Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanı Oğuzhan Turhan önceki gün TTK ile ilgili absürt duruma sessiz kalamayarak Kurum yönetimine şeffaflık çağrısında bulundu. Aslında Turhan TTK yönetimine bu eleştirileri getirirken kızım sana söylüyorum gelinim sen duy misali Ak parti yöneticilerine seslendiği izlenimi görülüyor.

Bu rezalete nasıl seyirci kalabiliyorsunuz sorusunu farklı bir yoldan sormuş.

Aslında sorusu net ‘Zonguldak’ımızın en önemli kurumu, bu şehrin kalbi Türkiye Taşkömürü Kurumu’dur. Kozlu ve Karadon müessesesi ne zaman tam kapasiteyle hizmete başlayacak? Temmuz ayına yaklaşmışken çalışmalar hangi aşamadadır’

Bunun cevabını kim verecek 8 ay önce Çalışma Bakanlığının uyarılarına rağmen yılbaşına kadar yan gelip yatan, hiçbir çalışma yapamayan, hiçbir girişimde bulunmayı beceremeyen Genel Müdür ve yardımcıları mı verecek? Amasra da çıkan yangını da sormalıydı aslında.

Ya onlar koltuklarında bu rezalete rağmen oturuyor ve siyasiler tarafından korunmaya devam ediyorlar. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve yardımcısı da ne yapıyorsunuz? Demiyor.

Oysa Armutçuk Müessesi maden ocağında eksi 450 kotta bulunan bir galeride göçük meydana geldiğinde müesseseye gelen Bakan yardımcısı Abdullah Tancan sorularına yeterli yanıt veremediği gerekçesi ile Müessese müdürünün görevden alınması talimatını anında Genel Müdüre vererek görevden aldırmıştı.

Gerçi o müessese müdürü sendika baskısı ve Genel Müdür inisiyatifi ile Bakan Yardımcısının arkasından dolaşılarak yani ona gol atılarak iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirildi. Oda ayrı bir konu. Tıpkı Üzülmez de hurda yolsuzluğu sebebiyle aldığı ceza sebebiyle görevinden uzaklaştırılmasına rağmen iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilenler gibi. Genel müdür bu konularda maharetli.

Biz gelelim Turhan’ın açıklamalarına diyor ki ‘Kozlu ve Karadon müessesesi ile ilgili süreçte, jeneratör ihalesinin ardından teknik müfredatın değiştirildiği ve bu değişikliğin Sayın Cumhurbaşkanının onayına sunulduğu yönünde ifadeler duyuyoruz. Eğer bu iddialar doğruysa ve bu düzenleme ile jeneratörlere ihtiyaç duyulmadan üretimin açılması mümkün hale geliyorsa, şu soru doğal olarak akla gelmektedir: Bu değişiklik neden ihaleden önce yapılmamıştır?

Bizde bir soru ekleyelim hani yönetmelik için yorum farkı diyordunuz ya biz şimdi Çalışma Bakanlığının bu yönetmeliği değiştirmeye yanaşmadığı duyumları alıyoruz. Öyleyse sizin yönetmelik yanlış yorumlanıyor savunmanız safsata oluyor.

Zafer partisi il başkanının dediği doğrumu? Yoksa dedikleriniz safsata mı çıktı?

Eğer yönetmelik değişebiliyordu ise neden 8 ay kılınız kıpırdamadı ve 7 aydan beri ocakların kapatılmasına sebep oldunuz?

İçiniz rahat mı? Beceremedik dediğiniz oluyor mu?

Yoksa milletin önünde suç benim değil filancanın gibi birbirinizi suçlayan bir vizyon ile yöneticilik yapmayı içinize sindirebiliyor musunuz?

Oğuzhan Turhan haklı olarak şeffaflık istiyor. Yetkililerden beklentimiz net; kamuoyunu tatmin edecek açık bir bilgilendirme yapılmalıdır. Suskunluk olursa soru işaretleri büyür diyor. Bu yöneticiler sadece Kurum Genel Müdürü mü yoksa Enerji Bakanlığı mı?

Siyasilerin müdahale gücü yok mu yoksa onlar tarihte ilk kez ocakların kapatılmasına sebep olan bu yönetimden memnun mu?

Sorular devam edecek bu konuda sizin de yorum bilgi ve görüşleriniz önemli.