Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Zonguldak maden havzasında faaliyet gösteren özel, rödovanslı ve kaçak maden ocaklarında yaşanan iş cinayetleri ile işçi sağlığı ve iş güvenliği ihlallerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bayhan, Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek, özellikle Türkiye Taşkömürü Kurumu ocaklarında üretimin durdurulmasının özelleştirme politikası olup olmadığını sordu.

İş Cinayetleri Meclis Gündemine Taşındı

Bayhan, Zonguldak’ın Kilimli ilçesi başta olmak üzere bölgede faaliyet gösteren özel, rödovanslı ve kaçak ocaklarda son dönemde artan ölümlü kazalara dikkat çekti. 16 Şubat 2026 tarihinde Gelik beldesinde yaşanan göçükte maden işçileri Ziya Kiret ve Veysel Oruçoğlu’nun hayatını kaybettiğini hatırlatan Bayhan, 7 Ocak 2026’da Kilimli’de ruhsatsız işletilen bir ocakta 36 yaşındaki Feyyaz K.’nın, 10 Şubat 2026’da ise genç maden işçisi Uğur Eriklioğlu’nun yaşamını yitirdiğini belirtti.

Yaşanan bu iş cinayetlerinin, bölgede işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğini ve denetim eksikliğini açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

Özel ve Kaçak Ocaklara Dikkat Çekti

Özel ve kaçak ocaklarda çalışan işçilerin hayatlarının sürekli risk altında olduğunu vurgulayan Bayhan, bu tür işletmelerin kapatılması gerektiğini söyledi. Buna karşın kamuya ait ocaklarda üretimin durdurulmasının kamuoyunda tartışmalara yol açtığını belirten Bayhan, bu durumun özelleştirme politikalarının bir parçası olup olmadığına ilişkin soruların arttığını kaydetti.

TTK’nın yılda yaklaşık 1 milyon ton kömür üretimiyle Zonguldak ekonomisinin temel dayanaklarından biri olduğuna dikkat çeken Bayhan, planlı üretim ve kurumsal denetim yapısının havza madenciliğinde kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.

Denetim Ve Güvenlik Politikaları Sorgulandı

Soru önergesinde işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bayhan, iş cinayetlerinin nedenlerinin ortaya çıkarılması ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması çağrısında bulundu. Bayhan, Bakanlığa şu başlıklarda yanıt verilmesini istedi:

– Son üç yılda Zonguldak’ta özel, rödovanslı ve kaçak ocaklarda meydana gelen iş kazası ve iş cinayetlerinin sayısı ile yaşamını yitiren ve yaralanan işçilere ilişkin bilgiler,

Gözyaşları sel oldu... Madenciler toprağa verildi...
Gözyaşları sel oldu... Madenciler toprağa verildi...
İçeriği Görüntüle

– Gelik ve Kilimli’de yaşanan ölümlü kazalara yol açan iş güvenliği eksiklikleri ve sorumlular hakkında başlatılan işlemler,

– Kaçak ocakların tespiti ve kapatılmasına yönelik denetim politikaları,

– Rödovans sisteminin işçi sağlığı ve iş güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin raporlar,

– Özel ve taşeron ocaklarda uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve sigortasız çalışmaya ilişkin başvurular,

– Metan gazı ölçümü, havalandırma ve tahkimat eksikliklerine yönelik denetimler,

– TTK ocaklarında üretimin durdurulmasının gerekçeleri ve özelleştirme iddiaları,

– TTK’nın üretim kapasitesinin azaltılmasının bölgesel madencilik faaliyetlerine etkileri,

– Özel ve ruhsatsız ocakların yaygınlaşmasının iş cinayetlerine etkisi,

– İşçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatının güçlendirilmesine yönelik planlar,

– Zonguldak havzasında sendikalar, meslek odaları ve işçi temsilcilerinin yer alacağı yeni bir denetim mekanizmasının kurulup kurulmayacağı.

Yaşam Hakkı Vurgusu

Bayhan, maden işçilerinin yaşam hakkının korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, iş cinayetlerinin önlenmesi için etkin denetim ve kamusal sorumluluğun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca havza madenciliğinde güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının hem işçiler hem de bölge ekonomisi açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekti.