıkları Hayati Tehlike Oluşturuyor”
Op. Dr. Hüseyin Özdemir, kalça kırıklarının sonuçlarının düşündürücü
olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kalça kırığı geçiren hastaların yaklaşık %20’si ilk bir yıl içinde
hayatını kaybedebiliyor. Hastaların yarısında ise kalıcı hareket
kısıtlılığı gelişiyor. Bu nedenle osteoporoz hafife alınmamalıdır.”
Uzmanlar, osteoporoza bağlı kırıkların sadece kemik sağlığını değil,
kişinin bağımsız yaşamını ve genel yaşam kalitesini de ciddi şekilde
etkilediğini belirtiyor.
KİMLER DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA?
Özellikle menopoz sonrası ilk yıllarda kemik kaybı hızlanıyor.Bununla
birlikte;
65 yaş üzerindekiler
• Kadınlar ve menopoz sonrası bireyler
• Ailesinde kalça kırığı öyküsü olanlar
• D vitamini eksikliği bulunanlar
• Hareketsiz yaşam sürenler
• Sigara ve alkol kullananlar
• Uzun süre kortizon ve bazı kronik hastalık ilaçları kullananlar
osteoporoz açısından yüksek risk taşıyor.
KEMİK ÖLÇÜMÜ HAYAT KURTARIR
Kemik mineral yoğunluğu ölçümü (DEXA) ile osteoporoz erken dönemde
tespit edilebiliyor.
Op. Dr. Hüseyin Özdemir, risk grubundaki bireylerin kemik ölçümünü ihmal
etmemesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:
“Osteoporoz önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Genetik
faktörleri değiştiremeyiz ancak beslenme alışkanlıklarımızı
düzeltebilir, düzenli egzersiz yapabilir ve sağlıklı bir yaşam tarzı
benimseyebiliriz. Erken tanı, kırıkları ve ciddi sonuçları önlemenin en
etkili yoludur.”
Uzmanlar, özellikle menopoz sonrası kadınların ve ileri yaştaki
bireylerin düzenli kontrol yaptırmasının büyük önem taşıdığını
vurguluyor.
OP. DR. HÜSEYİN ÖZDEMİR KİMDİR?
Op. Dr. Hüseyin Özdemir, tıp eğitimini 2004 yılında 19 Mayıs
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Ortopedi ve Travmatoloji
alanındaki uzmanlık eğitimini ise 2012 yılında Ankara Numune Eğitim ve
Araştırma Hastanesi’nde almıştır.
Meslek hayatı boyunca SSK Çorum Hastanesi, Bolu İzzet Baysal
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma
Hastanesi, Siirt Devlet Hastanesi ve çeşitli özel hastanelerde görev
yapan Op. Dr. Özdemir, ortopedi ve travmatoloji alanında geniş bir
klinik deneyime sahiptir.
El ve üst ekstremite cerrahisi, ortopedik travma, artroskopik cerrahi,
omuz ve ayak bileği cerrahisi gibi alanlarda birçok ulusal kurs ve
eğitim programına katılarak mesleki gelişimini sürdürmüştür.
Türk Tabipler Birliği ve Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği üyesi
olan Op. Dr. Hüseyin Özdemir, 2021 yılından beri Zonguldak Özel Level
Hospital’de hizmet vermektedir.





