Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer'in 4 yıllık normal görev süresi Nisan 2026 itibarıyla doldu.
Özölçer, yeniden atanmak için akademik liyakat yerine siyasi referans arayışı nedeniyle neredeyse Zonguldak’ta ki tüm AK Partilileri ziyaret etmişti.
Ancak Cumhurbaşkanlığı kararı atanan rektörler arasında yer almadı.
Sayın Rektörümüz hala diken üzerinde!
O yüzden AK Parti’deki dostları için Cuma mesajları yayınlıyor!
Arkadan alkol masasındaki dostlarına beğeni atıyor!
Yeter ki iş olsun…
Varsın çamurdan olsun!
Bir üniversite rektörü, yeniden koltuğa oturmak için herkese mavi boncuk dağıtıyorsa binlerce öğrenciye liyakati, omurgayı ve tutarlığı anlatabilir mi?
Oktay Albuz’a kim dur diyecek?
Bakacakkadı Belediye Başkanı Oktay Albuz, göreve geldiği günden bu yana kamuoyunda çeşitli iddialarla gündeme geliyor.
Belediyenin bazı iş ve işlemleriyle ilgili ortaya atılan eleştiriler, personel uygulamaları ve idari kararlar üzerinden tartışmaların odağında olan Albuz hakkında son olarak yeni bir suç duyurusu gündeme geldi.
Bakacakkadı Belediyesi Zabıta Komiseri Suat Boynukısa, göreve iade edilmesine ilişkin mahkeme kararının uygulanmasının ardından ertesi gün görev yerinin değiştirildiğini belirterek Belediye Başkanı Oktay Albuz hakkında ikinci kez “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla Gökçebey Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Boynukısa, mahkeme kararının şeklen uygulandığını ancak fiilen etkisiz bırakıldığını öne sürdü.
Ancak bu, Başkan Albuz hakkında kamuoyuna yansıyan ilk tartışma değil!
3 Yıl önce Belediye çalışanı Bayram Aydemir’in siyasi tercihi nedeniyle önce mobbinge uğradığı, ardından işten çıkarıldığı yönündeki iddialar kamuoyuna yansımıştı.
Bunlar bizim bildiğimiz, kamuoyuna yansıyan isimler.
Korkusundan sinen onlarca çalışan var!
İmar uygulamaları konusunda da ciddi iddialar ortaya atılmıştı!
Bir esnaf, kendisine ait araziyle ilgili süreçte önce imar değişikliği yapılamayacağının söylendiğini, daha sonra taşınmazın el değiştirmesinin ardından imar rantı sağlandığını ileri sürerek Başkan Albuz’un da aralarında bulunduğu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.
Bunun yanında müteahhit Serkan Aycı tarafından Başkan Albuz hakkında rüşvet iddiası da gündeme taşınmış, Aycı bazı imar işlemleriyle ilgili kendisinden 100 bin dolar istendiğini öne sürmüştü. Bu iddialar Başkan Albuz tarafından kabul edilmemiş ve tartışmalar kamuoyuna yansımıştı.
Köylü Pazarı projesindeki ahşap dükkanların yapımıyla ilgili olarak, ihale yerine doğrudan temin yöntemiyle verildiği ve yaklaşık 1 milyon 600 bin liralık işin parçalara bölünerek belirli kişilere verildiği yönünde iddialar gündeme gelmişti.
İddialar arasında en hafifi; 278 konutluk TOKİ Sitesi Yönetici seçimlerinde müdahale ederek arkadaşını Başkan yapmış olmasıydı.
CHP’liler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ‘tek adam rejimi’ diyorlar ya, CHP’li Oktay Albuz Zonguldak’ın en kıymetli topraklarında böyle at koşturuyor.
Oktay Albuz, ‘tek adam rejimi’nin vücut bulmuş halidir.
Çalışanına zulmeden, bir gün verdiği kararı ertesi gün değiştiren, personelini farklı görevlere sürgün ederek onurunu ve çalışma şevkini kıran birçok belediye başkanı var kentimizde!
Vatandaşa şirine, çalışanın zebani olan van!
Seçiline kadar insanların kuyruğunda kıl kurdu gibi gezen, kendisini eleştiren kadınlara küfür edip, erkekleri yumruklayan zorba yöneticilerimiz var bizim!
Karılarını eğlendirmek ve aile bütçesine katkı vermek için Belediyenin imkanlarıyla kooperatif kurup, Belediye’ye fatura kestiren tüccarlar var!
Sevgilisi ile Belediyeyi yönetenler mi derseniz, karısı ile aynı koltuğu paylaşan mı?
Herkes elindeki imkan kadar zulüm ediyor, zeka ve cesareti kadar çalıyor!
Allah korusun düşünsenize bunların Cumhurbaşkanı olduğunu!
Sinek yurdu!
Atatürk, genç bir ziraat mühendisi olan Tahsin Coşkan’a “Gel Tahsin seni bir yere götüreceğim, fikrini almak istiyorum” diyor.
Giderler, gösterdiği yere bakar Tahsin Bey. Bataklık, sivrisinek salgını, hayvan leşlerinin olduğu berbat bir arazidir. “Ya paşam hayrola” der.
Atatürk, “Buraya bütün masrafı cebimden olmak üzere bir orman çiftliği yapmak istiyorum” der. “Ya paşam buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir ya da zamanınızı, neden bu kadar mümbit topraklar varken gelip de burayı tercih ettiniz?” der.
Atatürk’ün cevabı nettir: ”Ben en zor olanı yapayım da siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız.”
Tahsin Coşkan “Paşam burada hiçbir şey yetişmez, pek uğraşmayın” der. Ama dinleyen kim? “Tahsin buraya ziraatçileri getir ve incele, bana resmi bir yazı getir burasıyla ilgili” der.
Biraz sonra Tahsin Coşkan çok mutlu, üzerinde “Burada hiçbir şey yetişmez” yazılı ve altında ziraatçilerin imzasının olduğu belgeyi Mustafa Kemal’in önüne koyar.
Atatürk biraz mütebessim okur bu yazıyı. Kalemi alır, bu kağıdın yanına “Burası vatan toprağındır, kaderine terk edemeyiz!” yazar.
Buradan Zonguldak belediye Başkanı Tahsin Erdem’e seslenelim...
Atatürk’ün vizyoner ziraatçisi adaşınız Tahsin Bey bataklıkta sinek avlamayı reddetmişti.
Ama Zonguldak halkı şu an her köşe başında sineklerle yakın temas halinde!
Hava sıcak, Gazipaşa yine o meşhur parfümüyle bizi selamlıyor.
Yıllardır kokuyordu, sizin döneminizde de geleneği bozmadı, sağ olun!
Acılık, Soğuksu ve Gazipaşa adeta sivrisineklerin serbest bölgesi ilan edildi.
Yakında sokakta yürümek için sineklerden pasaport isteyeceğiz.
Gıda işletmelerine zabıta gönderip hijyen arıyorsunuz, geç kalınmış ancak güzel bir uygulama!
Peki sokakları sineklere teslim ederken siz hangi hijyeni arıyorsunuz?
Oturtacak sandalye bulamadığınız 380 torpilli arkadaşı işe almayı başardınız.
Keşke birkaç tanesinin eline birer sineklik verip sokağa salsaydınız, en azından bir işe yararlardı!
Sayın Tahsin Başkan, Atatürk "Burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz" diyerek bataklığı orman yapmıştı.
Siz vatan toprağını bataklığa çevirmeyi nasıl başardınız?