Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar, halk sağlığını koruma gerekçesiyle bazı işletmeleri sosyal medya üzerinden teşhir etmekte tereddüt etmiyor.
Ancak iş, AK Parti Devrek Belediye Meclis Üyesi ve aynı zamanda yakın dostu olarak bilinen Uğur Erdem'in ortağı olduğu işletmeye gelince aynı hassasiyeti göstermiyor!
Hukukun ve belediyeciliğin ölçüsü siyasi yakınlık olmamalı.
Aynı zabıta!
Aynı denetim!
Aynı belediye!
O halde uygulama neden farklı?
Eğer hijyen ihlali varsa herkes için vardır, yoksa hiç kimse için yoktur!
Belediye yönetimi, kamu gücünü dostunu korumak, muhalifi teşhir etmek için değil, herkese eşit davranmak için kullanmalıdır.
Özcan Ulupınar'ın vermesi gereken asıl cevap da budur.
Adaletiniz bu mu?
65 Yıllık Köprü alarm veriyor, Nurşen hanım poz veriyor!
Gökçebey'in en büyük ihtiyacı yeni projeler değil, 65 yıllık giriş köprüsünün yenilenmesidir.
Çaycuma'da 2012 yılında yaşanan ve 15 vatandaşın hayatını kaybettiği köprü faciasını hatırlıyorsunuz değil mi?
O facianın ardından yıllarca ihmal ve denetim eksikliği tartışıldı.
Bilirkişi raporlarında köprü ayaklarındaki oyulmalara dikkat çekildi!
Gerekli tedbirlerin zamanında alınıp alınmadığı sorgulandı.
Aynı acının bir daha yaşanmaması için risk taşıyan köprülerin öncelikli olması gerekmez mi?
Geçtiğimiz günlerde AK Parti Gökçebey İlçe Başkanı Nurşen Yılmaz'ın Ulaştırma Bakanı'nı ziyaretinden bu köprü için somut bir müjde bekliyorduk.
Ancak görünen o ki öncelik, ilçenin girişindeki hayati köprü değil, Tefen HES tarafına yapılması planlanan yeni köprü olmuş.
Oysa ilçenin girişindeki 65 yıllık köprü her geçen yıl biraz daha yaşlanıyor.
Artan yağışlar, taşkınlar ve geçen zaman riski büyütüyor.
Bir de ziyaret heyetindeki Sezai Çanakçı detayı var...
İş insanının ulaştırmayla ilgili bir talebi varsa dosyasını hazırlar, ilçe başkanına verir. Kaldı ki siyasi kulislerde, Nurşen Yılmaz'ın ilçe başkanlığı sürecinde en büyük desteği veren isimlerden birinin de Sezai Çanakçı olduğu biliniyor.
O halde Ankara'ya birlikte gitmenin önceliği neydi?
Keşke aynı hassasiyet, mevcut köprünün yenilenmesi için de gösterilseydi.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu'nun da yer aldığı ziyarette, hep birlikte Gökçebey'in can güvenliğini ilgilendiren bu köprü için güçlü bir irade ortaya konsaydı.
Neyse...
Gökçebey heyeti Ulaştırma Bakanı'nın kapısına kadar gidiyor ama ilçenin en kritik köprüsü için somut bir destek açıklanamıyor.
Geriye sadece protokol fotoğrafları kalıyor!
Siyaset, verilen pozlarla değil, vatandaşın güvenle üzerinden geçebildiği köprülerle hatırlanır.
Allah korusun, bir gün iş işten geçerse o fotoğraf kareleri hiçbir vicdanın yükünü hafifletemez.
Üniversite mi, İŞKUR mu?- Ali boyu torpil!
Memlekette artık torpil konuşulmuyor, adeta torpilin aile albümü çıkarılıyor.
Bir iddia bitmeden yenisi geliyor.
Dün kardeş, bugün yeğen, yarın evlat...
AK Partili Çaydeğirmeni Belediye Başkanı Satılmış Gebeş'in yakınlarının torpille işe alınması yeniden tartışma konusu oldu.
İddialara göre; önce kızını belediyede avukat olarak görevlendirdi!
Şimdi de bu kez Zonguldak bülent Ecevit Üniversitesi’nde göreve başladığı konuşuluyor.
Daha önce kardeşini Özel İdare'ye, yeğeninin ise belediyeye almıştı!
Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in görev süresi Nisan ayında bitmişti.
Yeniden atanmak için tüm AK Partili siyasetçileri tavaf ediyordu.
Satılmış Gebeş’te methiyeler düzüyordu!
Sebebi anlaşıldı!
Rektör Bey, koltuk uğruna Üniversiteyi İŞKUR Müdürlüğü gibi kullanıyor!
Siyasetçilerde fırsat bu fırsat çocuklarını, yakınlarını Üniversiteye dolduruyor!
Gariban Zonguldak çocuğu da gurbete gitsin!
Diplomalı gençlerimiz de torpil bulup üç harfli marketlerde ırgat gibi çalışsın!
Satılmış Gebeş gibilerde o gençlerin ailelerden oyunu alsın!
Sıcak koltuğuna gerine gerine otursun!
“TOKİ yapıyoz, arazilere fabrika açtırıyoz, gençlerimize istihdam sağlıyoz” diye nutuk atsın!