TÜİK’in açıkladığı verilere göre Mart ayında aylık enflasyon yüzde 1,94, yıllık enflasyon ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti. ENAG ise aynı dönem için aylık enflasyonu yüzde 4,10, yıllık enflasyonu ise yüzde 54,62 olarak duyurdu

Erkmen açıklamasında, çarşı, pazar ve mutfakta yaşanan fiyat artışlarının resmi verilerle örtüşmediğini savunarak özellikle sebze fiyatları ve akaryakıt zamlarına dikkat çekti. Son günlerde farklı illerde pazarlarda domatesin 150-250 lira, biberin ise 200 liradan başlayıp 500 liraya kadar yükseldiğine dair haberler de bu tartışmayı güçlendirdi.

'Kozlu OSB ile tek sektörlü ekonomik yapıyı çeşitlendireceğiz'
'Kozlu OSB ile tek sektörlü ekonomik yapıyı çeşitlendireceğiz'
İçeriği Görüntüle

Yavuz Erkmen, “Bugün devletimizin resmi kurumu TÜİK tarafından açıklanan Mart ayı enflasyon verileri ile çarşıdaki, pazardaki, mutfaktaki yangın arasında maalesef devasa bir uçurum oluşmuştur. Bir devlet kurumunun ciddiyeti, sunduğu verilerin vatandaşın cebindeki gerçekle örtüşmesiyle ölçülür. Ancak bugün açıklanan %1,94’lük aylık enflasyon artışı, halkımızın yaşadığı ağır ekonomik tahribatı yansıtmaktan çok uzaktır.
Mutfaktaki Yangın İstatistiklere Sığmıyor. Gerçekler ve halkımızın feryadı göstermektedir ki; temel gıda ürünlerinde akıl almaz bir fiyat artışı yaşanmaktadır. Domatesin 60 liradan yer yer 250 liraya, biberin ise kalitesine göre 250-500 lira bandına yükseldiği bir ortamda, gıda enflasyonunu %1,84 olarak ilan etmek rasyonel bir yaklaşımla açıklanamaz.
Üretimin ve ulaşımın can damarı olan mazotun 55 liradan 80 liraya dayandığı bir süreçten geçiyoruz. Akaryakıta gelen bu devasa zamlar iğneden ipliğe her şeye yansırken, resmi rakamların bu artışları "teğet geçmiş" gibi göstermesi iktidarın bir alışkanlığı olmakla birlikte, en başta alın teriyle geçinen çalışanların ve emeklimizin enflasyon farkı almasını engelleyen bir mağduriyete dönüşmektedir.
Gerçek Enflasyon Halkın Cüzdanındadır. Bağımsız araştırma grubu ENAG’ın verilerine baktığımızda, aylık bazda %4,10 seviyesine ulaşan bir hayat pahalılığı ile karşı karşıyayız. İstatistikler ne söylerse söylesin, Zonguldak sokaklarında ve evlerin mutfağında hissedilen gerçek enflasyon budur. Vatandaş artık sadece geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışmaktadır.
Devlet adabı, gerçeği olduğu gibi kabul edip çözüm üretmeyi gerektirir. Rakamları düşük göstererek hayat pahalılığını gizleyemezsiniz. Bizler, halkımızın gasp edilen alım gücünün, sofrasından eksilen ekmeğin takipçisi olmaya devam edeceğiz. İstatistik masalarında değil, pazar tezgahların da ve esnaf dükkanlarında görülen bu yangını söndürecek akılcı ekonomi politikalarına acilen dönülmelidir.”dedi.