Bir süredir sizlerden ve Zonguldak’tan ayrı kaldık.
Almanya'nın en önemli kömür havzası Ruhr Bölgesinde bulunan Gelsenkirchen kentindeki aile büyüklerimizi ziyaret ettik.
İlk kez 12 yaşında gittiğim kentin mimarisinde, endüstriyel mirasında, kurallarında, standartlarında değişen hiç bir olmamış. İlk gittiğim yıllarda Alman nüfusu içinde Türkler azınlıktaydı, şimdi tüm dünyada olduğu gibi mülteci akınına uğramış. Arap nüfusunun yanında Türkler yine azınlıkta kalmış, yerli halkı yani Alman neredeyse kalmamış...
Hele genç nüfus çok denecek kadar az...
Avrupa’ya değil, sanki Ortadoğu’ya gitmiş gibi olduk!
Mülteci akınını saymazsak, 100 yıllık tarihi evleri, minimetrik hesaplanan kaldırımları, ulaşımı, düzeni, temizliği ve kent mimarisi hayranlık uyandıracak nitelikteydi.
Bu unsurları Zonguldak’a getirsek cennetten bir köşede yaşıyoruz diyebilirdik.
Fakat geldiğimiz ilk gün Soğuksu’dan Gazipaşa caddesine geçmek için Karayolları tarafından yapılan Üst Geçit’i kullanmak için nereden geçeceğimi sormak zorunda kaldım!
Düşünün ki, Zonguldak’a dışardan yada ilçelerden gelen insanlar nasıl bir şaşkınlık yaşıyor.
Üst Geçidin Soğuksu ayağında sosyete pazarı kurulmuş, tam bir curcunanın içinden geçtik.
Üst Geçit’in dik merdivenlerini soluk soluğa çıktık, inerken standart dışı yapılan basamakta az kalsın ayağımızı burkuyorduk ki, indik saçma sapan bir yöne, döndük demir/çelikten yapılan yükseltiden geçtik, dere kenarına yapılan yaya yürüyüş alanına geçtik.
Tımarhanelerdeki delileri bir araya toplasak böyle yaşlıların, engellilerin, çocuklu kadınların kullanamadığı, saçma sapan bir Üst Geçit inşa edemezlerdi.
Etmişler!
Bu gün aynı Üst Geçit’ten geçerken 64 yaşındaki Kozlu istikametinden gelen engelli bir teyzenin yaşadığı zulümü gördünüz değil mi?
Kentte 30 bin oy alarak koltuğa oturan Belediye Başkanı Tahsin Erdem, akıllara zarar üst geçidi kent halkına reva görmüş!
‘Allah Allah’ diye diye o üst geçitten koltuk değnekleriyle geçmeye çalışan yaşlı teyzenin verdiği vergilerle maaşını alan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, akıl tutulması yaşatan o üst geçidi kent halkına reva görmüş!
O görüntülerdeki yaşlı teyzeyi görünce üzüldünüz mü?
Vicdanınız sızladı mı?
Utandınız mı?
Yuvarlanıp kaza geçirse...
Allah korusun hayatını kaybetse hesabını verebilecek misiniz?
Bu şehirdeki yöneticilerin utanç duyması lazım!
Başta Belediye Başkanı!
Sonra kentin Valisi...
Kent halkının verdiği vergilerle insanlarına zulüm ediyor, ahını alıyorsunuz farkında mısınız?
Trip mi, tehdit mi, tembellik mi?
Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar, bu sabah saatlerinde ya ters tarafından kalktı yada ilacını içmedi.
Belediyenin resmi sosyal medya hesabından acayip bir paylaşım yaptı.
“Tek başıma da kalsam, kefenimi giymiş durumdayım. Belediyemizin ve kamunun hakkını korumak adına ne gerekiyorsa kararlılıkla yapacağız. Hukuksuz hiçbir işe, haksız hiçbir talebe asla geçit vermeyeceğiz. Tembellik ve kaytarmaya müsamaha göstermemiz mümkün değildir” dedi.
Paylaşımın bütününden ne çıkarmamız gerekiyor acaba?
Trip mi attı?
Tehdit mi ediliyor?
Yoksa çalışanların sosyal medyadan ‘Siz tembelsiniz, ben kefenle dolaşıyorum’ mu demek istiyor?
Biz yazının prospektüsünden anlamadık!
Anlayan doktorlarımız varsa bizi bilgilendirsin lütfen...
Zübük-Kantarcı
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, muhtemelen AK Parti’ye geçmenin hazırlıklarını yapıyor.
Yılbaşını Filyos’ta geçiren Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın toplantısına bölgede bir çok CHP’li Belediye Başkanı olmasına rağmen AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu’na yakınlığı ile bilinen Bülent Kantarcı davet edilmiş.
Sosyal medya hesabında hakaretler yağdırdığı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve getirdiği Enerji Bakanı’na teşekkür etmiş!
Öncesinde sosyal medya hesaplarında AK Parti’ye, TOGG’a, İmar Barışı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönelik yaptığı tüm hakaret ve ağır eleştirileri silmiş...
Bülent Kantarcı, sirk maymununa benzettiği TOGG araçla ilgili sosyal medya hesabında ‘Aziz Nesin’in “Zübük” romanını bir kez daha okuma zamanı’ demişti.
TOGG’culara ‘Zübük’ imasında bulunan Kantarcı, iddiaya göre TOGG araç almış!
Şimdi bu Aziz Nesin’in Zübük’ünü nasıl okuyacağız?
Zübük ve Kantarcı’yı mı okuyalım, yoksa Kantarcı ve Zübük’ü mü?